• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
08 Ocak 2011 Cumartesi

Acaba tehlikenin farkında mısınız?

Futbol kamuoyu şaşkınlık içinde... Kimse ne olduğunu çözemiyor. Anayasa Mahkemesi 2 önemli karar aldı. Birisi zaten çözüm için atılmış bir adım. Kastım yayınlar meselesi. Mart ayı sonuna dek 1951 model Fikir ve Sanat Eserleri kanunu değişiyor. Kanuna futbol naklen yayınları geniş biçimde giriyor. Özellikle cezai yaptırımların mahkemece uygulanması konusunda Digiturk'ün eli daha güçlenecek. Bu mesele kolay.
ASIL sıkıntı Tahkim'i by-pass eden karar...
ANAYASA Mahkemesi ilginç bir yaklaşımda bulundu. Yıllardır birilerinin çomak sokmak istediği futbolun Anayasa Mahkemesi'ni 'bitiren' bir darbe vurdu. Karar aslında açık; Tahkim uygulamalarına yargı yolu açılıyor.

USULEN İTİRAZ OLUR MU?
TABİ bu işin görünen kısmı... Asıl mesele içerik... Yani gerekçeli karar. Hemen söyleyelim bu karar için mahkeme aylarca çalışacak, ön kararın altını dolduracak. Buradaki çeşitlemeler çok önemli. Eğer mahkeme gerekçede derse ki, 'Usulen itiraz edilebilir', işte bu kelime çok önemli ve bu durumda sorun yok. TFF bu işin altından çok rahatlıkla kalkar ve Türk futbolu da zarar görmez...
AMA konu geniş kapsamlı değerlendirilip her karara yargı yolu açık tutulursa o zaman hem Türk mahkemelerinin hem Türk futbolunun sonu gelir. Nasıl mı? Çok basit... 
AKLINA gelen herkes soluğu mahkemede alır. Kırmızı kart göreni mi dersiniz, sarı kart alanı mı, parası ödenmeyeni mi, amatör ligden düşeni mi!.. Özellikle amatör kümelerde...
5 bin futbolcunun Türkiye'de oynadığını düşünün.. Bu inanın on birlerce dosya demek. Mahkemeler adeta iş yapamaz hale gelir.

O GÜNLER GERİ GELMESİN
FUTBOL açısından karar 1980'lere, 1960'lara gidiş demek. Hani Schuster diyor ya, 'Türkiye'de 1960 model futbol oynanıyor' diye... İşte bu gerçek olur. Şekerspor, Karşıyaka olaylarına yaşım elvermiyor. Ancak 1980'lerdeki Denizli, Bursa, Kocaeli skandalları hala hafızamda. Ne ilginç günlerdi. Küme düşen her takım Danıştay'dan, idari mahkemeden karar alıyor, lige dönüyordu.
ZİRA Kenan Evren Paşa A.Gücü'ne 'kıyak' yapmıştı. Hadi o günlerde Edirne'den öteye geçemiyorduk. Peki şimdi ne yapacağız?
FIFA diyor ki, 'Ben Birleşmiş Milletler'den bile üstünüm. Benim üyem daha fazla. Benim kuralım belli. Top, çizgi, kale... Gerisi hikaye.. Futbolda mahkeme, siyaset olmaz'...

ARTIK KKTC İLE OYNARIZ!
ÖYLEYSE biz kimiz ki, FIFA'ya, UEFA'ya ters düşeceğiz? Kanundaki tüm maddeleri isteyen FIFA, Ana Statü'yü değiştirmek için 5 yıl baskı yapan yine FIFA... Şimdi Anayasa Mahkemesi çıkıyor, FIFA'nın istediği kanunu 'yok' sayıyor.. İşte asıl tehlike de bu...
EĞER gerekçeli karar Türk futbolunu bir kazadan koruyacak şekilde hazırlanmaz, usulen yargı yolu açılmazsa Anayasa Mahkemesi kendi arasında çift kale maç yapar. Biz de KKTC ile milli maçlar oynarız. Hırsı uğruna futbolu kaosa iten Gökçek'in de istediği olur. Her hafta A.Gücü ile Ankara maç oynar durur.
BU filmi yıllarca gördük. Hepsi korku doluydu. Hepsinde kazanan Türk futbolu oldu. Yine kazanacaktır. Yüce mahkemeye saygımız sonsuz, güvenimiz sonsuz. Gereken yapılacaktır. Yeter ki; sayın üyeler futboldaki bu tehlikenin farkında olsunlar...

<p>Çevre dediğimiz hadisenin sadece devletlere bırakılamayacağını söyleyen Oğuzhan Bilgin, konuya il

'Çevre, dünya ve tabiat bize emanet olarak bırakıldı'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Kilo vermek için iştah kapatan besinler