• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
4 Şubat 2017 Cumartesi

Sürdürülebilir sanat yatırımı

Kültür-Sanat alanı, yatırım konusunda ne yazık ki, yeterince şanslı bir alan değil. Sermayedarlar daha görünür alanlara yatırım yapmayı tercih ediyor. Çünkü, kültür-sanat, sonuçları uzun vadede ortaya çıkan bir yatırım alanı olarak algılanıyor. Oysa toplumun kılcal damarlarına kadar ulaşan etkili bir güç. Soft power, dediğimiz yumuşak güç alanı. Siyasetin açamadığı kapıları açan, farklılıkları buluşturan bir üst mevzi…

Ülkemizde bu alana sürdürülebilir katkı sağlayan çok az kurum olduğu hepimizin malumu. Oysa yurtdışında büyük müzeler, kültür-sanat kurumları ve etkili sanat merkezleri, arkalarında güçlü sponsorların katkılarıyla varlıklarını sürdürüyor.

Türkiye’de sanata sürdürülebilir yatırım yapan az sayıda kurumdan birisi de, Albaraka Türk Katılım Bankası. 2005 yılından bu yana, üç yılda bir geleneksel sanat dallarımızdan birisi olan hat sanatı yarışmaları düzenliyor, nitelikli sanatkarların katılımıyla uluslararası bir sanat faaliyeti sürdürüyor. Albaraka Sanat tabelasıyla, dün Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kültür Merkezi’nde açılışı yapılan ‘Albaraka Sanat Galerisi ve Akademisi’nin, bu uzun vadeli faaliyetin bir sonucu olduğunu söyleyebiliriz. 500 eserden oluşan hat koleksiyonu, bir üniversite çatısı altında gerek akademik ilgiye, gerekse topluma açılıyor.

Üstelik, Albaraka, bir sanat dalına katkı sunmakla kalmıyor, hat sanatı ile birlikte gelişip yaygınlaşan tezhip, ebru gibi diğer klasik Türk-İslam sanat dallarını da kültür-sanat şemsiyesi altına alıyor. Ama daha önemlisi, uluslararası çapta bu alanda eser veren sanatkar bir muhiti de buluşturmuş oluyor.

‘Kur’an-ı Kerim Mekke’de nazil oldu, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı’ kelam-ı kibarını tasdik edercesine, İstanbul’u hat sanatının gözde mekanı haline getiriyor.

Diğer Müslüman ülkelerdeki hat sanatı örnekleriyle mukayese ettiğimizde, Osmanlı geleneğinden tevarüs eden Türkiye ekolünün bugün uluslararası hat çalışmalarında rafine bir estetiğe tekabül ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Tezhip, ebru, ciltçilik gibi diğer sanat dallarını da besleyip geliştiren bu alan, kültür tarihimizin yazılı birikimine de pencereler açıyor, yeni nesillere kültürümüzü aşina kılıyor.

Albaraka gibi uluslararası bir markanın, merkezi Türkiye olan bu sanat yatırımını, yayıldığı diğer ülkelere de taşımasının, Türkiye’nin kültürel birikimini uluslararası alana açma noktasında da, büyük katkısı olacağı açık. Umarız, kısa vadede bu da gerçekleşir.

İstanbul başta olmak üzere, Anadolu’nun diğer tarihi şehirleri de, bir açıkhava hat müzesi olarak belki bu sayede daha çok kültür elçisini cezbederek, Türkiye’ye çeker.

Albaraka Sanat’ın, sadece bir galeri olarak değil, aynı zamanda bir akademi olarak da faaliyetlerini sürdüreceğini söyleyelim. İstanbul’un orta yerinde, Üsküdar/Bağlarbaşı’nda hem hat, tezhip, ebru ve ney sanatlarına, hem de bu sanat eğitimlerinin kazandıracağı sabra talip olanlar için güzel bir adres.

Dileriz Albaraka, bu sürdürülebilir kültür-sanat vizyonunu, kültürün diğer alanlarına da yayar. Aynı zamanda diğer sermaye gruplarına da örnek olur. Zira belli kalite standartlarında yeni kültür girişimlerine büyük ihtiyacı var Türkiye’nin.

<p>Otto Yayınlarından çıkan 'Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed'  kitabı 508 sayfadan oluşuyor. Hz. Pey

Yalçın Akdoğan'ın yeni kitabı: “Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed”

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor