• $9,568
  • €11,1114
  • 554.517
  • 1518.57
4 Kasım 2014 Salı

İtiraz ve devrim

Pazar akşamı Star Medya grubunun organizasyonu ile Necip Fazıl Ödülleri sahiplerini buldu. Önemli ve anlamlı bir programdı. Star Gazetesi’nin davetlilere güzel de bir hediyesi vardı. Büyük Doğu dergisinin 1946-1964 arası nüshaları bir set olarak tüm katılımcılara takdim edildi. Geceye katılan gençlerin evlerine döndüklerinde Büyük Doğu’nun sayfalarını çevirip, Necip Fazıl’ın ufku üzerinde düşünüp düşünmediklerini merak ediyorum. Şayet kütüphanelerinin üst raflarına koymak yerine gece boyunca derginin sayfalarını eskitmişlerse gençliğe dair umudumuz artabilir. Zira gecede bir genci heyecanlandıracak iki kelime dikkat çekiciydi; itiraz ve devrim.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ‘Necip Fazıl, herkesin her şeye evet dediği bir dönemde itiraz adamıydı’ dedi. Neye itiraz? Neden itiraz? Hangi şartta itiraz?... Bütün bu soruların cevapları var Büyük Doğu’da. Bu yönüyle gençler için bir pusula.
Öte yanda Kültür Bakanı Ömer Çelik, siyasetle şiir ilişkisine dair anlamlı bir konuşma yaptı; ‘şiir zulüm dönemlerini değiştirmek içindir’ dedi ve Yeni Türkiye ruhunun tefekkür yüklü şiir meclislerinde demlendiğini söyledi.
140 karakterlik iletişim çağında şiirden devrime uzanan yolu anlamak gençler için kolay olmayabilir, fakat şiirin bir ülkenin kaderinde neleri değiştirebildiğinin en müşahhas örneği ile karşılaştılar gençler yine aynı gecede. Şiir okuduğu için hapse giren ama cesur mücadelesiyle ülkesinde sessiz bir devrim gerçekleştiren bir liderin hitabına muhatap oldular.
Cumhurbaşkanı, Yeni Türkiye ruhunun mayasında Necip Fazıl’ın verdiği özgüvenin olduğuna vurgu yaptı konuşması boyunca. Mazi ile köprülerin atıldığı, irtibatın koparıldığı, geleneğin baltalandığı bir dönemde ‘Benim olmadığım yerde kimse yoktur’ diyen mütefekkirin şu sözlerini hatırlattı hepimize; ‘Bize kuru akıllar değil, ulvî divaneler lazım. Bize, babasından meccanen devşirdiği iman ruhunu kilitli dolabında ekşitenler ve kokutanlar değil, onu her an ocak üzerinde tutan ve fıkır fıkır kaynatanlar lazım. Bize, mafsal yerlerindeki maddi alışkanlıkla kıbleye dönüp Allah huzurunda iskelet kıvamı halinde duranlar değil, ruh şahlanışı içinde dizilenler lazım.’
Bu sözler, yaşadığımız dünyanın bütün çifte standartlarına, adaletsizliklerine devrimci bir ruhla karşı koymak üzere gençlere bir ufku gösteriyor.
Zaman zaman gençlerle bir araya geldiğimde onlara biyografi okumalarını tavsiye ediyorum. Necip Fazıl da o listenin başında yer alıyor. Necip Fazıl Ödülleri’nin ihdas edilmesi işte bu nedenle çok önemli. Hem bir mütefekkirin dünyasına dalmak, hem de bir dönemin Türkiye’sini anlamak adına önemli bir hatırlama vesilesi. Bu gündem bir gence Büyük Doğu’nun kapılarını açtırılabilirse, en büyük kazanım bu olur.
Gecenin sonunda ‘saygı ödülü’nün sahibi Nuri Pakdil ile özçekim yapan gençler oldu. Çektirdikleri fotoğrafla birlikte Pakdil’in ‘antiemperyalist, antikapitalist, antinasyonalist, antisiyonist, antifaşist en önemlisi de antifiravunist bir bilinçle’ yaptığı devrimci selamı da özbenliklerine çekmişlerse geleceği inşa etmek çok daha kolay. Aksi halde her şey bir performans gösterisi...
Bu vesileyle Necip Fazıl Ödülü’ne layık görülen eser ve sahiplerini tebrik ediyorum.

<p>Navigasyonda araç yerine yaya yolunu açtı. Otomobili merdivende asılı kaldı.</p><p>İlginç olay, s

Navigasyon kazası!

Ateş Serbest 2021 faaliyetinden heyecanlandıran görüntüler

Trakya'da 65 yaş üzeri ve risk grubundakilere ''grip aşıları'' evlerinde yapılıyor

En güzel, kısa, uzun, anlamlı, resimli 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajları burada!