• $9,7382
  • €11,3694
  • 562.934
  • 1479.93
7 Nisan 2013 Pazar

TİP'le başladı 'akil'le son buluyor!

KÜRT SORUNUNUN RESMİ ÇIKIŞI VE FİNALİ

BUGÜN akil heyetiyle çözmeye çalıştığımız Kürt meselesi ilk ne zaman resmen tartışılmaya başlandı? "Kürt halkı vardır" sözü Türkiye'de ilk kez kimler tarafından söylendi. Sadece bunu dile getirdikleri ve yazılı bir bildiriyle kamuoyuna açıkladıkları için ne cezalar aldılar? O ünlü açılımın altına imza koyanlar sadece Türk aydınları mıydı? Ve bugünün hangi ünlü isimleri bu söz yüzünden hapse girdi?
BUYURUN o halde Kürt meselesinde bir dönüm noktası olan, Türkiye İşçi Partisi'nin (TİP) 1970 yılı ekim ayında Ankara Dışkapı'da düzenlenen 4. Büyük Kongresi'ne bakalım.

                    Türkiye İşçi Partisi (TİP), 1960 müdahalesinin gölgesinde filizlenen özgürlükçü ortamda doğdu. 1961 yılının şubat ayında bir grup sendikacı tarafından kuruldu. Kimlerdi bu sendikacılar? Şaban Yıldız, Kemal Sülker, Kemal Türkler, Rıza Kuas, İbrahim Güzelce, Salih Özkarabay, Kemal Nebioğlu... Bir işçi hareketi gibi doğmuştu. Bir yıl sonra aydınları da içine alarak büyümeye karar verdiler. Mehmet Ali Aybar, Behice Boran, Fethi Naci, Adnan Cemgil gibi aydın ve yazarlar partiye katıldı. Aydınların çoğu TKP kökenliydi. Mehmet Ali Aybar şöhretinin de getirdiği avantajla aynı yıl genel başkanlık koltuğuna oturdu.

ARDINDAN yazar-çizer ve aydınların akını başladı. O yılların önemli entelektüellerinin yanı sıra Ertuğrul Özkök'ten Özdemir İnce'ye, Oral Çalışlar'dan SHP eski Genel Başkanı Hüseyin Ergün'e kadar bugünün birçok şöhretli ismi TİP'e üye oldular.

TANIM: DOĞU MESELESİ

1963'DE ünlü Gaziantep konuşmasıyla Genel Başkan Mehmet Ali Aybar partinin ve dolayısıyla ülkenin gündemine yeni bir tanımı da taşıdı: Doğu meselesi! Artık Türk aydınları bugün adlı adınca söylediğimiz 'Kürt sorununu', 'Doğu Meselesi' adıyla tartışmaya başladı. Bunu yine Türkiye İşçi Partisi'nin öncülüğünde düzenlenmeye başlanan Doğu mitingleri izledi. (Aynı mitinglerin ürünü Doğu Devrimci Kültür Ocakları da 1960'ların sonunda kuruldu.)

BİR işçi örgütlenmesi olarak kurulan ve içine aydın hareketini de katarak büyüyen TİP içerisinde bir de Doğulular olarak bilinen bir grup vardı. Başını Kemal Burkay çekiyordu. Mehdi Zana, Naci Kutlay, Tarık Ziya Ekinci, Canip Yıldırım, TİP'in önde gelen diğer 'Doğulu'larıydı. Ama Doğulular politik söylemlerinde ısrarla Kürt sözcüğünü kullanmıyor ve 'Doğu sorunu' tanımlamasında ısrar ediyorlardı. Daha doğrusu o günkü politik iklimde buna cesaret edemiyorlardı. Toprak reformu temel talepleriydi. Doğu'nun geri kalmışlığına ve kültürel haklarının verilmesine ilişkin talepleri vardı. Ağalık düzenine karşı çıkıyorlardı. Ama Kürt halkı sözünü kullanmıyorlardı. (Kürt halkı sözü ilk kez Mehmet Ali Aslan'ın çıkarttığı (1966) Yeni Akış dergisinde kullanılmıştı. Dergi, 4 sayı sonunda kapatıldı.)

İŞTE 1970 yılının ekim ayında düzenlenecek 4. Büyük Kongre'ye bu tartışmalarla gidildi. İlk defa bir legal parti, kararlarında "Kürt halkı vardır" demiş ve oldukça sert bir metin kaleme almıştı. Bu metin Merkez Yürütme Kurulu'nda yazıldı. Daha sonra beğenilmedi ve Karar Tasarıları Komisyonu'nda son şekli verildi. Son şekli veren isim bugünlerde ismini sıkça duyduğumuz bir politikacıydı. SHP eski Genel Başkanı Hüseyin Ergün!..

LİNÇ ÇAĞRISI YAPILDI

O gün TİP'in tarihe geçen kongre kararları altına imza atanların büyük bir çoğunluğu Türk aydınlarıydı.
YANİ yıllar önceki cesur Kürt açılımını bu kez solcular yapmıştı.
KARARLARIN kamuoyuna açıklanmasıyla beraber tüm Türkiye ayağa kalktı.

O günü yaşayan TİP'liler adeta gök kubbenin başlarına yıkıldığını anlatıyorlar. Hemen hemen bütün gazeteler olaya çok sert tepki vermiş, sağcı gazeteler ise linç çağrısı yapmışlardı. Kararların açıklanmasıyla parti hakkında kapatma davası açılması arasında neredeyse 9 aylık bir zaman dilimi vardı. (Bu arada kongreden kısa bir süre sonra 12 Mart Muhtırası'nın yapıldığını da ekleyelim) Kapatma davasının gerekçesi kongre kararlarında alınan Kürt maddesiyle ilgiliydi. Parti bölücülükle suçlanıyordu. Kapatma davası Anayasa Mahkemesi'nde görülürken bir yandan parti yöneticileri hakkında ceza davaları açıldı. Merkez Yürütme Kurulu ve Karar Tasarıları Komisyonu üyelerinden oluşan TİP'in 15 yöneticisi hakkında hapis kararları çıktı. Genel Başkan Behice Hanım başta olmak üzere 15 TİP'li Ecevit affı olarak bilinen 1974 affına kadar cezaevinde kaldı.

***
'KÜRT halkı vardır' şeklinde özetlenebilecek bu çıkış, Türkiye'de legal bir siyasi parti tarafından ilk kez dile getirilmiş oldu. Bundan sonra yeşeren birçok siyasi yapı Kürt sorununa daha cesur yaklaştı. PKK dahil birçok Kürt hareketi bu çıkıştan cesaret buldu.

RESMİ alanda TİP'in çıkışıyla 1970'de tanımlanan Kürt sorunu,
bugün akillerle çözüme kavuşturulmaya çalışılıyor. O gün TİP'te yer alan Turgut Kazan, Özdemir İnce gibi birçok isim ise bugün yaşananlara tümden karşı.
AMA şunu itiraf etmeliyiz: Yıllar sonra kimse böyle ucuz bir çözüm beklemiyordu. Hele hele terör örgütüne diz çökerek yapılacak bir pazarlığı asla aklından geçirmiyordu.
Bir de buna akil insanlar eklendi.
YANDAŞ ve liboşlardan oluşan bir akil korosu kimseyi ikna edemez.

Hele Cumhuriyetçileri, laikleri ve Türkleri asla...

                                                                   ****************************

İşte Kürtlerle ilgili 6'ncı madde

TÜRKİYE İşçi Partisi 4. Büyük Kongresi;

- TÜRKİYE'NİN doğusunda Kürt halkının yaşamakta olduğunu,
- KÜRT halkı üzerinde, baştan beri, hâkim sınıfların faşist iktidarlarının, zaman zaman kanlı zulüm hareketleri niteliğine bürünen baskı, terör ve asimilasyon politikaları uyguladıklarını,
- KÜRT halkının yaşadığı bölgenin Türkiye'nin öteki bölgelerine oranla gerikalmış olmasının temel nedenlerinden birinin kapitalizmin eşitsiz gelişme kanunlarına ek olarak bu bölgede Kürt halkının yaşadığı gerçeğini göz önüne alan hâkim sınıf iktidarlarının güttükleri ekonomik ve sosyal politikanın bir sonucu olduğunu,
- BU nedenle 'Doğu sorununu' bir bölgesel kalkınma sorunu olarak ele almanın, hâkim sınıf iktidarlarının şoven-milliyetçi görüşlerinin ve tutumunun bir uzantısından başka bir şey olmadığını,
- KÜRT halkının anayasal vatandaşlık haklarını kullanmak ve diğer tüm demokratik özlem ve isteklerini gerçekleştirmek yolundaki mücadelesinin, bütün anti-demokratik faşist, baskıcı, şoven milliyetçi akımların amansız düşmanı olan partimiz tarafından desteklemesinin olağan ve zorunlu bir devrimci görev olduğunu,
- KÜRT halkının gelişen demokratik özlem ve isteklerini ifade ve gerçekleştirme mücadelesi ile işçi sınıfının ve onun öncü örgütü partimiz öncülüğünde yürütülen sosyalist devrim mücadelesini tek bir devrimci dalga halinde bütünleştirmek için, Kürt ve Türk sosyalistlerinin parti içinde omuz omuza çalışmaları gerektiğini,
- KÜRT halkına karşı uygulanan ırkçı-milliyetçi şoven burjuva ideolojisinin, partililer, sosyalistler ve bütün işçi ve diğer emekçi yığınlar arasında yerle bir edilmesini sağlamanın, partinin ideolojik mücadelesinin ve gelişmesinin temel ve devamlı bir davası olduğunu,
- PARTİNİN Kürt sorununa, işçi sınıfının sosyalist devrim mücadelesinin gerekleri açısından baktığını kabul ve ilan eder.

 

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Galatasaray'ın Nef Stadı'ndaki taraftara açık antrenmanından fotoğraflar

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı