• $ 5,821
  • € 6,48
  • 281.487
  • 94896.2
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Gül’e tepki büyük

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte 15 Temmuz darbesini canı pahasına engelleyen vatandaşlarımıza Yargı muafiyeti getiren kanun hükmündeki kararnameye karşı çıkması, “hukuk devleti adına” endişelerini paylaşması ve bu konuda hükümete karşı bir kampanya başlatılmasına önayak olması büyük tepki çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi: “KHK’da önceki ifadelerin aynısıyla bir düzenleme yapıldı, bunun üzerine tuhaf kampanyalar başlatıldı, hatta içimizden bazıları da bu kampanyaya katıldı. Tabii üzüldük. Biz dava arkadaşı değil miyiz, gönüldaş değil miyiz? Ne oldu da Bay Kemal’in kayığına biniyorsunuz? Bu husumet kervanına dava arkadaşlarımızın bir kısmı nasıl katılıyor? Birilerinin zil takıp oynamalarına vesile oldukları için yazıklar olsun. 16 Nisan’da, bugün bu kampanyaya katılanlar o zaman ‘evet’ demediler, ‘hayır’ dediler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, parti içi meselelerde çok konuşan bir isim değil. Hele hele “dava arkadaşları” ile ilgili konularda konuştuğuna rastlamak hiç mümkün değil. Erdoğan çok içlenmese, üzülmese sitem dolu bu sözleri sarf etmezdi.

Abdullah Gül’ün yaptığını doğrusunu isterseniz “dava arkadaşıyım” diyen biri yapmaz. Her fırsatta kendilerini “AK Parti’nin kurucusu” olarak takdim eden bu isimlerin hiçbiri zor dönemde Erdoğan’ın yanında durmadı. Gezi kalkışması Erdoğan’ın şahsi meselesi değildi; hedefte Türkiye vardı. Ama Abdullah Gül ve Bülent Arınç gibi önde gelen “kurucu” isimler, Erdoğan’ın yanında duracaklarına Gezicilerle flört etmeyi tercih etmişlerdi. 17-25 Aralık Yargı darbesi girişimi sırasında da Erdoğan’ı yalnız bırakmadılar mı? Erdoğan’ı Yüce Divan’a göndermek isteyen bu “kurucu” kadrolar değil miydi? Peki bu beyefendiler, 16 Nisan’da neredeydiler? AK Parti’nin eski cumhurbaşkanı ve başbakanı, 16 Nisan’a kadar “evet”i lügatlarından bile çıkarmışlardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bunları kendine dert ettiğini sanmıyorum. Bugüne kadar Gül’ün bahsinin bile geçmemesi zaten bu gerçeği yeterince gösteriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk kez sitem içeren bir görüş belirtmesinin sebebi meselenin 15 Temmuz’la bağlantılı olmasından kaynaklanıyor.

15 Temmuz’da başkentimiz bombalandı, ülke büyük bir felaketin eşiğinden döndü. Ailesiyle birlikte Erdoğan’ın canına kast edildi. Millet olaya müdahil olmasa, sokağa çıkmasa, darbecilerin önüne dikilmese Türkiye bugün Irak, Suriye ve Libya’dan beter bir ülkeye dönüşecekti.

O akşam 251 şehit verdik, 2 bin 703 kişi vatandaşımız ise yaralandı. Devletin görevi, canı pahasına vatanına sahip çıkan bu vatandaşlara sahip çıkmaktır. Hükümet de çıkardığı bir Kanun Hükmünde Kararname’yle kahraman vatandaşlarına hukuki koruma sağladı.

Buna “FETÖ ve CHP’den başka kimse itiraz edemez” derken, bir baktık ki Abdullah Gül’den itiraz geliyor. Gerekçesi ise son derece “muğlak”; “hukuk devleti adına endişeleri” varmış. Sanki hukuk dışı bir şey yapılıyormuş gibi. Yıllardır susan, Erdoğan’a yarayacak diye açıklama yapmaktan kaçınan, hükümet lehindeki konularda “partiler üstüyüm” diyerek kıvıran Gül, nedense Cumhurbaşkanı aleyhine olunca konuşmaktan kaçınmadı. Üstelik bu kez CHP, HDP, FETÖ ve İYİ Parti’nin zil takıp oynamasına neden olacak şekilde konuştu.

Abdullah Gül, bu çıkışıyla sadece AK Parti ve Erdoğan’ı üzmedi, milletin de büyük tepkisini aldı. Sosyal medyayı izleyen herkes bu gerçeği tespit edebilir. Abdullah Gül’ün son açıklamasında bahsettiği gibi kendisine tepki gösterenler ne sahte hesaplar, ne de trollerden oluşuyor; Erdoğan’ın yanında duranların adı sanı, kimliği son derece açık ve belli. 15 Temmuz’da çıplak elleriyle tankların karşısına dikilen millet bunu yeterince net bir şekilde gösterdi.

Eğer 2019 için bir nabız ölçme idiyse Gül’ün doğru mesajı aldığını düşünüyorum. Zira ne AK Parti ne de millet Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan kolay kolay vazgeçer. Mesele şahsi değil, ülkenin bekası meselesi; bu nedenle herkes kendi işine baksın.

<p>Baskil ilçesinde bir kurumda çaycılık yapan 3 çocuk babası Şahabettin Baydemir, ilçedeki Elazığ C

Köpek Kurtarma Anlatımıyla Fenomen Olan Şano Dayı Kamera Karşısında

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Della Miles'ten, Suriye sınırında Mehmetçiğe destek

Karpuzun içinde bakın ne pişirdi