• $9,2399
  • €10,7973
  • 530.262
  • 1432.8
13 Ocak 2014 Pazartesi

Tarih, Obama’yı nasıl yazacak?

WASHINGTON

Hem Obama hem de George W. Bush’un başkanlığı dönemlerinde Savunma Bakanlığı yapan Gates’in “Görev: Savaştaki Bir Bakanın Anıları” adlı kitabı henüz piyasaya çıkmadı ama Washington’da büyük bir tartışma başlattı bile. Tartışılan, Obama’nın Ortadoğu politikası. Kitabın basına sızdırılan bölümleri Obama’nın özellikle Afganistan ve Irak siyasetine ağır eleştiriler yöneltiyor.

Obama’nın Ortadoğu politikasını eleştirmek ne güç ne de ilginç. Ortadoğu’daki ayaklanmalar başladığından bu yana izlediği siyaset çelişkilerle ve hatalarla dolu. Fakat bence ilginç olan Obama’nın dış politikasının kendisinden sonra gelecek Amerikan başkanlarının dış politikası üzerinde ve iç siyasette nasıl bir etkisinin olacağı meselesi. Acaba tarih Obama’yı nasıl yazacak? Muhtemelen Ortadoğu’yu kaybeden Amerikan başkanı olarak. Acımasız olmuyorum, CNN’in yaptığı bir çalışmadan hareketle bunu söylüyorum. CNN onlarca akademisyene ‘sizce Amerika’nın dış politikada gelmiş geçmiş en başarısız başkanı kim?’ diye sormuş. Büyük çoğunluk George W. Bush ve Lyndon Johnson demiş ve eklemiş: Obama biraz daha uğraşsa başarısızlık konusunda bu ikisini geçebilir.

Lyndon Johnson Amerika’nın Vietnam’daki hezimetinden sorumlu tutuluyor ve Amerika’yı gereksiz bir savaşın bataklığına sokmakla suçlanıyor. Bush’un neden dış politika konusunda ‘Amerika’nın en başarısız başkanlarından biri’ olmaya layık görüldüğünü anlamak güç değil. Amerika’yı tarihinin en maliyetli iki savaşına soktu, üstelik yanlış istihbarat ile. Amerikan dış politikasını ‘terörle mücadele’nin esiri yaptı. El Kaide’yi, Taliban’ı aynı kefeye koydu. Asimetrik bir savaşta, konvansiyonel olmayan bir terör tehdidine konvansiyonel bir yanıt verdi, iki ülkeyi işgal etti. Bu işgaller İslamcı terörü bitirmedi aksine güçlendirdi. Başta Irak’ta ve bütün bölgede El Kaide mevzi kazandı, tüm dünyada Amerikan karşıtlığı tavan yaptı, İran’ın Irak’taki etki alanını genişletti, bölge istikrarsızlıkla çalkalandı.

Lyndon Johnson’ın Vietnam’da yaptığı hatalar Demokratlar’ın 1968 ve 1988 arasındaki altı seçimden beşini kaybetmesine ve Amerikan dış politikasının içine kapanmasına, riskli askeri müdahalelere şüpheyle yaklaşmasına neden oldu. Meşhur ‘Evine dön Amerika’ sloganını Vietnam yarattı.

Bush’un dış politikada yaptığı hatalar Obama’yı başkan yaptı. Amerikan halkı Irak’ta kaybettiği milyarlarca dolar ve binlerce Amerikan askerine öyle tepkiliydi ki ‘Irak ve Afganistan savaşlarını bitireceğim’ diyen Obama’ya oy verdi. Obama, Bush’un dış politikasına tepki olarak Amerika’nın dünyadaki rolünü yeniden tanımladı, ‘dünyanın polisi olmaya devam edemeyiz, Irak ve Afganistan’da değil kendi ülkemizde ulus inşasına başlamalıyız’ dedi.

Obama’nın seçilmesi sadece Amerika’da değil Ortadoğu’da da Amerika’nın bölgeyle ilişkisinde yepyeni bir sayfa açacağı ümidi doğurdu. Fakat Obama’nın Arap ayaklanmaları karşısında aldığı çelişkili tutum, bölgesel sorunların çözümünde etkili politika üretememesi ve söylemsel düzeyde dahi tutarlı bir dış politika çizgisi izleyememesi, Washington’ı bölge siyasetinde hiç olmadığı kadar zayıf ve etkisiz bir aktöre dönüştürdü.

Vietnam ve Irak nasıl Amerika’nın dünyadaki rolünü sorgulattıysa, Arap ayaklanmaları da benzer bir sorgulamayı getireceğe benziyor. Obama’nın bölge siyasetinde yaptığı hatalar dış politikayı bir sonraki seçimlerin ana gündem maddesi yapabilir ve Demokratlar’ı yeniden bir ruh arayışına itebilir.

<p> </p>

Arabeskin 'Babası' kim?

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor