• $13,2453
  • €15,1031
  • 759.523
  • 1857.4
22 Temmuz 2013 Pazartesi

Obama’nın Suriye politikasızlığı

WASHINGTON - Geçen hafta Amerikan Genelkurmay Başkanı Dempsey Suriye’ye askeri müdahale için hazırlık yapıldığını söyleyince Antep’te Suriye üzerine katıldığım bir çalıştayda, Amerikan dışişlerinden bir yetkiliye Obama’nın Suriye politikasında bir değişiklik olup olmadığını, askeri müdahale seçeneğinin ciddi ciddi düşünülüp düşünülmediğini sordum. Aldığım yanıt Obama’nın Suriye politikasını anlamaya ve bir sonraki adımını öngörmeye çalışanlar için dikkate alınması gereken türden: ‘Bir Suriye politikamız olduğundan emin değilim, varsa da bize söylenmedi.’  
Obama’nın 2008 seçimlerini kazanması Bush’un ‘demokrasi ihracı’ merkezli Ortadoğu politikasını eleştirenler için müjdeli bir haberdi. Bush’un ideolojik, askeri güce odaklı ve tek taraflı dış politika paradigmasının aksine Obama ulusal çıkarlara, müzakereye ve diplomasiye vurgu yapan bir dış politika izleyeceğini söyledi. Ve 2008 seçimlerini Bush’un Irak’ta ve Afganistan’da başlattığı savaşları sona erdireceğini söyleyerek kazandı. 

Dış politika hamleleri 

Obama arkasına aldığı bu rüzgârla önemli dış politika hamleleri yaptı. İlk döneminin başında İran’la müzakere kanallarını güçlendirdi, Rusya ile ilişkilerde ‘yeni sayfa’ açılması için adımlar attı, İsrail-Filistin meselesinde çok az Amerikan başkanının cesaret edebileceği kadar Filistin’in yanında durdu. Mısır’da Mübarek karşıtı ayaklanma başladıktan sonra kapalı kapılar ardında Mübarek’i yönetimi devretmesi konusunda sıkıştırdı fakat son ana kadar ‘Mübarek gitmeli’ demedi. Tüm bu dış politika manevraları Washington’da eleştirilere, aylar süren tartışmalara neden oldu fakat hiçbiri Obama’nın dış politikasına verilen desteği Suriye politikasında olduğu kadar sarsmadı. 
Artık Washington’daki Suriye tartışmasının tarafları bir yanda neocon’lar diğer yanda realistler değil. Asıl tartışılan Obama yönetiminin bir Suriye politikasının olup olmadığı. Kimyasal silahların kullanımını ‘kırmızı çizgi’ olarak belirleyip, geçilmesinin Amerikan askeri müdahalesine sebep olacağını söyledikten sonra geri adım atıp ‘biz aslında kimyasal silahların sistematik kullanımı demek istemiştik’ demek yeterince kafa karıştırmıştı. 13 Haziran’da kimyasal silah kullanıldığını ve Amerika’nın Suriyeli muhaliflere ‘hafif silah’ yardımı yapacağını söyleyip ardından ‘muhaliflerin elinde yeterince silah var, silah yardımı durumu değiştirmeyecek’ diyerek ağırdan almak, Antep’te konuştuğum Amerikalı yetkilinin ‘Suriye politikamız olduğundan emin değilim’ feryadını açıklıyor. Gelelim ‘varsa da bize söylenmedi’ kısmına. 

Obama’nın eli zayıflıyor

Obama yönetiminde danışmanlık yapan ve şu anda Johns Hopkins Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Yüksek Okulu dekanı olan Vali Nasr son kitabında Obama’nın dış politika kararlarını etrafındaki deneyimsiz birkaç danışmanıyla aldığını, Hillary Clinton gibi isimlere dahi danışmadığını ve kurumlar arasında sıfır koordinasyon olduğunu detaylarıyla anlatıyor. Bu koordinasyonsuzluk ve muğlaklık hem Washington’da hem de bölgede Obama’nın elini zayıflatıyor. Suriye gibi önemli bir meselede Amerika’nın bir türlü tutarlı bir siyasi duruş sergileyememesi bölgede Amerikan karşıtlığını daha da artıracağa benziyor. General Dempsey’nin açıklamasına gelince... Askeri müdahalenin Suriye’deki dinamikleri nasıl etkileyeceği başka bir yazının konusu. Fakat meseleye Obama’nın imajı perspektifinden bakıldığında Dempsey’nin açıklamasının ardından Beyaz Saray yine geri adım atarsa Obama bölgede zaten sınırlı olan yumuşak gücünü hepten kaybedebilir.

<p class='MsoNormal'>Peki, Başkan Erdoğan grup konuşmasında hangi mesajları  verdi? Asgari ücretin n

Başkan Erdoğan açıkladı: Asgari ücrette tarihi zam

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı