• $8,4036
  • €9,987
  • 489.254
  • 1408.81
25 Mart 2013 Pazartesi

Obama'nın İsrail turu

WASHINGTON

Obama'yı en çok eleştiren düşünce kuruluşları bile ziyaretin sadece iki lider arasındaki gerginliği yumuşatmakla kalmayıp İsrail-Filistin meselesindeki tıkanıklığı giderme konusunda da ümitleri yeşerttiği görüşünde. Obama ve Netanyahu'nun kameralar önündeki yakın tavırları birinciyi doğrulayabilir fakat ikinci konuda o kadar iyimser değilim. Neden mi?
Öncelikle Obama'nın İsrail Meclisi'ndeki siyasetçiler yerine Kudüs'teki bir kongre salonunda İsrailli öğrencilerle konuşmayı tercih etmiş olması tesadüf değil, içinde birçok sembolizmi barındıran ve Obama'nın politika yapma tarzına ışık tutan siyasi bir mesaj. Obama'nın 2009'da Müslüman dünyasına Kahire Üniversitesi'nden seslenişini hatırlayın. O konuşmada demokrasiden bahsederken 'sizin için neyin en iyi olduğuna Amerika karar veremez' diyerek yeni Amerikan yönetiminin gelecek dört yılda dünyayla ilişkisinde izleyeceği temel prensibi ortaya koymuştu: Bush yönetiminin ülkelerin iç işlerine müdahale eden dayatmacı, buyurgan üslubunu benim yönetimimde göremeyeceksiniz. Kudüs konuşması da benzer bir mesajı, sadece araç olduğuna inandığı siyasetçileri aradan çıkararak, meselenin geleceğini belirleyeceğine inandığı İsrailli gençlere veriyordu: İsrail-Filistin meselesinin çözümü sizde gizli, okyanus ötesinde değil.
Kaldı ki Obama kolları sıvayıp meselenin çözümünü üstlenmeye gönüllü olsa dahi mevcut İsrail siyasetinde yapabilecekleri sınırlı. Netanyahu ocakta yapılan seçimleri kazandı fakat siyasi olarak kan kaybetti ve kaybetmeye de devam ediyor. Zayıflamış bir Netanyahu, İsrail ve Filistin arasındaki müzakere sürecini yeniden başlatmak için gerekli olan riskleri almaya ne kadar gönüllü olabilir ki? Üstelik geçen pazartesi kurulan yeni kabinenin üyeleri dikkatlerini ekonomi, işsizlik ve eğitim gibi iç meselelere vermiş durumdalar, İsrail-Filistin meselesi hiç kimsenin gündeminde birinci sırada değil. Önemli bakanlıklara getirilen isimler de yerleşke inşası gibi mühim konularda Filistin tarafına taviz vermeye şiddetle karşı.

İSRAİL ZİYARETİNİN ASIL AMACI

Kısacası Obama'nın İsrail ziyareti ulusal güvenlik danışman yardımcısı Ben Rhodes'un geçen hafta söylediklerini doğruladı. Rhodes ziyaretten bir hafta önce Obama'nın İsrail'e yeni bir gündemle gitmeyeceğini söylemişti, öyle de oldu. Tek fark Obama'nın üslubuydu. Birinci döneminden farklı olarak İsrail yönetimine karşı çok daha yumuşak bir dil kullandı; Soykırım Anıtı, modern
siyonizmin kurucusu Theodor Herzl'in mezarı gibi ulusal simgeleri ziyaret etti; konuşmalarında Filistin'in tarihi olarak Yahudilerin vatanı olduğuna dair söylemi sık sık vurguladı. Ve böylece İsrail halkı ve yönetimiyle Kahire konuşmasıyla başlayıp İsrail'i ilk döneminde ziyaret etmeyişiyle artan gerginliği yatıştırmış oldu. Ziyaretin de amacı tam olarak buydu. Kongrede kendisini bekleyen, İsrail düşmanı olduğu iddiasıyla her fırsatta eleştiren öfkeli Cumhuriyetçi kalabalığa 'İsrail halkı ve Netanyahu'nun kalbini kazandığıma ve İran konusunda güvence verdiğime göre artık müsaade edin de silah yasasından, göçmen yasasına, bütçe açığından mali sıkıntılara bizi bekleyen onlarca soruna yoğunlaşalım' demekti. İsrail lobisine yakınlığıyla bilinen Washington Institute'un başkanı Robert Satloff'un ziyaret sonrası yazdığı Obama'yı öven analize bakılırsa Obama'nın İsrail'de kazandığı halkla ilişkiler başarısı, Washington'da kendisini siyasi bir başarı olarak karşılayabilir.

<p>Marmaris'te orman yangınında görevli Azerbaycanlı itfaiyecilerin Türk bayrağı duyarlılığı duygula

“Bayrak bizim her şeyimiz”

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor