• $8,4797
  • €10,0798
  • 493.766
  • 1413.8
26 Ağustos 2013 Pazartesi

Obama ve çelişkileri

WASHINGTON

Washington’da katıldığım birçok toplantıda sıklıkla duyduğum birşey var: Obama’nın dış politika hamlelerini öngörmenin güç olduğu çünkü dış politikada bir prensipler bütünü çerçevesinde değil tepkisel olarak hareket ettiği ve her dış politika meselesine diğerlerinden bağımsız yaklaşıp sıfırdan politikalar ürettiği. Buna bazıları real politik diyor bazıları gayri-ahlaki buluyor. Adına ne derseniz deyin geçen hafta Obama’nın aldığı iki dış politika kararı tam da bu noktayı ispatlar nitelikte. 
Birincisi Amerika’nın Suudilere 640 milyon dolarlık misket bombası satma kararı. Foreign Policy’nin raporuna göre misket bombası 83 ülke tarafından yasaklanmış çünkü her bombanın içinde yüzlerce küçük bomba var, bu yüzden etki alanı çok geniş ve daha da önemlisi bu bombaların içindeki küçük bombaların pekçoğu bir kerede patlamıyor, uzun zaman sonra bombaya temas edildiğinde patlıyor. Pek çok insan hakları örgütü bu bombalardan en fazla ölenlerin renkli dış yüzeylerine aldanıp dokunan çocuklar olduğunu söylüyor. Bu nedenle bu bombanın kullanımını yasaklayan bir anlaşma imzalanmış. İmzalamayan ülkeler Çin, Rusya, eski SSCB ülkeleri, Suriye ve Amerika.

Karayipler mi, Mısır mı?

Obama’nın ikinci dış politika kararı Karayipler’de bir ada olan St. Lucia’ya yardımı kesmesi. Kesme sebebi 2011’de St. Lucia polisinin 11 kişiyi öldürerek insan hakları ihlali işlemesi. Öldürülen 11 kişiyi protesto etmek için St. Lucia’ya verilen yardımı kesip binlerce kişiyi meydanlarda öldürmüş Mısır’a yardıma devam etmesi Obama dış politikası için büyük bir çelişki. Amerika’nın Esad’ı misket bombası kullandığı için eleştirip, kimyasal silah kullandığı için askeri müdahaleye hazırlandığı bugünlerde Suudilere misket bombası satması da öyle.
Bu kararlar Obama’nın karar alma mekanizmasında çelişkileri sorun etmediğinin, her durumu kendi içinde değerlendirip konjonktüre göre ahlaki ya da real politik söylemden uygun olanı kullandığının göstergesi. İşte bu yüzden Obama’nın dış politika hamlelerini öngörmek zor.
Yine de deneyelim.

Suriye’ye müdahale kapıda mı?

Pentagon’a bağlı Ulusal Savunma Üniversitesi’nden, Libya müdahalesinin arka planını bilen emekli bir asker telefonda Obama’nın müdahaleden kaçmak için elinden geleni yaptığını fakat artık kaçacak yeri kalmadığını ve buyüzden son günlerde Suriye’ye askeri müdahale kararına hiç olmadığı kadar yaklaştığını söyledi. Son günlerde yönetimden gelen sinyaller de bu yönde. Kimyasal silah saldırısı haberi geldikten sonra Obama bu saldırının ‘kesinlikle cezasız kalmayacağını’, kimyasal silahların kullanımının ‘Amerika’nın ve müttefiklerinin ulusal güvenliğine tehdit oluşturduğunu’ ve ‘güçlü bir yanıt verilmesi’ gerektiğini söyledi. Hafta ortasından bu yana Amerikalı yetkililerden gelen açıklamalar ve Amerikan istihbaratının raporları kimyasal silahın rejim güçlerince kullanıldığının Amerikan yönetimince kabul edildiğini gösteriyor. 

Müdahale ihtimali ciddi

Tüm bunlar olurken Washington geçen cuma Tomahawk füzeleriyle donatılmış dört Amerikan gemisinin Suriye kıyılarına yaklaştığını duyurdu. Bütün bunlar Washington’da Suriye’ye askeri müdahalenin hiçolmadığı kadar büyük bir ciddiyetle değerlendirildiğine işaret ediyor. Obama’nın bugüne dek askeri müdahale konusunda takındığ ıtutuma bakarak olası bir Suriye müdahalesini uluslararası bir koalisyon olmadan yapmak istemeyeceğini ve nokta vuruşlu bir hava saldırısını tercih edeceğini daha evvel söylemiştim. Rusya’nın vetosu yüzünden Birleşmiş Milletler’den bu yönde bir karar çıkmayacağı için Obama Libya ve Kosova’da olduğu gibi NATO destekli bir müdahale için düğmeye basabilir.

<p class='MsoNormal'>Ören'de söndürme çalışmaları devam ederken bir isim  dikkatleri üzerine çekti.

İbrahim Çelikkol termik santrale yaklaşan alevleri söndürmek için ekiplere destek oldu

Tarihi değiştiren araştırma: Machu Picchu'nun bilinenden daha eski olduğu ortaya çıktı

Kemerköy Termik Santrali'ne yaklasan yangin havadan görüntülendi

Evsel atıklar burada elektrik enerjisine dönüşüyor