• $8,6718
  • €10,1791
  • 491.492
  • 1391.91
10 Ağustos 2013 Cumartesi

Netanyahu’nun aklından geçenler

WASHINGTON

İsrail Başbakanı Netanyahu, Filistin Yönetimi’yle görüşmelere yeniden başlamak amacıyla 104 Filistinli tutuklunun serbest bırakılması konusunda kabineyi ikna etti. Netanyahu’nun iyi niyet gösterisine bakıp İsrail’in bu kez Filistin’le barış konusunda ciddi olduğunu düşünenler var. Oysa daha birkaç gün önce İsrail yönetimi Filistin topraklarında yeni yerleşke inşasını onayladı ve yerleşke meselesi barış sürecinin önündeki en büyük engellerden bir tanesi. Peki neden o halde Netanyahu, Kerry’nin inisiyatifi ile başlayan müzakere sürecine katılmayı kabul etti? 

Yeni müzakere sürecinin mimarı Kerry 

Öncelikle şunu netleştirmek lazım: İsrail-Filistin meselesine Washington’ın yeniden aktif olarak dahil olması Obama’nın değil Kerry’nin projesi. Kerry her iki taraftaki aktörleri de iyi tanıyor ve tarihe İsrail-Filistin meselesini çözen insan olarak geçmek istiyor. Bu nedenle Mısır’da, Tunus’ta, Libya’da, Suriye’de yer yerinden oynarken Kerry neredeyse tüm diplomatik enerjisini İsrail-Filistin meselesine harcadı. Netanyahu ise dünyanın ve Amerika’nın dikkatinin İran’dan bölgede olup biten diğer meselelere kaymış olmasından rahatsız. Ayrıca Obama yeni İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin İran’ın nükleer programı ve Batı ile ilişkileri konusunda ılımlı olduğunu ve yeni lidere şans ve zaman verilmesi gerektiğini düşünüyor. Netanyahu ise İran’ın 2014’te nükleer silah üretme kapasitesine erişeceğini, bu yüzden de 2013’te askeri saldırı seçeneğinin ciddi ciddi planlanması gerektiğini  düşünüyor. 

Asıl mesele İran 

Netanyahu, Kerry’nin inisiyatifine evet diyerek Washington’a ‘ben Filistin meselesinde sizin istediğinizi yaptım, şimdi İran meselesine geri dönelim, güvenlik bürokrasisi sizin desteğiniz olmadan İran’a saldırıya karşı çıkıyor, bana destek olun’ diyor. Zaten Filistin’le müzakereler için biçilen 9 aylık zaman dilimi İran’ın nükleer silah üretme takvimiyle aynı. Netanyahu koalisyon ortaklarıyla barış görüşmelerinin bir yere gitmeyeceğinin farkında. Tutukluları salıvermek gibi birkaç göstermelik adımla Kerry’nin ve Avrupa’nın baskısından 9 aylığına kurtulmuş oluyor ve asıl derdi İran konusunda Washington’dan destek koparmayı ümit ediyor. 

Hamas ve Fetih uzlaşabilir mi? 

Geçen hafta Mısır darbesinin bölgesel etkilerinden bahsederken yeni yönetimin Hamas’a Mursi’nin verdiği desteği vermeyeceğinden bahsetmiştim. Bu İsrail-Filistin meselesinde önemli rol oynayacak bir gelişme. Fakat Mısır’da yönetim değişiminin barış sürecini etkileyecek bir başka boyutu daha var: Fetih ve Hamas arasındaki uzlaşma süreci de bu değişimden etkileneceğe benziyor.  
Mısır, Fetih ve Hamas arasında arabuluculuk rolü oynuyordu. Ordunun getirdiği yeni yönetimin bu rolü oynamaya devam etmeye ne zamanı ne de motivasyonu var. Kendi iç meselelerine gömülmüş durumda. Ayrıca Mursi ile gelen Mısır-Hamas ilişkilerindeki bahar sona ermişe benziyor. Mursi karşıtı cephe Hamas’ı Mursi’yi desteklemekle ve Mısır’ın iç işlerine karışmakla suçluyor. Böyle bir ortamda Mısır, Fetih ve Hamas arasındaki sorunları çözmede arabuluculuk yapmak istemeyecektir. 
Ayrıca Fetih de Hamas ile uzlaşıyı istemeyebilir. Hamas bir yıl önce olduğundan daha zayıf.  Suriye ve İran’dan sonra Mursi’yi de kaybedince iyice yalnızlaştı. Fetih uzlaşı sürecine girip Hamas’ın elini güçlendirmek istemez. Kısacası Kerry’nin inisiyatifinden medet umanlar tüm bu faktörleri göz önüne alıp durumu yeniden değerlendirmeliler. 

<p>Selçuk Bayraktar, AKŞAM TV'nin sorularını yanıtladı ve özel açıklamalarda bulundu.</p><p>TEKNOFES

Selçuk Bayraktar'dan Akşam TV'ye özel açıklamalar...

Düzce'de üretilen elektrikli motosiklet ve bisikletler dünya yollarında

Sivas'ta, Hititler dönemine ait ''apartmanlar'' keşfedilmeyi bekliyor

1915 Çanakkale Köprüsü'nün tabliye montajları tamamlanma aşamasına geldi