• $8,6705
  • €10,1934
  • 492.041
  • 1391.91
27 Temmuz 2013 Cumartesi

Mısır darbesi Müslüman Kardeşler'in sonu mu?

WASHINGTON - Ortadoğu'yu yakından takip eden bir gazeteci Mısır darbesinden sonra şu tweet'i atmıştı: Nasır, Sedat ve Mübarek Müslüman Kardeşler'den kurtulmaya çalıştı fakat bunu sadece Mursi başarabildi. Müslüman Kardeşler'in (MK) ilk yönetim deneyiminde çuvalladığını, bunun tüm bölgede MK markasına zarar vereceğini ve hatta siyasal İslam'ın sona erdiğini söyleyenlerin sayısı hiç de az değil. Bu görüşe katılabilirdim, eğer MK bir sonraki seçimlere girip sandıkta kaybetseydi. İşte o zaman MK liderleri ve tabanı şu sonuca varabilirdi: 'Siyasal İslam romantik bir fikir olabilir, iyi muhalefet yapabilir fakat iş devlet yönetmeye, ekonomiyi toparlamaya, işsizliği çözmeye gelince çözüm İslam'da değil.' 
Demokratik sürece katılımın radikal gruplar üzerinde ılımlılaştıran bir etkisi var. Demokratik karar alma mekanizmasına ve politika üretme sürecine katılmak sürecin içindeki diğer aktörlerle işbirliğini zorunlu kılıyor, yeni çıkarlar, yeni ittifaklar ortaya çıkıyor, demokratik pratik öğreniliyor. Demokratik süreç özellikle de toplumun farklı kesimlerinden oy almış geniş tabanlı partileri merkeze kaymaya zorluyor. 
Demokratik katılımın Mısır'daki MK üzerindeki etkisini düşünelim. Tarihi olarak siyasi alandaki açılımlar MK'nın içinde ılımlı seslerin yükselmesine ve radikal fraksiyonlardan kopuşa neden olan bir faktör oldu. Enver Sedat, Nasır'ın tutuklattığı MK üyelerini salıverince, MK lideri Umar  al-Tilmisani seçimlere katılacağını açıkladı. Bu süreç, MK içindeki genç kuşakta çoğulculuk, azınlık hakları, demokratikleşme gibi konularda bir sorgulama süreci başlattı ve bu sorgulama ılımlı Wasat Partisi'ni doğurdu. Rejimin MK üzerindeki baskısının arttığı dönemlerde ise MK içinden radikal gruplar ortaya çıktı. El Kaide'nin belkemiğini oluşturan İslami Cihad bunlardan sadece bir tanesi. Pek çok radikal İslamcı gruba fikir babalığı yapan Seyyid Kutub, bugün hala dünyanın pek çok yerinde radikal İslamcı gruplarca okunan kitaplarını Nasır'ın hapishanelerinde yazdı. 

DEMOKRATİK SÜRECE YABANCILAŞMA

Mursi'nin devrilmesiyle başlayan yeni süreç de benzer radikalleşme dinamiklerini tetikleyebilir. Mursi'nin yakın danışmanlarından Essam al-Haddad'ın darbeden sonra sosyal medyada paylaştığı 'Demokrasi Müslümanlara göre değil' inancı MK içinde demokratik sürece yabancılaşmanın başladığının göstergesi. 
Beklenenin aksine Müslüman Kardeşler bu süreçten güçlenerek çıkabilir. Darbeden önce Mursi'yi eleştiren İslamcı gruplar darbenin ardından orduya karşı MK ile birlik oldu. Parlamentoda sandalyelerin yüzde 25'ini alan Selefi Nur Partisi darbeye destek veren tek İslamcı grup olarak tabanından tepki alınca darbe sonrası yürütülen siyasi süreçten çekildiğini açıkladı. Müslüman Kardeşler bu kesimi de kendi yanına çekerek tabanını genişletebilir. 
Kısacası Mısır siyaseti bir yıl evvel başladığı noktaya geri döndü. 2012 seçimlerinde sadece İslamcılardan değil toplumun her kesiminden oy almış fakat bu kesimlerin pek çoğunun beklentilerine cevap verememiş, İslamcı grupları dahi otoriter politikaları yüzünden kendine düşman etmiş, ekonomik sorunları çözmede atması gereken adımları atamamış ve demokratik seyrine bırakılsaydı bir sonraki seçimlerde ciddi oy kaybedecek bir parti, darbeyle yeniden ayağa kaldırıldı. Eğer MK politik sürece dahil edilmezse 1950'lerden beri kullandığı 'ezilmişlerin, dışlanmışların sesiyiz' söylemiyle hem İslamcıların hem de darbeyi protesto eden diğer kesimlerin oylarını toplayarak 2012'de yönetime geldiğinden beri kaybettiği tabanını yeniden inşa edebilir. 

<p>Rusya'daki Perm Üniversitesi binasında silahlı saldırı gerçekleşti. Yaralıların ve ölülerin olduğ

Rusya'da üniversitede silahlı saldırı

Düzce'de üretilen elektrikli motosiklet ve bisikletler dünya yollarında

Sivas'ta, Hititler dönemine ait ''apartmanlar'' keşfedilmeyi bekliyor

1915 Çanakkale Köprüsü'nün tabliye montajları tamamlanma aşamasına geldi