• $13,402
  • €15,2012
  • 768.876
  • 1842.41
27 Ocak 2013 Pazar

Konuk Yazar - Seçim sonrası İsrail'in Filistin ve İran politikası

Geçen hafta İsrail'de yapılan seçimlerde Başbakan Benjamin Netanyahu'nun koalisyonu 31 sandalyeyle seçimleri kazandı. Seçimlerden önce yapılan kamuoyu yoklamaları radikal sağcı unsurların galip çıkacağını, Netanyahu'nun da koalisyonunu güçlendireceğini öngörüyordu. Beklenen olmadı. Netanyahu oy kaybetti, Naftali Bennet'in aşırı sağcı partisi beklenilenden az oy aldı, Yair Lapid'in merkez sol partisi 19 sandalyeyle ikinci sıraya oturdu. İsrail siyasetini yakından izleyenler Netanyahu'nun, hükümeti Tzipi Livni'nin merkez sol partisi ve Lapid'in partisiyle kuracağı görüşünde. Merkez solun yeni kurulacak İsrail hükümetinde yer alacak olması Washington'ın liberal çevrelerini İsrail'in yeni dönemde izleyeceği dış politikaya dair ümitlendirdi fakat İsrail yeni dönemde mevcut dış politikasından çok farklı bir politika izlemeyecek gibi görünüyor.
İsrail dış politikasının hem bölgeyi hem Amerika'yı yakından ilgilendiren en önemli iki ayağı İsrail-Filistin meselesi ve İran'ın nükleer programı. İsrail-Filistin meselesinin çözümünde ise yerleşke inşasının önemi büyük, zira Filistin tarafı İsrail'in işgal ettiği topraklardaki Filistinli toplulukları zorla tahliye ederek Yahudi yerleşkeler inşa etmeyi durdurmadığı müddetçe müzakereye oturmayacağını söylüyor. İsrail hükümeti ise yerleşke inşasına ara vermeden devam ediyor. Peki kurulması beklenen yeni hükümet yerleşkeler konusunda nasıl bir politika izleyecek? Olası koalisyonda yerleşke inşasının durdurulmasını isteyen tek parti Livni'nin partisi fakat 6 sandalye ile koalisyonun en küçük ortağı olacağı için Livni'nin etkisi oldukça sınırlı. Kaldı ki İsrail halkı Filistin meselesinde son yıllarda siyasi yelpazenin sağına kaydı. Tel Aviv Üniversitesi'nce yapılan bir çalışmaya göre halkın büyük çoğunluğu Filistin meselesindeki tıkanıklığın İsrail'in politikalarından ve yerleşke inşası gibi sorunlardan kaynaklanmadığını düşünüyor. Koalisyonun ikinci ortağı Lapid ise seçim kampanyasında Filistin meselesine hiç değinmedi fakat Netanyahu'nun politikasına destek vereceği söyleniyor.

ŞAHİN SÖYLEMİNE GEM VURABİLİR
Netanyahu İran konusunda da şu ana kadar yürüttüğü askeri müdahale tehdidinin ötesine geçmeyecek gibi görünüyor. İran'ın nükleer faaliyetlerinin bir an evvel durdurulması için askeri bir müdahalenin şart olduğuna inanıyor fakat askeri bürokrasi Amerika'nın desteği olmadan bu tür bir müdahaleye karşı. Müdahale yanlısı kanadın başını çeken Ehud Barak'ın savunma bakanlığını bırakması ve İsrail halkının büyük çoğunluğunun askeri müdahaleye karşı çıkması Başbakan Netanyahu'nun yeni dönemde şahin söylemine gem vurmasına sebep olabilir.

YERLEŞKE GERGİNLİĞİ SÜRECEK GİBİ
Peki yeni dönemde İsrail-Amerika ilişkilerini neler bekliyor? Obama yönetimi ve Netanyahu hükümeti arasındaki en temel problemlerden birisi yerleşke inşasıydı. Obama'nın defalarca yaptığı uyarılara rağmen Netanyahu'nun yerleşke inşasına devam etmesi iki lideri karşı karşıya getirmişti, yeni dönemde bu gerginlik sürecek gibi görünüyor. Yeni hükümetin İran'a askeri müdahale konusunda daha ılımlı olması ise diplomasiye şans verilmesi gerektiğini söyleyen Obama yönetimi üzerindeki Kongre baskısını azaltacaktır. İki lider arasındaki sorunlara rağmen Obama son üç yılda İsrail'e 10 milyar dolarlık askeri yardım yaptı fakat savunma bakanlığına getirilen Chuck Hagel, İsrail'in politikalarına yönelttiği eleştirilerle biliniyor ve 2013 bütçesinde İsrail'in özellikle misil savunma sistemine yapılan askeri yardımın azaltılmasından yana. Kısacası yeni dönemde ne Amerika-İsrail ilişkilerinde ne de İsrail'in bölge siyasetinde bir devrim bekleniyor.

Gönül TOL

<p>Coronavirüsün en çok mutasyona uğramış versiyonu olan ve 30'dan fazla mutasyonun tespit edildiği

Çok mutasyonlu yeni Covid-19 varyantı: Omicron

Türkiye'nin ilk Çocuk Adalet Merkezi kucak açtığı çocukları topluma kazandıracak

2021'e damga vuran ''Yılın Fotoğrafları'' oylaması başladı

Ankara'ya mevsimin ilk karı yağdı