• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
18 Kasım 2013 Pazartesi

Kongre ve İsrail Obama’yı zorluyor

WASHINGTON

Geçen hafta İran’la yürütülen nükleer müzakerelerden beklenen anlaşma çıkmadı. 10 gün sonra müzakereler yeniden başlayacak. Obama yönetimi bu zamanı Kongre’deki müzakere karşıtı kanadı ikna etmek için kullanmak zorunda fakat bu en az İranlıları nükleer programından vazgeçirmek kadar zor. Netanyahu’nun nükleer müzakerelerin hiç bir şeyi çözmeyeceği, aksine İran’a bomba üretmek için zaman kazandıracağı söylemi Kongre tarafından tamamıyla benimsenmişe benziyor. Ve Obama İran’ın nükleer programıyla ilgili Batı’ya vereceği tavizler karşılığında yaptırımları hafifletebilmek için Kongre’yi ikna etmek zorunda.
Geçen hafta Ortadoğu Enstitüsü’nün 67. Yıllık konferansının açılışında konuşan Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice’ın konuşması işte bu yüzden önemliydi. Rice konuşmasında Kongre’nin ‘İran’a yeni yaptırımlar uygulanmalı, müzakereler İran’a bomba üretmek için zaman kazandırıyor’ endişelerini sakinleştirmeye çalıştı. Hafifletilmesi düşünülen yaptırımların şartlı ve geri çevrilebilir olduğunu, Amerikan yönetiminin İran’a bütünüyle güvenmediğini, müzakerelerde temkinli ilerlediğini ve bu süreçte müttefiklerinin güvenliğini de göz ardı etmediğini altını çize çize anlattı.
Fakat tüm bu çabalar bölgedeki kaos yüzünden güvenlik kaygısının tavan yaptığı İsrail Başbakanı Netanyahu’yu sakinleştirmeyebilir. İsrail-Filistin meselesinin çözümü için müzakerelerde aktif rol oynamış emekli bir büyükelçi ‘Netanyahu istediği kadar ağlasın, Obama bildiğini yapacak’ dedi fakat Obama için mesele sadece Netanyahu’yu kızdırmak değil. Netanyahu’nun elinde Obama’ya karşı kullanacağı önemli bir koz var: İsrail-Filistin meselesi.
Obama başkanlığının ikinci döneminin dış politika önceliklerini sıralarken danışmanlarını dahi şaşırtarak İsrail-Filistin meselesinin çözümünden bahsetmişti. Eğer Obama İran ile nükleer müzakerelerde Netanyahu’nun kaygılarını göz ardı ederse, Netanyahu da Dışişleri Bakanı Kerry’nin büyük mesaisini harcayıp canlandırmaya uğraştığı İsrail-Filistin müzakerelerinde ayak sürüyebilir. Filistin ile müzakerelerin sonuç vermemesi Obama’nın dış politika hanesine bir eksinin daha yazılması demek.
İsrail-Filistin müzakerelerinde yol alabilmek için Obama’nın İran ile müzakerelerde çok dikkatli hareket etmesi ve mümkün olduğunca hem Netanyahu’yu hem de Kongre’yi sakinleştirmesi şart. Bunun için Obama’nın Kongre ile daha yakın çalışması, kaldırılması hedeflenen yaptırımlar ve İran ile bir sonraki adım konusunda Kongre’yi düzenli olarak bilgilendirmesi gerek. Kerry’nin ise Netanyahu ile benzer bir diyalog kanalı açması önemli. Aksi takdirde Obama ‘dış politika gündemimin en önemli iki maddesi’ dediği İran’ın nükleer silah üretmesini engelleme ve İsrail-Filistin meselesini çözme konusunda yol alamadan Beyaz Saray’dan ayrılabilir.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Karabük'te bilim insanları otonom kontrollü kalp masajı cihazı geliştirdi

Dünyanın yeraltı kaynakları zengini ülkesi hangisi? Türkiye kaçıncı sırada?

Selimiye Meydanı kazılarında Roma döneminden kalma aile mezarlığı bulundu