• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
16 Kasım 2013 Cumartesi

İran’la nükleer müzakereler Suriye’nin çözümü için önemli

WASHINGTON

Ortadoğu’da sorunlar dünyanın diğer bölgelerinde olduğundan daha karmaşık, meselelerin çözümü daha güç. Birbirinin içine geçmiş etnik ve mezhepsel kimlikler, bu kimliklere tekabül etmeyen suni sınırlar, bu sınırlar içerisinde hakimiyet kurmaya çalışan yönetimler ve dünyanın büyük güçlerinin kendi çıkarlarını korumak için müdahil olduğu bir coğrafya... Hiçbir sorun, hiçbir çatışma bir diğerinden bağımsız değil, her şey iç içe geçmiş. Birinin çözümü ya da çözümsüzlüğü diğer çatışmaların kaderini belirleyebilir.
Bu hafta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ve Almanya arasında İran’ın nükleer programına ilişkin yürütülen müzakereleri ve Suriye Ulusal Koalisyonu’nun İstanbul toplantısını izlerken bunları düşündüm.
Nükleer müzakerelerden bir anlaşma çıkacağına dair beklentiler yüksekti fakat beklenen olmadı. Pek çok kaynak anlaşmayı Fransa’nın engellediğini söylüyor. Sebebi Fransa’nın Suudi Arabistan ile imzaladığı milyarlarca dolarlık silah anlaşmasını ve İsrail ile ilişkilerini riske etmek istememesi. Malum, İran Suudilerin bölgedeki en büyük rakibi. Suudi Arabistan nükleer bir İran’ın bölgedeki çıkarlarına zarar vereceğini düşünüyor. Bu yüzden Amerika’nın İran ile yakınlaşmasından ve müzakerelerin İran’ın nükleer programını tamamıyla durdurmama ihtimalinden rahatsızlar. İsrail de Suudilerle aynı fikirde. Fransa da bu iki ülkeyle yakın ilişkisini korumak için müzakerelerde onların endişelerine tercüman olarak toplantıdan bir anlaşma çıkmasını engelledi. İran ise Suriye meselesinin çözümünde yardımcı olabileceği vaadiyle Batı’dan nükleer programı nedeniyle kendisine uygulanan yaptırımların kaldırılması konusunda taviz koparmaya çalışıyor.
Suriye Ulusal Koalisyonu’nun İstanbul’daki toplantısında da benzer şeyler yaşandı, toplantı dış aktörlerin Suriye dışındaki meselelerin rövanşını aldığı bir platforma dönüştü. Suudiler, Amerika’nın İran’la yakınlaşmasına misilleme olarak Amerika’nın organize etmeye çalıştığı uluslararası Suriye konferansını sabote etmeye çalıştı. Suriye muhalefeti içindeki kendisine yakın grupları konferansa katılmamak konusunda ikna etmeye uğraştığı söyleniyor.
Bu kadar çok aktörün aktif olarak rol aldığı bölge siyaseti çatışmalara hızlı çözüm üretemiyor. Oysa bölge güvenliğine en büyük tehdit olan Suriye iç savaşı acil çözüm bekliyor. Çözüm geciktikçe daha fazla aktör savaşa dahil oluyor, ittifaklar ve güç dengesi değişiyor, değiştikçe yeni çıkarlar ve yeni stratejiler ortaya çıkıyor, mesele daha da içinden çıkılmaz bir hâl alıyor.
Suriye iç savaşının çözümüne yönelik diplomatik girişimlerin ve İran’la yürütülen nükleer müzakerelerin dış aktörlerin kozlarını paylaştığı birer arenaya dönüşmesi Suriye meselesinin çözümünü daha da karmaşık hale getiriyor. Fakat birinde kazanılan başarı diğerinin çözümünü de hızlandırabilir. İşte bu yüzden İran’la yürütülen nükleer müzakerelerin sonuç vermesi önemli. Eğer Amerika, Rusya ve İran nükleer müzakerelerde herkesi tatmin edecek bir orta yol bulabilirse Suriye’deki krizin çözümüne yönelik büyük bir adım atılmış olur. Fakat müzakerelerden sonuç alınamaması da Suriye krizinin seyri için aynı derecede yıkıcı olabilir.
İran’la müzakerelerin ilk ayağında bir anlaşmaya varılamamış olması herkesin ümidini kırdı fakat İran ile Amerika arasındaki 35 yıllık güvensizliğin akşamdan sabaha sona ermesi beklenemezdi. İki ülkenin lideri de çözüm için gerekli iradeye sahip gibi görünüyor. Şimdi asıl mesele her ikisinin de kendi kamuoyunu ve şahin kesimleri taviz vermeye ikna edip edemeyeceği.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!