• $8,658
  • €10,1795
  • 488.028
  • 1419.43
28 Ekim 2013 Pazartesi

Amerika-İsrail-Suudi gerilimi fırsat olabilir mi?

                   WASHINGTON
İsrail ve Suudi Arabistan Amerikan yönetiminin izlediği bölge politikasına dair memnuniyetsizliklerini birkaç haftadır çok daha yüksek sesle dile getiriyorlar. Washington’daki Obama karşıtı çevreler de İsrail ve Suudi Arabistan gibi müttefiklerle ilişkilerin kopmasının Amerika’nın bölgesel çıkarlarına darbe vuracağı görüşünde. 
Obama yönetimi ise Suudilerin Washington’la ittifakını azaltacağına dair savurduğu tehditlerden pek endişelenmişe benzemiyor. Obama ve danışmanları Suudilerle gerginliğin ikili ilişkilerde kopma noktasına gelmeyeceğini düşünüyor ve böyle düşünmek için yeterli sebepleri var. Amerika Suudi Arabistan’ın en önemli müttefiki. Soğuk Savaş’tan bu yana Suudilerin ne zaman başı sıkışsa Amerika yardımına koştu. Suudiler Obama’ya ne kadar kızarsa kızsınlar Amerika’nın Körfez’de sağladığı güvenliğe ve Washington’la askeri işbirliğine mecburlar. Arap medyası iki ülke arasındaki gerginlik başladığından bu yana Suudilerin Amerika yerine Çin ve Rusya ile ittifak yapabileceğini söylüyor fakat ne Çin ne de Rusya Suudi Arabistan’ı İran’a karşı koruyabilirler. Her iki ülke de İran’ı destekliyor. Yani Suudilerin Amerika’dan başka alternatifi yok. Bu yüzden Obama yönetimi son haftalarda Suudilerden gelen mesajları Amerika ile ilişkilerinde stratejik bir kopuşun işareti olarak değil, Washington’ı kendi dış politika çizgilerine yaklaşmaya zorlamak için yapılmış taktiksel bir manevra olduğunu düşünüyor. 
İsrail’in Obama’nın Ortadoğu politikasından rahatsızlığına gelince... İkili ilişkilerdeki gerginlik Amerika’nın Ortadoğu’daki çıkarları açısından söylendiği kadar kötü olmayabilir. Kuşkusuz iki ülkenin askeri işbirliği her iki taraf için de önemli. Fakat bugüne kadar Amerika’nın İsrail’i kayıtsız şartsız desteklemesi hem Amerika’nın bölgenin geri kalanıyla ilişkisini güçleştirdi hem de İsrail’i agresif politikalarına devam etmesi için cesaretlendirdi. Uluslararası kamuoyundan gelen tüm tepkilere rağmen İsrail işgal ettiği topraklarda yerleşke inşasına devam ediyor ve bu Filistin’le kalıcı bir barışın önünü tıkıyor. Filistin’le yaşanan çözümsüzlük bölgedeki radikal İslamcı örgütlerin elini güçlendiren ve istikrarsızlığı körükleyen bir durum. Her ikisi de Amerikan çıkarları açısından tehlikeli. Hiçbir Amerikan başkanı bunları kamuoyu önünde telaffuz edecek kadar korkusuz olmadı ama Obama’nın danışmanlarının kapalı toplantılarda çok cılız bir sesle de olsa İsrail ile ilişkilerin her zaman Amerika’nın çıkarlarına hizmet etmediğini dillendirdikleri söyleniyor. 
En yakın müttefikleri İsrail ve Suudi Arabistan’dan yükselen eleştirilere rağmen Obama’nın İran ile angajman politikasından geri adım atmaması belki de Amerika’nın Ortadoğu politikasını dost ve düşman ikileminden kurtarıp daha esnek bir zemine oturtması için önemli bir fırsat. Onlarca yıl İsrail’in saldırgan politikalarına kayıtsız şartsız destek veren, petrol akışının kesintiye uğramaması için Suudi Arabistan gibi ülkelerin hem iç siyasetlerinde hem de Körfez’de izlediği agresif siyaseti onaylayan, İran ile düşmanlığı kutsal bir emir gibi bölge politikasının kalbine oturtan katı, değişmeyen, gelişmeyen bir Amerikan siyaseti yerini bölgede olup bitenlere daha etkili yanıt verebilecek dinamik bir politikaya bırakabilir. Ayaklanmaların her gün yeni dinamikler ürettiği Ortadoğu gibi bir bölgede aksinin bedeli çok yüksek olabilir. 

<p>Dermatolog Prof. Dr. Mustafa Özdemir cilt sağlığımızla ilgili aşağıda merak edilen tüm soruları S

Güneş lekeleri nasıl geçer?

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, geleneksel sporlar tesisinin açılışını yaptı

Galatasaray Kulübünde yeni kurulan kadın futbol takımı tanıtıldı

Bingöl'de 284 kilo 200 gram esrar ele geçirildi