• $9,6079
  • €11,1396
  • 556.176
  • 1521.73
2 Kasım 2014 Pazar

Vasıfsız işçi bulamıyoruz Suriyeliler bize ilaç olacak

Hazır giyimcilerin başkanı Hikmet Tanrıverdi: Evet Türkiye’de bir işsizlik sorunu var. Büyük bölümü üniversiteli işsizler. Üniversitelileri çaycı, odacı olarak çalıştırmak istemem. Onun yerine Suriyelileri çalıştırmak istiyoruz.

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi, işverenlerin özellikle Marmara bölgesinde vasıfsız işçi bulamadıklarından yakınıyor. Çok küçük masraflarla işçinin can güvenliğini sağlamak mümkünken, ‘köle’ zihniyetiyle yaklaşıp insanları ölüme götüren örnekleri hele hele şu günlerde sık sık yaşarken, Hikmet Tanrıverdi’nin önerisine kimileri tepki gösterecektir. Hikmet Tanrıverdi’nin söyleşide bahsettiği, işini adabıyla yapan işverenler.

Niye yabancı işçi arayışı içine girdiniz?
Suriye’den 2 milyon insan ülkemize geldi. Maalesef bugüne kadar olumsuz bir takım olaylar meydana geldi, İstanbul ve Marmara bölgesinde de ciddi olaylar oldu, halkın tepkisini çeken olaylar vuku buldu. Bir arkadaşımızın Kağıthane’de metruk binası var, yeni inşaat yapmak için bekliyor. 150 Suriyeli yerleşmiş o metruk binaya. Geçenlerde bir çocuğa taciz nedeniyle halk ayaklandı, binayı basmaya kalktılar. Bu insanların gelirleri olmadan da insanca bir hayat kurmaları mümkün değil. İşletmelere de Suriyeliler devamlı iş başvurusunda bulunuyor. Bir kısmı maalesef ki kayıtsız çalışıyor.

BİZDE YAŞANMAZ

Kayıtsız olduğu için kaydı yoktur elbette ama siz sonuçta sektörün başkanlarından birisiniz, sektörden bilgi geliyordur, tahmininizce ne kadar Suriyeli hazır giyimde çalışıyor?
Bizim sektörde çok fazla sayıda çalıştığını zannetmiyorum. Çünkü ihracatçımız mal yaptığı yabancı firmalar tarafından çok sıkı denetleniyor. Özellikle Suriye konusu gündeme geldikten sonra yabancı alıcılar, Suriyeli işçinin kayıtsız çalışıp çalışmadığını daha sık denetlemeye başladılar, çok sık baskınlar yapıyorlar. SGK’dan çok yabancı alıcı firmaların sıkı bir takibi var. Çünkü kayıt dışı işçi çalıştıran bir yerde üretim yaptırıldığı tespit edildiği takdirde, onların marka imajına zarar verir. Geçenlerde ekmek almak için fırına gittim geç saatte. İçeride iki Suriyeli işçi vardı sadece. Muhtemelen de kayıtsız çalışıyorlardı. Kayıt dışına kolay ayak uydurabilen sektörlerde çalışıyorlar. Ortada da ciddi bir işsiz sorunu var ve Türkiye’de asayiş problemini arttırdığını düşünüyorum.

HÜKÜMETİN KARARI OLUMLU

Hükümetin almış olduğu bir karar var, Suriyeli işçilere kimlik verilip, çalışmasının sağlanması konusunda. Biz bu kararı destekliyoruz. Sektörde ciddi bir şekilde, özellikle Marmara'da vasıfsız işçi sıkıntımız var. Çorlu, Çerkezköy, Kocaeli'de vasıfsız işçi bulmakta zorlanıyoruz. Sadece hazır giyim sektörü de değil, demir çelik başta olmak üzere imalat sanayinde birçok sektör vasıfsız işçi bulmakta zorlanıyor.

Vasıflı, vasıfsız iş istemiyor

Vasıflı, vasıfsız işte çalışmak istemiyor. İşletmelerde 100 kişi çalışıyorsa, 70’i vasıflıysa, 30’u vasıfsızdır. Türkiye’de özellikle hizmet sektörünün gelişmesiyle ciddi bir vasıfsız işçi problemi ortaya çıktı. En basiti hemen yanımızda Mall of İstanbul açıldı, 5 bin kişi çalışıyor. Büyük bir kısmı da tezgahtar, güvenlik, depo, temizlik görevlileri sonuçta vasıfsız işçi. Birçok firma ikinci, üçüncü vardiyayı yapacak adam bulamıyor. Vasıfsız işçi ihtiyacı karşılanacak ki insanlar işlerini büyütsün daha fazla vasıflı işçi de talep etsin.

Arkeoloğu fabrikada çalıştıramam

Suriyeliler ilaç olacak diyorsunuz ama sonuçta Türkiye’de de işsizlik var. Bu söyleşiyi de okuyan işsiz okuyucular tepki göstermez mi sizce?
Zaten gösteriyorlar da. Türkiye’deki işsizliğin en büyüğü üniversite mezunlarında, gençlerde. Üniversite mezununu çaycı, odacı yapamam ki. Onun yerine Suriyeli çalıştırmak istiyoruz. Üniversiteli işsizlerin istediği tarzda kalifiye iş de yok. Mardin’deydik, 10 bine yakın arkeoloğun devlet kapısında beklediğini öğrendik. Arkeoloğu fabrikada çalıştıramam ki. Meslek liselerinin yeniden organize edilmesi lazım.

Çok yakında Asya'dan ucuz işgücü gelecek

Talebiniz Suriyelilerle mi sınırlı yoksa diğer ülkelerden de iş gücü getirmek istiyor musunuz?
Talebimiz şu an sadece Suriyeliler için. Hem sosyal bir sorunu çözmek için hem de özellikle Marmara Bölgesi'nde vasıfsız işçi bulmakta zorlanan firmaların ihtiyacını karşılamak. Ancak Türkiye’de işçi ofisleri kurulmaya başlandı. Suudi Arabistan’da, Katar’da, Birleşik Arap Emirlikleri’nde, Ortadoğu’daki ülkelerin çoğunda tamamen Asya ülkelerinden gelen işçiler çalışıyor. Şimdi oradaki firmalar, Türkiye’de ofis açıyor. İşçi bulamayan sektörlere de yabancı işçi teklifleri geliyor. Suriyeli olmasa bile çoğu firmada bir süre sonra Bangladeşli, Pakistanlı, Hintli, Sri Lankalı işçileri görmek mümkün olacak.

DNA’mızda tekstil var

Türkiye’nin yükte hafif, pahada ağır ihracat vizyonuna, hazır giyim uyuyor mu?
Uyuyor. İthalatı çok yüksek olmayan bir sektör. Bu ülkenin DNA’sında tekstil var. Tarihi kazılara baktığınızda, Urfa’daki Göbeklitepe’de kumaşın çıktığı söylendi. Birçok şehrimizde küçük de olsa eski tezgahlar var. Sanayi yokken bile bu ülkede tekstil üretimi vardı. Bu sektör daha uzun yıllar yaşayacaktır.

Almanya'ya gitmediler mi?

Ortadoğu ülkeleriyle bizim ekonomik yapımız aynı değil ki. Bahsettiğiniz ülkelerde sponsorluk diye bir sistem var. Yerel halkı çalışmadan, yabancı şirketlerin hamiliğini üstlendiği için oturduğu yerden para kazanıyor. Bunu nasıl örtüştürebiliriz ki?
Ben sadece bir tespit yapıyorum. Türkiye’de böyle bir ofis sistemi var ve fabrikalara asgari ücretle işçi getirmeyi teklif ediyor. Bizim bakış açımız şu, Suriyeliler Türkiye’de sosyal bir problem halinde. Onların da çalışması lazım. Devlet izin veriyorsa, biz de çalıştırmaya razıyız. Gelecekte Türkiye ekonomisi büyürse, Türk iş gücü yeterli olmayacaksa Bangladeşli de gelir, Çinli de gelir. Zamanında bizim işçilerimiz de Almanya’ya gitmedi mi? Almanya ekonomisi o kadar hızlı gelişiyordu ki, Türk işçileri talep ettiler. Şu an Türkiye’deki işsizliğin nedeni de ekonominin hızla büyümemesi.

Marmara Bölgesi için konuşuyorum

Benim konuştuğum Marmara bölgesi, Marmara bölgesinde eğitimli işsizlik var, talebi karşılayacak kadar vasıfsız işçi yok. Gelin beraber dolaşalım, Çorlu’yu, Çerkezköy’ü, Kocaeli’ni hemen hemen tüm işletmelerin kapısında uzun zamandır duran ilanlar var. Bir ilanın fotoğrafını çektim. Yazmış, düz overlokçu, düz işçi alınacaktır. Cumartesi yok, SGK, yol parası ve sosyal haklar var. Kocaman bir ilan. Uzun zamandır o ilan orada. Çünkü vasıfsız işçi, düz işçi bulmakta, hatta bazen kalifiye eleman bulmakta zorlanıyor. Ancak Anadolu kentlerinde elbette sorun var.

Bölgesel asgari ücret

Asgari ücretin düşük olması işverenlerin sorunu değil. Bu bir devlet politikası. Aslında bölgesel asgari ücret uygulaması olmalı. Yaşamın pahalı olduğu yerlerde, daha yüksek asgari ücret olmalı. Eşitsizlik gibi görünse de, bugün Doğu Anadolu’daki bir insanın kirasıyla, İstanbul’daki kiranın aynı olmadığını herkes kabul ediyor. Ulaşım giderlerinin de, yeme içme giderlerinin de aynı olmadığı keza. Asgari ücret belirlenirken, yaşam standardı belirlenir ve ona göre asgari ücret saptanır.

Kaç sektör 81 ilin 81'inde faaliyette ki?

Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin söylemlerinden biri de ‘işsizliğe çare biziz.’ Yabancı işçi talebiyle, bu örtüşüyor mu?
Yabancı işçi talebini sadece kendi sektörümüz için söylemedik. Hazır giyim sektörü 81 ilin 81’inde üretim yapıyor. Doğu ve Güneydoğu’da 5 bin kişinin üstünde çalıştıran işletmeler var. Bizim haricimizde Anadolu’ya, Doğu’ya, Güneydoğu’ya giden kaç sektör var? Rekabet edebileceğimiz şartlar olduğu takdirde Türkiye’nin her yerinde üretim yaparız. Şehirlerin varoşlarında da, sokak aralarında da, mahallelerde de üretim yaparız. Ev kadınlarına da talibiz, onlara çalışma imkanı sunuyoruz. Yeter ki destek verilsin, pozitif ayrımcılık yapılsın. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, kadın çalıştıranlardan SSK primi alınmasın.

<p>Eğitimlerini aldılar, küreklerini hazırladılar. Bu kez doktorlarıyla beraber hastanede değil, kay

Kansere karşı kürek çektiler

Tarım arazilerine zarar veren kahverengi kokarca ile ''samuray arıları'' savaşacak

Uyuşturucunun ''kimyasal parmak izi'' suçun kaynağına ulaştırıyor

Dev kayayı balta ile parçaladı! Ortaya bakın ne çıktı?