• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
30 Ağustos 2013 Cuma

Kanser hastaları ilaçsız kalmayacak

Bakan Erdoğan Bayraktar’a “Ben dilenci değilim” diyerek, para istemediğini, ilaç bulamadığını ağlayarak anlatmaya çalışan Dilek’i hatırlıyorsunuz değil mi? 
Düşünün ilk şoku doktorların “Kansersin” dediğinde yaşıyorsunuz. Ve ikinci darbe: “Bazı ilaçlar yurtdışından geliyor. Bulmak zor. Zor bir süreç. Allah kolaylık versin” diyor hekimler. 
Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere devlet, yurtdışından getirilmek zorunda kalınan onkolojik ilaçların Türkiye’de üretilmesi için teşvik imkanlarını sonuna kadar açtı. İlaç firmalarına danışmanlık yapan Prof. Dr. Dilek Demir Erol sohbetimizde diyor ki, “Bakanlık onkolojik ilaçları üretin diyor. Teşvik had safhada. Ne var ki, firmalar açısından sıkıntı var. Know how çok önemli. Onkolojik ilaçların üretimi için uygun tesis kurmada sorun yaşıyorlar.” 
Prof. Dr. Dilek Demir Erol, firmaların bir iki yıla kadar sorunları aşacağına inandığını da söylüyor. 

KONFEKSİYON TEDAVİ OLMAZ

Doktor Erhan Özer’in baskı üstüne yeni baskı yapan ‘Şifa Sende’ kitabının, girişindeki Hippokrates’ten ‘Hastalıkların tedavisindeki en büyük yanlış, vücut için başka, ruh için başka bir doktor olmasıdır. Oysa bunlar birbirinden ayrılamaz’ alıntısını okuyunca daha da merakla sayfalarını çevirmiştim. Vurgusu ‘bütünleyici (entegre) tıp anlayışı’. 
Prof. Dr. Dilek Demir Erol da bu anlayışa bir de, konfeksiyon tedavinin olmayacağını, butik çalışılması gerektiğini ekliyor. 
Hacettepe’den, Yeditepe Üniversitesi’ne kurucu dekan olarak geçen ve kısa süre önce emekli olup, Nişantaşı’nda ‘butik eczane’ açan Prof. Dr. Dilek Demir Erol ile özellikle kanserde bütünleyici tedaviyi konuşuyoruz. Maalesef ki hekimlerin büyük bir bölümünün tavrı “Kansersin, memeni alacağız” şeklinde. Oysa tüm hastalıkların tedavisinde, buna soğuk algınlığı bile dahil moral çok önemli. Prof. Dr. Dilek Demir Erol, “Bunu biraz da sosyal sorumluluk meselesi olarak görüyorum” diyor. Araştırmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Merkezinde de onkolojik tedaviyle dostbakım ürünleri, kozmetik bulunuyor. 

CAN DERDİNDEYKEN Mİ? 

Kimileri diyecek ki hasta can derdine düşmüşken kozmetiği mi düşünecek? Oysa insandan söz ediyoruz. Prof. Dr. Dilek Demir Erol, ‘Avrupa’da baş bağlama kültürünün olmaması nedeniyle saçı dökülen kemoterapi hastalarına eşarp takma derslerinin verildiğini’ örnek olarak anlatıyor. Zaten zor bir teravi süreci yaşayan Avrupalı kadın başını örterken sıkıntı yaşamasın diye. Biliyoruz ki moral çok önemli. Ve kanser tedavisi görenler yediğini, içtiğini, sürdüğü kremi, saçının boyasını düşman olarak görüyor. Prof. Dr. Dilek Demir Erol da “İnsanları iyileştiren sadece ilaçlar değil. Onun morali düzeltecek her şeyi” diyor. 

<p class='MsoNormal'>Top ustası bu sevimli köpeği mutlaka 'GÖRMELİSİN'</p>

Top ustası sevimli köpeği GÖRMELİSİN

Piton ve timsahın ölümcül mücadelesi! Görenler dehşete kapıldı

Vücudu koruyup virüsleri öldürüyor! İşte o muhteşem besin ve faydaları

Karın ağrısı ile doktora gitti! Midesinden çıkanlar şoke etti