• $13,6145
  • €15,3161
  • 793.586
  • 1951.17
18 Şubat 2013 Pazartesi

İzzet Bayraktar Başbakan'a niye mektup yazdı?

110 milyon dolara tamamlanması beklenen ihalede İzzet Bayraktar 145 milyon 350 bin dolara ipi göğüslemişti. Tarabya Oteli, 350 milyon dolarlık yatırımla hayata geri döndü.

2002'de işletmeye kapatılana kadar otelde, 'günlük çözümlerle' tadilat yapılmış. İzzet Bayraktar 'Çatıda yarım metreden fazla ağırlık vardı. Çatı akmasın diye asfalttan pestil yapılmış. Beton örmede çürümeler vardı' diye anlatıyor.
Bina, çatıdan temele sıfırdan inşa edilir gibi elden geçirilmiş.
İzzet Bayraktar bir yandan inşaat ile uğraşırken, bir yandan da tapu derdiyle boğuşmuş.
'Özelleştirme İdaresi'ne parayı yatırdık' diye anlatmaya başlıyor.
İlgili kurumdan mimari projeyi, tadilat projesini istiyorlar. 'Şu odada olmalı. Bulun alın' deniliyor.
Tavana kadar evrak dolu odada İzzet Bayraktar'ın iki çalışanı arıyor, nihayet evrakları buluyor.
Tapuyu istiyorlar, ilgili kurumdan, 'Özelleştirme İdaresi satar parayı alır ama malın sahibi biziz' karşılığı geliyor.
Bir daha isteniliyor, yine alamıyorlar.
İzzet Bayraktar, 'Özelleştirme İdaresi'ne dedim ki tapuyu alamıyorum, ben ne yapacağım? Başbakan Erdoğan'a mektup yazdım. Durum böyle, böyle. Başbakanlık'tan üç yetkili geldi de tapumuzu aldık' diye anlatıyor.

Cumhurbaşkanı Gül'e ne anlattı?
İzzet Bayraktar ile sohbetimizi yaparken, Cumhurbaşkanı Gül ile komşuluk ilişkilerini soruyorum. Ne de olsa Tarabya Oteli ile Cumhurbaşkanlığı'nın İstanbul'daki köşkünün arası birkaç adım.
Bir de 'Kayseri'lik var.
Bir araya geldiklerinde, Cumhurbaşkanı Gül'e 'Toz oldu, gürültü oldu diye şikayet edenler oldu ama neyse ki inşaat bitti' demiş.
Bir de bir hanım komşusunun yakınmasını aktarmış:
'Komşulardan bir hanımefendi dedi ki, denizi yattığım yerden görüyordum. Doğalgaz bacanız nedeniyle artık göremiyorum. Ben de dedim ki, ayağa kalk da öyle gör. Cumhurbaşkanı da gülümsedi, bir şey demedi.'
Tarabya Oteli gibi bir İstanbul değerini hayata döndürmesini takdir etmek gerekiyor. Ve üstüne üstlük 'yasaların orasından burasından dolanıp, yeni kat çıkmadığı' için.
Ne var ki, komşuya saygıda yadırgadım.
Belki o baca görüntü kirliliği yaratmadan da çözümlenebilirdi.

Hürrem yüzüğü Dubai'de yok satıyor
Dubai'de 'Global Village' bölgesi. 'Küresel köy'de, Kurban Bayramı'nda kurulmuş, martın 11'ine kadar devam eden 'pazar alanı.' Neredeyse her ülke yer alıyor, ürünlerini satıyor. Önce İspanya köyünde,Türk esnafa rastladım. Kimisi seramik ürünler satıyor, kimisi resim yapıyor. Katar köyünde ise Muhteşem Yüzyıl'ın posterleriyle duvarlarını süslemiş bir 'takıcı'. Tekbir Gümüş'ten Şehmuz Erkan, Türkiye 'köyünde' yer bulamadıkları için Katar'da dükkan açtıklarını anlatıyor.
En çok talep gören ürünü sordum: Hiç şüphesiz Hürrem yüzüğüymüş. Zümrüt taşlı gümüş yüzüğü satın alanların başını Suudi, Dubaili kadınlar çekiyormuş.
Bir de Hürrem tacı vardı, reyonda. Özellikle Suudi hanımlar satın alıyormuş.

<p>Bu zamana kadar rol aldığı projelerle büyük bir hayran kitlesi elde eden ünlü oyuncu Murat Serezl

Yeni projesini ilk kez AKŞAM'a anlattı

Çay tiryakilerine kötü haber! Öyle bir zararı var ki...

Bizi böyle kandırıyorlarmış! Tüm hileleri ortaya çıktı

Çıngıraklı yılanın kuyruğunda bakın ne var!