• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
13 Kasım 2013 Çarşamba

İlaç üreticilerinde ‘bol gözyaşı var’

İlaç şirketi Abdi İbrahim’in sahibi Nezih Barut aylar önce evine davet etmişti, Gezi olayları patlayınca buluşma ertelenmişti. Önceki akşam Kemer’deki evindeydik. Sofraya oturur oturmaz soruyorum: “Aylar önce bir araya gelseydik gündeminizde ne vardı, şimdi ne var?”
“Bizim için hiçbir şey değişmedi. Bol gözyaşı var” diyor.
Ve ekliyor:
“İlaç sanayiinin geleceği son derece karanlık.”
Ancak kriz dönemlerinde duymaya alışkın olduğumuz bu sözler, ilaç sektörüne özgü.
Nezih Barut anlatıyor:
“Biz hala euroda 1.95’ten iş yapıyoruz. Oysa Bakanlar Kurulu kararnamesinde belirtilmişti, kurlar arttıkça bizim devlete verdiğimiz ilacın da fiyatı artacaktı. Ama artmıyor. Dahası ilaç tüketimi artıyor. Her satılan ilaç ile biz daha da zarar ediyoruz. Bize ödenmesi gereken kur farkı ödenmiyor.”
Sektör adına bir kara haber daha:
“Firmalar zararı azaltabilmek için işçi çıkarmalarına başladı.”
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na dertlerini anlatıp, anlatmadıklarını soruyoruz:
“Konuştuk. Bakan bizi dinledi” yanıtını veriyor.

İLACIN KALİTESİ DÜŞTÜ

Başlıktaki cümleyi Nezih Barut’tan duyduğumda kulaklarıma inanamadım. Gözümün önüne sadece şifa bekleyen hastalar ve özellikle kanser hastaları geldi.
Şunları anlattı Nezih Barut:
“Türkiye’de ilaç Hindistan’dan ucuz, herhalde Etopya’dan bile ucuzdur. Kar olmazsa ilaç firmaları ar-ge yapamaz, sektörden yatırım yapması beklenemez. Biz her şeye rağmen geçen yıl 15 milyon euroluk yatırım yaptık ama sektör para kazanamıyor. Devlet bizden ilaç alırken Avrupa’daki en ucuz fiyattan işlem yapıyor, bir de üstüne yüzde 41 iskontolu veriyoruz. Bu kadar baskı olunca ilacın kalitesi düştü.”
Hastalar şifa bulacağım derken, işe yaramayan ilaçları mı alıyor?
“Kalitesi bitti demiyorum. Ama etken maddeyi almanız gereken yerden değil, daha düşük kaliteden satandan alıyorsunuz. Kalite düşünce yüzde 90-95 tesirli oluyor. Eskiden problemli ilaç yüzde 1’di, şimdi 2.”

HALK UCUZ İLAÇ ALABİLMELİ

Hükümetin bugüne kadar gerçekleştirdiği sağlık reformu, en başarılı olduğu alanlardan biri. Maddi durumu yetersiz insanların gecenin bir yarısı hastane önünde kuyruğa girmesi tarih oldu, sağlığa ve ilaca çok daha kolay erişebilir hale gelindi.
Nezih Barut’a “Tabii ki ilaç firmaları da kar etmeli ama insanlar da ucuza ilaç temin edebilmeli. Bunun formülü sizce nedir?” diye soruyorum.
“Firmalar arasında farklılık var, merdiven altı üretim çok iyi denetlenmeli. Karlılık olmazsa, üretim olmaz. Türkiye ilaç üssü olma hedefini koyduğuna göre üretim teşvik edilmeli” yanıtını verdi.
Daha halkçı bir bakış açısı beklemiştim, soruyu sorarken.

İLAÇTAN İNŞAAT SEKTÖRÜNE

Nezih Barut, “İlaçta zarar edince, inşaat sektörüne girdim” diyor. Özcan Tahincioğlu ile ortak inşaat projelerinden söz ediyor:
“Antakya’nın ilk alışveriş merkezi Palladium’u yaptık. Nef ile ortak projeler yürütüyoruz. İlaçta bulamadığımızı başka yerlerden çıkarmaya çalışıyoruz.”
Nezih Barut’a Abdi İbrahim’i satmayı düşünüp, düşünmediğini de soruyoruz:
“Her satıcının bir alıcısı vardır, kör de olsa vardır. Önemli olan kalıcı olmak. Biz de ihracat ile büyümeye çalışıyoruz. Almanya’ya, İngiltere’ye, Kanada’ya ihracat yapıyoruz. Kazakistan’da bir firmayı aldık. Şimdi Cezayir’de bir firma ile görüşüyoruz” yanıtını veriyor.

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!