• $7,5422
  • €9,0323
  • 411.169
  • 1538.04
25 Aralık 2014 Perşembe

Camına vuran Suriyeli çocuktan nefret etmedi

16 yaşındaki Emir abisiyle birlikte arabadayken, bir Suriyeli çocuk camlara vurmaya başlar. “Geçirdiği travma, içindeki korku ve kabul edilmemenin verdiği bütün yoğun duygular gözlerinden okunabiliyordu” diyor, Emir.

Sokakta çoğumuzun yaptığı gibi Emir “Bunlar geldi, başımıza bela oldu” demez veya başı belaya girmesin diye görmemezlikten de gelmez.

Emir, maddi açıdan ‘şanslı’ çocuklardan biri, IKEA’nın Türkiye’deki ortağı Maya Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Özsüer’in oğlu.

İstese kendi ‘gettosunda’ hiçbir Suriyeliyle, hatta hiçbir yoksulla yan yana gelmeden yaşar.

16 yaşındaki bir çocuğun düşüncelerini daha iyi kavrayabilmek için soruyorum:

“Neden proje ürettin?”

Anlatıyor:

“Suriye’de savaş başlayalı 3.5 yıl oldu. Başlarda çevremdeki herkes Suriyelilerden söz ediyor, onlara acıyordu. Artık konuşulmaz oldu, konuşanlar da ‘keşke gelmeselerdi’ diyor. Bu proje için görüştüğüm Suriyeli çocuklardan biri dedi ki, bir Türk çocuk beni bıçakla kovaladı. Tolerans azalıyor, gerginlik artıyor.”

Hacettepe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Murat Erdoğan’ın ‘Türkiye’deki Suriyeliler’ çalışması tam da Emir’in söylediklerinin bilimsel karşılığı:

Esat gidecek, ‘bunlar geri dönecek’ diye bakıldı. Oysa 3 milyona yakın Suriyeli bizim ülkemizde yaşıyor, uzun yıllar da yaşamaya devam edecek. Türk halkının yüzde 70’i, Suriyeliler Türkiye ekonomisine zarar veriyor, yüzde 62’si Suriyeliler suça bulaşıyor diye düşünüyor.

Fark ettiyseniz, şu ana kadar Suriyeliler için ‘bunlar’ kelimesini iki kez kullandım. Maalesef ki, Türk halkının çoğunluğu için Suriyeliler sadece ‘bunlar.”

'Çocuk olduklarını hatırlatıyoruz’

Emir ‘bunlar’ demeyip, Suriyeli çocuklar için proje geliştiriyor. Project Lift’in proje başdanışmanı, klinik süpervizörü, sanat psikoterapisti Leyla Akca, ABD’de eğitimini gördüğü disiplinle Suriyeli çocukların ‘travmalarıyla’ baş etmelerine yardımcı oluyor.

İstanbul’da Sultanbeyli Belediyesi’nin desteğiyle, İstanbul Şehir Üniversitesi’nin 40 gönüllü öğrenciyle birlikte ilk etapta 49 Suriyeli çocuğa el uzatmışlar.

Leyla Akca, “Korku ileride şiddete dönebiliyor” diyor ve ekliyor:

“Biz çocuklara yaratıcı sanat terapisi yoluyla duygularını, düşüncelerini ve deneyimlerini ifade etmelerini, hislerini ortaya çıkarıp nasıl baş edeceklerini gösteriyoruz. Baş edebilme gücünü veriyoruz.”

Terapi ile çocuklar yeniden hayal kurmayı öğreniyor.

Leyla Akca şunu da söylüyor:

“Çocuk olduklarını hatırlatıyoruz.”

Projenin tahmin edeceğiniz gibi en büyük destekçisi Maya Holding. Ancak Emir’in ve ‘ekibinin’ hedefleri büyük. Mümkünse 800 bin civarındaki Suriyeli tüm çocuklara ulaşmak.

Sana ne, işin mi yok?

11’inci sınıf öğrencisi Emir’e projesiyle birlikte arkadaşlarının takındığı tutumu da soruyorum, yanıtlıyor:
“Gönüllü gelirim diyen de oldu ama arkadaşlarımdansa okul yönetimi daha çok ilgi gösterdi. Arkadaşlarımın arasında ‘Sana ne, işin mi yok’ diyenler de oldu. Herkes neye inanmak istiyorsa, onu savunuyor.”

<p>İnsanların, hayatı boyunca kilosunu sağlıklı bir düzeyde tutabilmesi kalbin de ilerleyen yaşlarda

Kalp hastaları dikkat! Fazla kilolar kalp sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi