• $ 5,7316
  • € 6,3134
  • 275.73
  • 101953
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Recep Tayyip Erdoğan ve Aydın Doğan

Aydın Doğan'ı ben gerçekten çok zeki bilirdim; hayır hayır, "Doğan, aptal bir insandır" demiyorum.
Sadece, "Kendisinin çok zeki biri olduğunu sanıyordum" diyorum! Şimdi şu "Doğan meselesini" bir irdeleyelim.
Doğan 4 yıl önce ne demişti? "Benim sicil amirim Tayyip Erdoğan değildir" demişti?
Ayrıca demişti: "Hilton konusu Başbakan'ı neden bu kadar ilgilendiriyor? Ben Hilton konusunun İstanbul Belediyesi'nin yetki sınırları içinde olduğunu sanıyordum. Yoksa İstanbul Belediyesi'nin yönetimi de mi Başbakanlığa geçti?"
Peki aynı Aydın Doğan, bu konuşmadan birkaç ay önce ne demişti? Şunu demişti:
"Ben Başbakan'a 'Hilton arazisine ek binalar yapmak istiyorum' dedim. Ama Başbakan kabul etmedi."
Doğan'a şunu sormak lazımıdı. Ki sorulmuştu: "Sayın Doğan, siz Başbakan Erdoğan ile bu konuşmayı yaparken İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yönetimi Başbakan Erdoğan'da mıydı?"
"Ben Erdoğan'a rafineri izni için gittim. Başbakan bu rafineri için Ahmet Çalık'a söz verdiğini söyledi. Hatta aynı konuşmada Başbakan dedi ki: 'Bu işin arkasında Putin var, Berlusconi var'. Ben de ona 'Ona da verin ama bana da verin' dedim"
İşte üzerinden yıllar geçmesine rağmen bazı "Doğan silahşorları" tarafından ısrarla deşilmeyen nokta tam da burasıdır.
"Erdoğan-Doğan kapışmasının"
kilidi bu cümledir; bu cümle Erdoğan'ın niye meydan okuma ihtiyacı hissettiğinin bariz bir göstergesidir.
Berlusconi'nin, Emine Erdoğan'ın elini sıkmasına "habersel değer" atfedip bunu manşetlendirenler Başbakan'ın bu Putin ve Berlusconi beyanını neden haber haline getirmediler?
Düşünüyorum: Ya, Aydın Doğan bu skandal cümleyi Hürriyet yazı işlerine bildirmedi ya da bildirdi de Hürriyet'in yazı işleri Aydın Doğan'a inanmadı!
E, hani patronunuz Aydın Doğan "rafine bir medya patronu" idi?!
Düşünebiliyor musunuz, bir ülkenin başbakanı kendisinden rafine izni talep eden bir medya patronuna "Rusya ve İtalya liderlerine söz verdim" diyor ve fakat bu bir haber değeri bile taşımıyor.
Evet bu bir haber değeri taşımamaktadır çünkü böyle bir konuşma olmamıştır.
Üstelik Aydın Doğan'a böyle bir beyanda bulunan liderde, açık yazıyorum, mutlak surette bir zeka problemi var demektir.
Başbakan Erdoğan'da böyle bir zeka problemi olmadığına göre böyle bir konuşmanın geçmesi de mümkün değildir.
O halde geriye bir ihtimal kalıyor o da bunun tam bir "yalan" olduğudur.
Kaldı ki Hürriyet'in yalan haber yapma alışkanlığının bu gazetenin patronuna "sirayet" etmemesi de eşyanın tabiatına aykırıdır.
Bu arada Hürriyet'in bazı yazarları sıkılmadan diyor ki: "Başbakan Erdoğan'ın Deniz Feneri ile ilgili davadan haberi nasıl olur da olmaz? Haberi vardı ama sesini çıkarmadı."
Peki bu haber ilk kez Hürriyet'te ne zaman yayımlandı? Evet bu haber yaklaşık bir yıl önce Yalçın Bayer'in köşesinde yayımlandı.
O halde "o gün bugündür" niye Hürriyet "fikr-i takip" yapmadı?
Rafineri, Hilton inşaatı ve karasal yayın izni alamadığı için mi artık "o gün bugündür" denildi?!
Doğan sanıyordu ki Başbakan Erdoğan, Doğan'a biat edecektir; çünkü biat etmeyenlerin sonunun ne olduğunu herhalde Erdoğan mutlaka hatırlayacaktır.
İşte Doğan, elindeki medya gücünü şahsi emellerine alet eden ve basın özgürlüğü kavramını ranta çevirmekten zerre kadar gocunmayan böyle bir medya patronudur.
Tersini düşünelim: Düşününüz ki önümüzde yerel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçimi var. Böyle bir durumda iktidar partisinin lideri "Türkiye şartlarında" ne yapar?
Pek tabii ki, önceki hükümetlerin çoğunluğunun yaptığını yapar ve Aydın Doğan'a "mama" verir.
Ama ben normal şartlarda mamanın "ağlayan çocuğa" verildiğini biliyorum.
Mamayı yemeden önce ve yedikten sonra ise "milletin anasını her daim ağlatmak" gazeteciliğin şanından sayılıyor.

<p>Kayalarda yapılan incelemeler İznikli vatandaşların da dikkatini çekti. Çiçekli köyünde yaşayan F

Bursa´da Keşfedildi! 300 Milyon Yıllık...

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Göbeklitepe'ye rakip çıktı! Heyecanlandıran keşif

'Ev'lenen çifte 67 bin TL katkı