• $ 7,5575
  • € 8,9826
  • 473.93
  • 1111.96
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

CHP’nin bilinen hali

Demokrasilerin muhalefetin kalitesine son derece bağımlı olduğu sıkça CHP eleştirisi olarak kullanılan bir tespit… Gerçekten de hukuksal ve geleneksel çerçeve ne denli sağlam olursa olsun, demokrasilerde iktidarlar yoldan çıkma eğilimi gösterebiliyorlar. Demokratik zemine sahip çıkma işlev ve sorumluluğu ise muhalefete düşüyor ve doğru tavır iktidarların meşruiyet çizgisinden ayrılmamasını sağlayabiliyor. Türkiye gibi demokrasinin ne hukuksal ne de geleneksel sağlamlığının olduğu toplumlarda ise muhalefetin duruşu çok daha önemli. Öte yandan da muhalefetten böyle bir talepte bulunmanın ne denli hakkaniyetli olduğu sorusuna cevap vermek durumundayız. Çünkü ‘dökülen’ bir demokrasiniz varsa, muhalefetin sanki gökten zembille inmiş bir kalite timsali gibi ‘ayakta’ kalmasını beklemek gerçekçi değil.
Üstelik CHP’nin ilave sorunları var… Toplumsal tabanın bölünmüşlüğü yanında, parti ideoloji veya siyaset sandığı şeyin aslında tamamen bir kültürel kimlik ve yaşam biçimi farklılaşması olduğunu keşfediyor. Bu farkındalığın iki önemli uzantısından söz etmek mümkün. Birincisi, eğer tabanınızı bir bütün olarak tutmak istiyorsanız siyasi gündemi kimliğe ve yaşam biçimine doğru çekmeniz gerek. Aksi halde en basitinden daha batıcı olanlarla içe kapanma yanlılarını ya da Türk milliyetçileriyle kendisini ‘dünya vatandaşı’ hissedenleri yan yana tutamazsınız. İkinci olarak siyasi gündemin de kimlik ve yaşam biçimi alanında kalmasını sağlamanız lazım. Bunun en basit yolu kendi karşınızdaki siyasi hareketin de aslında bir kimlik ve yaşam biçimi kavgası verdiğini savunmak, tabanı bir karşıtlık temelinde mobilize etmek.
CHP için bu strateji bir fikri gelişmenin sonucunda ortaya çıkmış gibi gözükmüyor. Buna gerek de yok. Zaten karşılarında İslami duyarlılığa sahip, taşradan merkeze doğru akan ve kendi geleneksel hayat anlayışını yine kendi usulünce modernize ederek kamusal alana aktaran bir siyasi hareket var. Üstelik AKP hiç de mütevazı olmaya çalışan bir parti ve iktidar değil. Kendisini bir tarihsel misyonun taşıyıcısı olarak görüyor ve bunu bir yandan Osmanlı’nın muhayyel görkemine ve adalet anlayışına, diğer yandan Anadolu’nun mağduriyetine ve İslami kimliğin dışlanmışlığına bağlıyor. Bu kadarıyla kalsaydı AKP’nin CHP’yi rahatlatacak bir rakip olacağını söyleyebilirdik. Bunca yıldır ‘geri’ bulunmuş olan insanların, şimdi bir demokrasi ‘cilası’ taşısalar bile CHP’ye ve CHP zihniyetine gerçek anlamda alternatif oluşturması söz konusu kesim için öngörülebilir bir durum değildi. Rakip taşralı, İslami ve cemaatçi olduğu ya da göründüğü sürece CHP’nin Türkiye siyaseti üzerindeki manevi hegemonyasını zedelemek mümkün gözükmüyordu. Nitekim ‘merkez’ medya da yıllarca bu varsayım üzerinden ve epeyce özgüvenli bir biçimde davrandı. Bu memleketin ‘esas sahibi biziz’ duygusu son derece yaygındı ve halen de ortadan kalktığı söylenemez…
Ne var ki bu duyguyu zedeleyen çok kritik bir olay yaşandı. Laik kesime 2002 yılında sorulsaydı, AKP’nin niçin başarılı olamayacağını savunurken muhtemelen ekonomi alanındaki kaçınılmaz başarısızlığa atıfta bulunurlardı. Çünkü ekonominin laik kesimi ‘doğal’ olarak uyumlu kılan, İslami bir siyasetin ise uyumsuzluğunu ima eden iki yönü var. Birincisi küresel bir sistemde ekonominin kaçınılmaz olarak Batı ile ilişkiyi ima ettiğidir. Bu ilişki kendine has bir dil, davranış, tutum, yakınlık, hatta benzerlik gerektiriyor. Ekonomi dünyası ortak bir kültürün ve eğitimin kodlarını taşır. Yaşam biçimi bu kodların taşıyıcılığını oluşturur… Dolayısıyla taşralı, İslami ve cemaatçi bir yapıdan gelenlerin kentli, Batılı ve küresel bir disiplin alanında başarılı olmaları mümkün değildir. İkinci olarak ekonomi son derece ‘matematiksel’ ve rasyonel bir alan… Buradaki karar alıcıların sadece iyi okullara gitmiş olmaları yetmiyor. Kafalarının rasyonel çalışmaya yatkın olması lazım. Her halde zihni dini hurafelerle dolu birinin, ekonomi gibi maddi âlemin yasaları üzerine uzmanlaşmış bir alanda başarılı olması beklenemez.
Laik kesim AKP’nin ömrünün
fazla olmayacağına ‘doğal’ olarak inandı. İç dünyasında, AKP’nin kimliği ve yaşam biçiminin onu çöküşe mahkûm ettiğinden büyük ölçüde emindi. Bu nedenle ekonomi ve sağlık alanındaki
gelişmeler CHP için de tam bir şok
etkisi yarattı. Ancak CHP bu yeni durum karşısında siyasete dönmekte zorlandı, çünkü tabanı ‘rasyonel dindarlar’ gerçeğine hiç hazır değildi. Böylece
daha da akut bir biçimde kimlik ve yaşam biçimi kavgasına girildi. Demokrasi de böylece, ironik bir sonuç olarak,
iktidarın meselesi haline geldi.

Bir Dakikada Spor

Bir Dakikada Spor

Tarihi eserlere 'cerrah' hassasiyetiyle hayat veriyorlar

Tarihi eserlere ''cerrah'' hassasiyetiyle hayat veriyorlar

Yanlış uygulama yanığa sebep oluyor! İşte güzellik

Yanlış uygulama yanığa sebep oluyor! İşte güzellik merkezi seçmenin püf noktaları

'Efsane' İle Hayallerini Gerçekleştiriyorlar

''Efsane'' İle Hayallerini Gerçekleştiriyorlar