• $ 5,7377
  • € 6,3583
  • 272.777
  • 103072
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Vay, vay, vay; demek öyle

Vay be... Haber doğru ise eğer, basın özgürlüğü nasıl da ayaklar altına alınmış! Ne kadar büyük bir skandalın altına imza atılmış! Olacak iş mi şimdi bu?

Herkes ayakta…

Tepki üstüne tepki gösteriyorlar…

Cumhuriyet Gazetesi, haberi “Gazetemize yine yasak” başlığı ile vermiş. Çünkü, rakip bir basın kuruluşuna ait kitapevinde Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerinin satışı yapılmıyormuş.

Skandala bakın!

“Rezalet” dedikleri işte budur. Bu durum, İktidarın Türkiye’ye getirdiği halin açık bir fotoğrafıdır. Gösterilen tepki az. Bu büyük ayıp karşısında herkes ayağa kalkmalı. Tepki dalga dalga bütün Türkiye’ye yayılmalı.

Anlamışsınızdır, eğleniyorum, dalgamı geçiyorum. Onca ciddi mesele arasında izin verin de biraz bu tür konulara girip neşemizi bulalım.

***

Bakın size ne anlatacağım şimdi…

1990’lı yılların ikinci yarısıydı. O günlerde de Akşam Gazetesi’nin Ankara Temsilcisiydim. Güzel işler yapıyorduk ve tirajımızı 700 binlerin üzerine çıkartmıştık. Bu durum da kartelleşen medya patronlarını çileden çıkartıyordu. Bir sabaha karşı telefonum acı acı çaldı. Arayan gazetenin sahibiydi. Heyecanlı ve öfkeli bir ses tonuyla “haberin var mı” dedi:

-Aydın Doğan talimat vermiş. Akşam’ı dağıtmıyorlar. Bizim gazete balyalarını dağıtım kamyonlarından aşağı atıyorlar.

Çünkü, o günlerde gazete dağıtımı bir tekelin elindeydi. O tekel de kendileri gibi düşünmeyen, farklı bir yayıncılık yapan, üstelik her geçen gün tirajı artan Akşam’ı boğma kararı almıştı.

Tabi ki teslim olmadık…

Büyük bir mücadeleyi giriştik. Bir yandan gazete balyalarını sırtımıza alıp, sokaklarda kendimiz sattık. Diğer taraftan hukuki mücadele başlattık.

Tek başımızaydık biliyor musunuz? Bugün “özgür basın” diye yaygara yapanların hiç biri yanımızda yoktu. Cumhuriyet de onlardan biriydi. O da aleyhimize haberler yaptı.

Sonra kendi dağıtım şirketimizi kurduk. Akşam’ı gazete bayilerine götürüp kendimiz teslim ettik. Bu defa onlara tehditler başladı. “Satmayacaksınız” denildi:

-Aksi takdirde sizi yaşatmaz, boğarız.

TBMM’de basın tekelini kıracak kanuni bir düzenleme yapıldı. Bunlar, hukuku ayaklar altına alıp, ona da uymadı.

Hepsi bizi boğmak için el ele verdi…

Yazarları aleyhimize yazılar yazdı…

Cemiyetler, sendikalar gibi basın kuruluşları çıtlarını çıkarmadı. Hepsi, basın özgürlüğü ayaklar altına alınıp, kanunların çiğnenmesine seyirci kaldı.

Boğdular Akşam’ı! Satıldı ve yayın politikası değişti. Böylece basın karteli farklı bir sesi susturmuş oldu. Hepsi de bu operasyona omuz verdi.

İşte o günleri bildiğim için bunları iyi tanıyorum. “Basın özgürlüğü” konusunda ne kadar özürlü olduklarını bizzat yaşayanlardanım.

Müsaade edin de dalgamı geçeyim azıcık!

***

Neymiş, rakip bir medya grubu kendisine ait bir kitapçıda bunların gazetelerini satmıyormuş. Bunun adına da “yasak” deyip, ortalığı ayağa kaldırıyorlar.

Adı üzerinde rakip! Sözü edilen yer de kendisine ait bir iş yeri!

Dilerse sizin gazetenizi satar. İsterse de kapıdan içeri sokmaz. Kimse de onu yönlendiremez ve zorlayamaz; dayatmada bulunamaz. Faşizm mi var bu ülkede? “Yasakla” ve “basın özgürlüğünün kısıtlanması” ile ne ilgisi var bunun?

Şimdi gidip bir markete “İlle de şu ürünü satacaksın” diye baskıda bulunabilir misiniz? Ya da bir kitapçıya “Şu yayınevinin de kitabını satmak zorundasın” diye dayatabilir misiniz?

Yapamazsınız..

Buna rağmen, bir takım basın kuruluşları ayağa kalkıp, bu durumu “Basın özgürlüğüne darbe” olarak değerlendirmiş.

Hadi oradan…

Ben sizin cemaziyelevvelinizi ve basın özgürlüğü konusundaki defolarınızı iyi bilirim. O yüzden bırakın bu ideolojik tavırları ve boş işlerle uğraşmayı da basının gerçek sorunları ile ilgilenin. Sağınıza solunuza dikkatlice bir bakın, basın çalışanları bugün ne durumda! Fildişi kulelerden çevreyi kuş bakışı süzerek, ideolojik atışlar yapmakla olmuyor bu işler!

<p>Güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre, Hakkari kırsalında çıkan çatışmada teröristlerden

Mehmetçik´e Teslim Olan Kadın Terörist: İmkan Bulduğunuz Anda Örgütten Kaçın

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Korkutan görüntü! Dünden bu yana artış gösteriyor

Yer: Gaziantep... Havadan böyle görüntülendi