• $33,1952
  • €36,0226
  • 2551
  • 11156.2
26 Haziran 2024 Çarşamba

Savaş tamtamları

Bizim çevremiz zaten ateş çemberi. Yıllardır teyakkuz halindeyiz. Emperyalist güçlerin ilgi alanındayız. Kırk yılı aşkın süredir de onların taşeronu olan terör örgütünün hedefindeyiz.

Ama dünya da bugün istim üstünde. Savaş tamtamları çalıyor uzun süredir...

Sırbistan Cumhurbaşkanı uyardı. Üç dört ay içinde dünya genelinde büyük çatışmalar yaşanacağını söyledi.

Yabancı gazeteler, dergiler Üçüncü Dünya Savaşı'ndan bahsediyor. Televizyonlarda yorumcular hararetle bu konuyu tartışıyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sorular üzerine "Dünya savaş senaryolarını ciddiye almalı. Böyle bir risk var" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de dün partisinin grup toplantısında bu konuya değildi.

Zaten tablo ortada: Küresel ölçekte karşılıklı restler devam ediyor. Risk yabana atılamayacak cinsten. Küçük bir kıvılcım dört bir yanı alev topuna döndürebilir.

***

Şimdi biz dönüp kendimize bakalım...

Hazır mıyız?

Bu soruyu sorunca hemen aklıma ünlü Johnson Mektubu geliyor. Soydaşlarımıza karşı saldırılar ve katliamlar dayanılmaz hal aldığında İnönü Hükümeti Kıbrıs'a çıkartma yapma kararı almıştı. Bunun üzerine Amerikan Başkanı Lyndon B. Johnson bir mektup göndermişti.

"Bizim silahlarımızda bu harekâtı yapamazsınız" diyordu. Yetmiyor, bir de bizi NATO'dan çıkarıp, Sovyet İşgaline izin vermekle tehdit ediyordu. Çok aşağılayıcı ve incitici bir mektuptu.

Yapamadık o harekâtı. Olan biteni de sineye çekmek zorunda kaldık.

Peki, bugün öyle mi?

Değil elbette. Biz, Suriye'deki harekâtları ABD ve Rusya'ya rağmen gerçekleştirdik. Bugün de her ikisinin karın ağrısına rağmen oradayız. Irak'ta ise onlara rağmen bir düzenleme yapıyoruz. Dünyanın pek çok bölgesinde emperyalist güçlere meydan okurcasına askerimiz var. Karabağ'daki düğüm bizim verdiğimiz destekle çözüldü.

Nasıl oldu bu?

Savunma sanayimizi güçlendirerek. Onların bize vermediklerini, verdiklerinde ise şart koştuklarını kendimiz yaparak. Silah sanayiindeki millilik oranını artırarak.

***

Kolay olmadı bu iş. Atılan adımlar hep aşağılandı ve kirletilmeye çalışıldı. Hazımsızların içinden, yaptığımız İHA ve SİHA'ları çamaşır leğenine benzetenler bile çıktı. Hatta "Bunlar yenir mi içilir mi?" diye yazıp çizenler dahi oldu.

İşte çıktı ortaya. Yemek içmek kadar önemliymiş! Onlar olmasa yiyecek ekmeğimizi bile elimizden alacaklarını şimdi anladık.

Müsilaj takımına rağmen savunma sanayiinde gayet iyi durumdayız bugün. Her geçen dün de daha geliştiriyoruz. Ordumuz zaten tarih boyunca bir numara. Yabancıların içinden bile "NATO'nun en iyisi Türk askerleri" diye yazanlar çıkıyor.

Elbette savaş olmasın, arzu ederiz ki bu öngörüler gerçekleşmesin. Ama "İstiyorsan sulh, hazır ol cenge" sözünü de unutmamak lazım. Hazırız biz, iyi durumdayız. Hem de her şeyi kirletmeyi kendine görev edinen müsilaj takımına rağmen iyiyiz.

Demek ki neymiş? "Bunlar yenir içilir mi?" diyenlere itibar etsek, bugün tepemize kimin gelip oturacağını, kime muhtaç olacağımızı düşünüyormuşuz!

İyi ki yapmışız. İyi ki bunları dinlememişiz. O yüzden 1960'lardaki gibi değiliz. Bugün kara kara düşünmüyoruz, rahatız.

<p>Uçaklarda en güvenli koltuk hangisi?</p><p>Her şey saniyeler içinde oldu.</p><p>Yolculardan bir b

Uçaklarda en güvenli koltuk hangisi?

Yanardağ hareketlendi... Ülkede 3. seviye alarm verildi!

Tahta kaşık kullanıyorsanız dikkat

Bakırköy'de alt geçide çarpan tır devrildi! Aynı yerde daha önce 4 kişi hayatını kaybetmişti