• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
26 Haziran 2016 Pazar

OHHHH BEEE

Şöyle geriye dönüp bakıyorum… Biz, neler yaşamışız, neler!.. Onları hatırladıkça ‘Ne çektik biz be” demekten kendimi alamıyorum.
Oldum olası AB’nin Türkiye’ye yönelik dayatmaları, çifte standartları ve Avrupa’daki Haçlı Kafasına tepki gösterdim ben. Körü körüne ve ne pahasına olursa olsun Avrupa diyenlerden de hiç haz etmedim.
Yıllardır yazıyorum bunları…
Bugün yazmak kolay, atış serbest. Ama bir de Avrupa’nın kutsandığı, ne idüğü belirsiz değerlerinin yere göğe sığdırılamadığı dönemleri düşünün! O dönemlerde kelaynak kuşları misali birkaç kişiydik ve vebalı gibiydik.
Başbakan Mesut Yılmaz, sürekli olarak “Avrupa Treni’nin kaçacağı” tehdidi ile korkutuyordu milleti. Aslında O’ndan pek farklı olmayan, ama sürekli olarak “kayıkçı kavgası” yapan Tansu Çiller de öne çıkmak için atağa geçiyordu. Sağ elinin işaret parmağını ileri doğru uzatıp, sallayarak “Haydi Türkiye ileri” diyordu.
Her ikisi de Cennet vaat eder gibiydi bu millete.
Onlar adeta “Sirke baldan tatlıdır, Avrupa her şart altında haklıdır” tavırları sergilerken, Avrupalılar da yakaladıkları fırsatın gereğini yerine getiriyorlardı. Sömürge müfettişi edası ile açıklamalar yapıp, hemen her konuda Türkiye’ye ayar vermeye çalışıyorlardı.
Küçümsüyorlardı bizi!..
İnançlarımızdan vaz geçmemizi istiyorlardı!..
O günlerde de bugün yaptıkları gibi terörü ve teröristi destekliyorlardı!..
Arada bunlara “hooop, bir dakika” diyenler çıkıyordu elbette. O noktalarda bizim “şerefli Türk basını” devreye giriyordu. Ağır ve acımasız saldırılar başlıyordu. O isimlerin itibarsızlaştırılmaları için elden gelen yapılıyordu. Örnek mi istiyorsunuz? Rahmetli Ayvaz Gökdemir, Türkiye’ye karşı çirkin tavırlar sergileyen Alman Parlamanter Claudia Roth’a iki laf etti diye yerden yere vuruldu. Kendi partisi DYP bile bu saldırılardan ürküp, sipere yattı.

***

Avrupa, Türkiye’ye karşı haksızlık ettikçe yazdık…
Yazdık, ama hep yalnız kaldık! On parmaklarında on kara hemen üzerimize sürmeye başladılar:
-Seni AB düşmanı, seni medeniyet karşıtı…
Dedim ya, vebalı gibi tecrit etmeye kalktılar! Yalnız bırakmak için çırpındılar, itibarsızlaştırmak için ellerinden geleni yaptılar.
Biz “yahu yanlış var şurada” dedikçe, bunların standartsızlıklarını ve Haçlı Kafalarını ortaya koydukça, onlar Avrupa’nın avukatlığına soyundular.
Bugün, Türkiye’nin de gözden geçirilmesini istediği Gümrük Birliği’ndeki sakatlıkları yazalı yıllar oldu. Hatırlarsınız, o dönemde bunları yazmak cesaret işiydi. Çünkü, herkesin tozpembe bir Avrupa hayali sattığı günlerdi onlar. İşin ucunda “millet düşmanı” damgasını yemek bile vardı.
Evet, abartı değil, aynen öyleydi!
Haşa, Kabe gibiydi o dönemde Brüksel. Yaşadık biz bunları. Bugün herkesin söylediklerini dillendirince nasıl saldırılara uğradığımı, hangi suçlamalarla karşı karşıya kaldığımı ben bilirim.
Öyle güzel oynadılar ki bu milletle!
HHH
Ne pahasına olursa olsun ulaşılması gereken bir “kızıl elma” gibi önümüze konulan o birlik çatırdıyor şimdi.
Kendi aralarında itişip kakışıyorlar…
Maalesef kafaları da hiç değişmedi. Halen Türkiye ve İslam ile korkutuyorlar kendi vatandaşlarını. Bu Hıristiyan Kulübü olmaktan bir türlü kurtulamayan AB’nin en önemli figürü olan Papa da Ermenistan’a gidip, 1915 Olayları için “soykırım” dedi.
Alman Parlamentosu’nun aldığı “soykırım” kararı da dikkate alındığında, Avrupa’daki hakim bir zihniyetten bahsedebiliriz. O zihniyetin sözcüsü eski papalar “Türkleri yeryüzünden yok etmeliyiz. Bunları Hıristiyan yapmalıyız. Olmayanları da öldürmeliyiz” dediler. Bu planı da uygulayıp, Balkanlar’da, Kafkaslar’da milyonlarca soydaşımızı katlettiler. Avrupa’nın bugünkü tavrını anlayabilmek için Haçlı Seferlerine bakmak yeter. Ne diyor Cumhurbaşkanı Erdoğan? “Avrupa İslamofobik” diyor. Avrupa’nın uyguladığı çifte standardın artık gizlenemeyeceğinin altını çiziyor…
Doğru söylüyor!
Biz, ilk defa bizim gibi düşünen, doğruya “doğru”, yanlışa “yanlış” diyen kafamıza göre bir Cumhurbaşkanı bulduk.
Ohhhh beee…
Bazıları izin vermese de, takoz koyup, arıza çıkarmaya kalksa da tadını çıkarırız biz!

<p>Akşam Gazetesi Yazarı Kurtuluş Tayiz, 'Markar'ı çok erken kaybettik. Markar hayat, yaşam doluydu.

'Anıları ve geride bıraktıkları bize ışık tutacak nitelikte'

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi