• $13,5658
  • €15,3825
  • 772.093
  • 1809.65
13 Nisan 2017 Perşembe

“Hayır”ın şer ittifakı

Hepsi tek bir torna tezgâhından çıkmış gibi. Kendilerine hangi sıfatı yakıştırdıkları önemli değil. Siyasi yelpazenin sağında ya da solunda görünmelerinin hiçbir anlamı yok. Fotokopilerini çeksen, aynı görüntüleri alırsın.

Kemal Kılıçdaroğlu ne diyorsa, Meral Akşener de onu söylüyor. Selahattin Demirtaş’ın söylemleri ile Sinan Oğan’ın savundukları örtüşüyor. Avrupa’daki Türkiye karşıtları önümüze hangi argümanları koyuyorsa, bunlar da aynısını yapıyor.

Amaçları milleti bilgilendirmek değil…

Tek hedefleri, sandığa gidecek kitlelerin kafasını karıştırmak; diledikleri doğrultuna yönlendirmek.

Türkiye’nin önüne takoz koyma hedefi doğrultusunda her yol mubah!

Ülkenin önünü kesmeye çalışıyorlar. Sırtını PYD ve YPG’ye dayadıklarını söyleyenler, bu ülkede darbe yapmaya yeltenenler, kendilerine “milliyetçi” adını verenlerle el ele, kol kola aynı amaca yönelmiş durumdalar.

***

Yok, hayır, bu yapılanların adı “propaganda faaliyeti” değil. Bir başka ittifak bu! Adına “hayırcıların şer ittifakı” denilebilir.

Dikkat edin, hazırladıkları reklam filmleri bile buram buram suç kokuyor. Tamamı yanıltıcı ifadeler ve iddialarla dolu.

Yapılacak anayasa değişikliği “Cumhurbaşkanının temel haklarla ilgili kararname çıkaramayacağını” öngörüyor. Belli kontrol ve denetim mekanizmaları getiriyor. Bunların bütün söylemleri ve reklamları aynı noktada buluşuyor:

“Cumhurbaşkanı ülkeyi kararnamelerle yönetecek.”

Hemen ardından bir başka tekerleme geliyor:

“Tek adam rejimine hayır deyin.”

Doğru değil bu söyledikleri. Külliyen yalan.

Yalanlar o kadar çok ki, televizyonlara verdikleri reklamlarda, bütün basın yayın organlarının Cumhurbaşkanı’na bağlanacağı bile iddia edilebiliyor.

Ayaküstü 40 yalan söyleme becerileri var bunların!

***

Şu rezalete bakın:

Neymiş, anayasa değişikliği gerçekleşirse, üniter devlet yıkılacakmış. Türkiye eyaletlere bölünecekmiş…

Öyle olsa, Selahattin Demirtaş, cezaevinden “hayır deyin, hepimiz kazanalım” mesajı gönderir miydi hiç? Tam tersine zil takıp oynardı.

Bunları eskiden söyleseler, amiyane tabiriyle belki millet yerdi. Bölücü örgüt PKK’nın tarihi yenilgiye doğru gittiği bir dönemde söylemeleri çok ilginç! Adeta, bu örgütü ve onun siyasi uzantılarını kurtarmak, bölünmeye giden kapıyı açık tutmak ister gibiler.

Bu kadarla kalmıyor, yürüttükleri yalan bombardımanını “Atatürk” ve “Milli Mücadele” gibi soslarla da süslemeye çalışıyorlar. Buna karşılık, Atatürk’ün mücadele ettiği Avrupa’daki Türkiye düşmanlarıyla birlikte hareket ediyorlar.

Yalanın da bir sınırı var!..

Abartıp, bütün kampanyalarını yalan ve iftira üzerine kurdukları için de lime lime dökülüyorlar.

***

Kadın kalkmış, “Evet oyu verirseniz, kıdem tazminatlarına el konulacak, iş güvenliği ortadan kalkacak” diyor.

Nereden çıktı? Yuh derler buna!

Üstelik bu çarpıtmayı yapan, CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke. Aynen “Kılavuzu karga olanın” dedikleri gibi: Bunun Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da geçtiğimiz günlerde anayasa değişikliği gerçekleşirse, Cumhurbaşkanının lokantaları kapatacağını söylemişti.

Hangi birini dile getireyim? Yalan ve iftira o kadar çok ki, inanın insan ne tarafa yöneleceğini şaşırıyor! “Nerede doğru söylüyorlar?” diye bakıp, cımbızla ayıklamaya kalksan, o da mümkün değil gibi.

Bunlar siyasetçi öyle mi?

Geçiniz… Kendi halkını yanıltmak için çırpınan siyasetçi mi olur? Siyaset filan yapmıyorlar bunlar. Millete karşı suç işliyorlar. Halkı yanlış yönlendirip, bu ülkenin önüne takoz koymaya çalışıyorlar.

Durup dururken “şer ittifak” demedim bunlara. “Dindarım” diye ortaya çıkanı dinden uzak. “Solcusu” solcu değil, emperyalistlerle kucak kucağa. “Milliyetçi” olduğunu iddia eden, millete tuzak kurmakla meşgul. Hepsinin ortak özelliği de yalan, dolan, iftira. Hiçbir kutsalları yok bunların.

İşte o yüzden milletten okkalı bir tokat yemeleri kaçınılmaz. Bekleyelim, az kaldı.

<p>Peki, Türk Devletleri Teşkilatı'nın hedefi ne? Erdoğan'ın Türkmenistan ziyareti teşkilat için yen

BAE ile yeni dönem... Mısır ve İsrail ile ilişkiler normalleşir mi?

Yunus polislerinin zorlu eğitiminden kareler

Misafirlerini kendi tasarladığı 'dönen ev'de ağırlıyor

Çöpe gidecek malzemeleri dönüştürüp dünyaya pazarlıyor