• $28,9919
  • €31,2252
  • 1866.62
  • 7913.76
8 Ağustos 2023 Salı

Hani adalet, nerede?

Şimdi size şaka gibi bir mahkeme kararından bahsedeceğim. "Hani, nerede adalet" dedirtecek cinsten. Üstelik şahsımla, benimle ilgili...

Son günlerde adeta moda oldu. Sosyal medyadaki klavye kahramanları, alıyorlar telefonu ellerine ya da geçiyorlar bilgisayarın başına, sağa sola saldırıyorlar. Küfrün, hakaretin bini bir para!

Bunları bulmak zor, genellikle çoğu sahte hesap! Gerçek bile olsalar, ciddi bir araştırma yapıp, şahsi çabalarla yerini, yurdunu, kimliğini belirlemek gerekiyor. Çünkü ağ sağlayıcılar Türk adli makamlarına hiçbir bilgi vermiyorlar. Tabir-i caizse bizi adam yerine koymuyorlar.

Bu aşılması gereken ciddi bir sorun.

Savcılıkların da bu yüzden elleri kolları bağlı. Ortada suç olmasına rağmen, suçlu bulunamayınca "takipsizlik kararı" vermek zorunda kalıyorlar. O yüzden iş başa düşüyor, bulunca elbette gereğini yapıyoruz. Suç duyurusunda bulunuyoruz ve yargılanıp ceza alıyorlar.

İkinci aşama, "tazminat cezası" takibi başlıyor. Bu bir formalite aslında. Yargıtay Genel Kurul Kararı var. Ceza mahkemesinin aldığı karara, hukuk mahkemesi de uymak zorunda. Diyelim ki şahıs tehdit ya da hakaret gibi bir suçtan ceza almışsa, hukuk mahkemesi de tazminata hükmetmek durumunda. Sadece tazminatın miktarını belirleme hakkı var.

İşte garabet burada başlıyor. Daha önce de eski bir milletvekilinden talep ettiğim tazminatta başıma geldi. Bu ikinci.

Tazminat konusu Borçlar Kanunu'nda düzenleniyor. Manevi tazminat, kısaca "kişinin yaşadığı manevi zararın, acı ve kederin bir nebze olsun hafifletilmesi" amacını taşıyor. Siz kaç liralık dava açarsanız açın, miktarını hâkim belirliyor. Burada tazminatın "haksız zenginleşmeye" yol açmaması kriteri gözetiliyor.

Ben de bu kriteri gözetip, şahsıma hakaretten ceza alan bir kişiyle ilgili olarak sadece 10 bin liralık manevi tazminat davası açtım. Şaka gibi dediğim karar işte orada geldi.

Hâkim takdir yetkisini kullandı ve sadece 2 bin 500 liraya hükmetti. Bir gömlek parası bile değil. Ama onu da alamadım. Çünkü 7 bin 500 liralık bölümü reddetti. Bana takdir ettiği 2 bin 500 liralık bölümün de "reddedilen miktar üzerinden" karşı tarafa "avukatlık ücreti" olarak verilmesine hükmetti. Elime tek kuruş geçmediği gibi, yaptığım masraflar ve uğradığım manevi zarar yanıma kâr kaldı.

Şimdi soruyorum:

Böyle bir karar olur mu? Bir hâkim, karar vermekle yükümlü olduğu kanunun hem lafzına, ham de ruhuna aykırı bir karar verebilir mi?

Olamaz tabii, olmamalı, ama oluyor işte. Üstelik hiçbir müeyyidesi de yok. Adeta, "Ben böyle yaptım, işine gelirse. Senin neyine hak aramak? Bir daha sakın böyle bir işte kalkışma" der gibi! Sadece bir üst mahkemeye itiraz etme hakkı var. Onun için de 2 bin liraya yakın harç ve masraf etmek gerekli. Avukat parasını saymıyorum bile.

Bu, verilen bir yetkinin kötüye kullanılmasıdır. Buna hukukun üstünlüğü denilemez.

Üst mahkemeye gideceğiz elbette. Daha önce olduğu gibi hukuka aykırı bu karar da düzelecek. Ama o hâkimin göz göre göre verdiği hukuka aykırı bu hüküm yanına kâr kalacak.

Tekrar soruyorum:

Hani adalet? Nerede? Yok mu bunlara dur diyecek bir merci?

<p>Kocaeli'nin Gebze ilçesinde palet fabrikasında çıkan yangına müdahale ediliyor.</p><p>Barış Mahal

Kocaeli'de palet fabrikasında yangın çıktı

İşgalci İsrail'den Gazze'ye yeni saldırı

Rıza Çalımbay ve İsmail Kartal tercihini yaptı! İşte dev derbinin 11'leri...

Dikkat: Bu otomobiller 350 bin TL ile 450 bin TL arası! Kaçıran adeta pişman oluyor