• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
26 Ağustos 2013 Pazartesi

Eyvah, eyvah...

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Hiç aklıma gelmezdi, zorlasam dahi hayal edemezdim. 12 Eylül Darbesi’nden en çok zarar görenlerin, askeri darbelere haklılık kazandıracak bir tavır içine girebileceklerini kesinlikle düşünemezdim.
Ama önceki gün oldu...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Konya’da Mısır’daki askeri darbe ile ilgili olarak aynen şu sözleri sarf etti:
“Bu olanlarda Mursi’nin de parmağı vardır. Mursi de Mısır’ın bu hale gelmesinde pay sahibidir. Taraflara aklıselim tavsiye etmesi gerekirdi...”
İlginçtir...
Kenan Evren de 12 Eylül’ün ardından Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit için benzer ifadeler kullanmıştı. Yapılan askeri darbeyi savunurken, Türkiye’nin darbe ortamına gelmesinde siyasilerin “pay sahibi olduklarını” söylemişti.
- - -
Şimdi 12 Eylül günlerine dönelim...
Kenan Evren ve arkadaşları, bugün Mısır’da olanların aynısını sergilemişlerdi. Halkın oylarıyla seçilmiş siyasetçileri suçlamışlardı. General Sisi’nin Mursi’ye yaptığı gibi Türkeş, Erbakan, Demirel ve Ecevit’i gözaltına almışlardı. Bütün açıklamalarında darbenin sorumluluğunu onlara yüklemek istemişlerdi.
Sonra, bugün Mısır’da olduğu gibi geniş çaplı tutuklamalar yaşanmıştı. Soldan ve sağdan kimi yakaladılarsa gözaltına almışlardı. Onlar için özel “işkencehaneler” oluşturmuşlardı. Ankara Mamak’ta C-5 denilen yer, özellikle MHP ve ülkücüler için hazırlanmıştı. Orada günler, haftalar, hatta aylar süren insanlık dışı işkenceler yapılmıştı. Bu işkenceler yüzünden hayatlarını kaybedenler olmuştu.
Şimdi isim isim sıralamayayım. Ancak, bugün MHP saflarında olan pek çok insan o işkencehanelerden geçti. Oralarda gençlere ne kadar çirkin ve iğrenç işkenceler yapıldığını da yazmak istemiyorum.
Sonra ünlü “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası” açıldı. O davada, aralarında Alparslan Türkeş’in de bulunduğu 587 kişi yargılandı. Yüzlerce MHP’li hakkında “idam cezası” istendi.
Bütün bunlar yaşanırken, bugün Mısır darbecileri ne diyorsa, bizim darbeciler de aynısını söyledi.
İşte bu yüzden, Mısır’daki darbeye haklılık kazandırabilecek sözleri sarf edecek en son kişi MHP’nin başındaki isim olmalıydı. Ama Devlet Bahçeli bunu yaptı!
Şimdi, “Ama Türkiye’de Mısır’daki gibi halkın üzerine ateş açılmadı” diyenler çıkabilir. Doğru, ancak Türkiye’de darbeye direnen olmadı. Bizde de halk sokaklara dökülseydi, aynı sonucun yaşanılması kaçınılmazdı.
Nereden mi biliyorum? Çünkü, aradan yıllar geçtikten sonra, Kenan Evren kendilerine karşı bir hareket yapılması halinde cezaevlerindeki bütün tutukluların öldürülmesi emrini verdiklerini doğruladı.
- - -
Peki Devlet Bahçeli bütün bunları bilmiyor mu?
Biliyor elbette. Yine de MHP içinde bile çok tartışılacak bu sözler ağzından çıkıverdi. Çünkü, son dönemde Türkiye’de muhalefet sadece ve sadece Erdoğan’a endeksli yapılıyor. CHP’de de MHP’de de Başbakan ne derse tersini söylemek ve savunmak alışkanlık haline geldi.
Söylüyorlar, sonra da sıkıntıyı kendileri çekiyorlar.
MHP, kısa bir süre önce sırf Erdoğan’ın önünü kesmek için yıllarca savunduğu 9 Işık’taki “Başkanlık Sistemini” bile bir köşeye atmadı mı? Yıllarca söylediklerinden farklı bir tutum içine girmedi mi?
Durum bu olunca, Mursi için söylenenleri de yadırgamamak lazım!
Apaçık ortada:
Türkiye uzunca bir süredir muhalefet üretemiyor. Kamuoyu araştırmaları da bunu açıkça ortaya koyuyor. Ana Muhalefet ve MHP’nin oyları üst üstü konulduğunda bile İktidarın arkasındaki desteği yakalayamıyor. Bu tablo da Türkiye’deki muhalefet partileri ve muhalefet anlayışında ciddi bir revizyona ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor!

<p>Murat Göğebakan... Adanalı bir ailenin  çocuğu olarak dünyaya geldi.</p><p>Ailesinin işleri dolay

Vefatının 7. yıl dönümünde anılıyor

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı