• $8,6738
  • €10,3369
  • 500.261
  • 1404.79
30 Kasım 2013 Cumartesi

Dershane de dershane...

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Sokakta konuşulmuyor, vatandaşın çok da umurunda değil. Buna rağmen günlerdir siyasetin en önemli gündem konusu dershaneler. Denemesi bedava, çıkın vatandaşa sorun; “Size göre Türkiye’nin önemli sorunları nelerdir?” deyin…
Dershaneler kaçıncı sırada yer alır acaba?
Ya da sıralamaya girebilir mi?
Biz hep birlikte sabah akşam dershaneler konusunu tartışırken, buyurun bu soruların cevabını siz araştırın!
Sahi, dershanelerin vatandaş açısından önceliği nedir, kaçıncı sırada yer alır?
- - -
Bir “teşebbüs hürriyetidir” tutturulmuş gidiyor…
Genellikle, dershanelerin kapatılmasının anayasadaki “teşebbüs hürriyetine” aykırı olacağı söyleniyor. Yapılacak düzenlemeyi, Anayasa Mahkemesi’nin iptal edeceği iddia ediliyor. O da olmazsa AİHM’in kapısının çalınacağı belirtiliyor.
Ancak, bizim anayasamızda başka düzenlemeler de var. Türkiye Cumhuriyeti bir sosyal devlet. Eğitimde herkese fırsat eşitliği sağlanması gerekiyor.
Peki dershaneler bu fırsat eşitliğini sağlıyor mu?
Bence hayır. Çünkü dershaneler amme hizmeti yapmıyor. Onlar ticari müesseseler. Parası olan dershaneye gidiyor. Daha fazla parası olan daha da iyisini tercih ediyor. Fakir fukara çocukları ise, sınavlara evde kendi başına hazırlanmak zorunda kalıyor.
Doğru mu bu sistem, adil mi?
Tabii ki adil olduğu söylenemez. Bence hiç vakit kaybetmeden bir an önce değiştirilmesi gerekli.
Ayrıca, konuya “teşebbüs hürriyeti” açısından yaklaşmak son derece yanlış! Çünkü ortada eğitim gibi oldukça hassas bir konu var. Dershaneler ise bir bakkal dükkânı ya da market değil.
Devlet, bu konuda düzenleyici olmak zorunda!
- - -
Nitekim kısa bir süre öncesine kadar
dershanelerle ilgili bir fikir birliği de vardı. Dershane düzeni bildim bileli herkesin şikâyet konusuydu. Siyasi partiler, her seçim döneminde vatandaşın karşısına çıkıp dershanelerin kapanması gerektiğini söylerlerdi.
Garip bir şekilde şimdi fikir değiştirdiler. Dershaneler üzerinden siyaset üretip hükümete yükleniyorlar:
-Dershaneler kapatılamaz…
İşte CHP’nin 2011 Seçim Beyannamesi’nde dershanelere bakışı:
“Dershaneye gitmek, üniversite eğitimi almanın ön koşulu haline gelmiştir. Oysa pek çok aile maddi zorluklar yüzünden çocuklarını dershaneye gönderememektedir. Dershanelere yapılan harcamaların, sınav ekonomisinin boyutları, Türkiye’nin eğitim yatırımlarıyla karşılaştırılır hale gelmiştir. Bu durum, dershanelerden yararlanan ve yararlanamayan çocuklar gibi bir eşitsizliği de beraberinde getirmiştir.”
Bitmiyor, devam ediyor…
CHP, Seçim Beyannamesi’nde dershanelerin özel okul statüsüne veya meslek okulu ve kurslarına dönüştürülmesini istiyor.
Bugün, hükümetin yapmak istediği de bu!
MHP’nin de durumu farksız. MHP de yıllarca meydanlarda vatandaşa “Dershanelerin, okulların işlevlerini üstlenmesinin önüne geçileceği” vaadinde bulundu.
Şimdi bunların hepsi unutuldu. Muhalefet dershaneci oldu. Dershaneler üzerinden hükümete yaylım ateşi sürüyor…
Bu işte bir yanlışlık var!
- - -
Üstelik olay dershane tartışmasının boyutlarını da aştı. İflas etmiş tüccar misali eski defterler karıştırılıyor. Olay, farklı noktalara ve farklı tartışmalara çekilmeye çalışılıyor.
Şimdi benim bir teklifim var:
Dershanelere gidemeyenlere değil, “tuzu kuru” tabir edilen ana babalara, dershanelerde yarış atına döndürülmüş çocuklara soralım. Onlar ne diyorlar, görüşlerini alalım.
Hiç şüphe etmiyorum ki, onların büyük bölümü bile “Kurtarın bizi bu ıstıraptan” cevabını verecektir.
Tabii eğer mesele sadece dershaneler ise!

<p>Seda Sayan ve Uğur Arslan'ın sunuculuğunu üstlendiği bir  döneme damgasını vuran Evleneceksen Gel

Solmaz Çiros, Armağan Çağlayan'ın programını terk etti

Altyapı çalışmaları sırasında bulundu! Osmanlı dönemine ait

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Haziran 2021)

DSİ'nin yaptığı gölet hayvancılığı geliştirip köye dönüşü hızlandırdı