• $33,1952
  • €36,0226
  • 2551
  • 11156.2
9 Temmuz 2024 Salı

Çoban

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin bir gerçeğine dikkati çekti: "Bugün 25 bin Afgan çoban giderse tarım ve hayvancılık kalmaz" dedi.

Yalan değil, doğru.

Ama bilen bilmeyen herkes tartışmaya girdi. "Skandal açıklama" diyenler çıktı. "Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bakanı bunları söyler mi?" türünden değerlendirmeler yapanlar bile oldu.

Niye? Bu ülkenin bakanı gerçekleri söylemesin mi?

Üstelik bu mesele artık ekonomik bir tartışma olmaktan çıktı. Kültürel bir mesele haline geldi. Bizim insanımız çobanlık yapmak istemiyor. Hayvancılık yapan aileler bile çocuklarını başka alanlara yönlendirmeye çalışıyor.

Bildiğim pek çok örnek var. Ailenin büyük bir sürüsü bulunuyor. Ama çocukları şehirde güvenlik elemanı olarak çalışmayı tercih ediyor. Hatta şehirde boş boş oturan örnekler var karşımızda.

Çobanlık kalifiye eleman ister aslında. Önemli bir birikime sahip olması gerekir. Ama o kadar hırpalandı, o derece ayaklar altına alındı ki, artık köylerde bile çobana kız vermiyorlar.

Para meselesine gelince...

İhtiyaç artınca, aylıklar da çok yükseldi. Eskidendi o asgari ücretle çoban çalıştırmak. Çok ciddi paralardan bahsediliyor. Ama yine de bulunamıyor. O yüzden de sektör Afganistan'dan gelen Özbekler üzerinden ayakta kalıyor. Merak eden herhangi bir şehrin kırsal bölgesinde dolaşsın. Her yer çekik gözlü çobanlarla dolu.

***

İyi kötü bilirim bu işi. Konu, bugünün meselesi değil. Uzun yıllar öncesine dayanıyor...

Damızlık sığır yetiştirdim. Ankara Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği'nin de üyesiydim. En büyük sıkıntım çoban bulmaktı. O zamanlar Afgan çalıştırmanın yasal alt yapısı yoktu. Ayrıca, başında bulunmadığım için sürüyü ne olduğu, kim olduğu belli olmayan bir yabancı uyrukluya teslim etmek de akıl işi değildi.

Bulmadım Türk çoban. Bulduklarım da sıkıntılı çıktı. O yüzden 2008 Yılında sattım hepsini ve çekildim. Ayrıca, benim durumumda olan çok insan tanıyorum.

Doğru söylüyor Bakan Bolat. Türkiye'nin gerçeği bu!

Tarımda da durum farklı değil. Afganlar ve Suriyeliler çekilirse, meyveler ağaçlarda, mahsul de tarlada kalır. Belki çok rahatsız olacaklar çıkacak, fakat bu durum Türkiye'deki gelişmenin de göstergesi. Bizimkiler ağır işlerde çalışmak istemiyorlar.

Farklı şartlarda gelişse de, durumumuz özü itibarıyla 1960'lı yılların sonundan itibaren Almanya'nın sanayi tesislerini çalıştırmak için Türkiye'den işçi transferi yapmalarına benziyor.

Kim ne derse desin, kim aksini iddia ederse etsin, tablo ortada. İhtiyaç var onlara.

***

Kolaycı söylemlerle, "Ülkemde Afgan ve Suriyeli istemiyorum" demekle olmuyor bu iş. Tam tersine isteyenler, şiddetle ihtiyaç duyanlar ve gittikleri zaman sıkıntıya girecekler var. Ayrıca "Daha da gelsinler. Buraya çöreklensin, otursunlar ve gitmesinler" diyen de yok zaten.

Ortada fiili bir durum var!

Bu gerçeği göz önüne alarak gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Karşımızdaki en büyük engel ise, bu konuyu siyasi istismar vesilesi yapanlar. Türkiye'nin gerçeklerine çok uzak, sadece yara kaşıyor ve istismar ediyorlar. Oysa sağlıklı düşünüp meseleye çözüm bulmamız gerekiyor.

<p>Esenköy beldesinde kıyıların ve açıklarında çok sıkılıkla görülen yunuslar bu kez drone ile kamer

Yalova'da ortaya çıktılar... Görsel şölen böyle görüntülendi

Ticaret Bakanlığı ekipleri İstanbul'da market ve restoranları denetledi

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50'nci yılı! TCG Anadolu Gemisi geçit törenine hazır

Kastamonu'da şaşırtan olay! Söğüt ağacının gövdesinde kiraz ağacı büyüdü