• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
3 Ocak 2024 Çarşamba

Cezalandırmış!

Adı önemli değil. Sadece cahil, belki de ruh dünyasında problemli bir saldırgan. Yolda yürüyen ve elinde Kelime-i Tevhit Bayrağı taşıyan birine yumrukla saldırmış.

"Yok, o hilafet bayrağıydı, cezalandırdı" diyorlar. Öyle değil, ama öyle olsa bile ne değişir?

Her şart altında barbarlık, vandallık ve saldırganlık bu. Herkes, her suç işlediğini düşündüğü birini cezalandırmaya kalkarsa, kan gövdeyi götürür bu ülkede! Bir başkası da farklı bir değerlendirme yapabilir. Bunları söyleyenlerin suç işlediğini düşünebilir ki, "ihkak-ı hak" anlamına gelen bu söylemler suçtur. O da onları cezalandırmaya kalkabilir.

Olmaz tabii öyle şey. Türk Ceza Kanunu denen bir düzenleme var ülkemizde. Kararı o verir. Dağ başı mı burası?

"Gençtir, hassasiyet göstermiştir" diyenler de çıkıyor ki, onların söyledikleri ise evlere şenlik. Müslüman düşmanlığını hassasiyet olarak gösteriyorlar. Bu, çok daha sıkıntılı bir söylem!

Bir de "Yok öyle değil, kuralları savunuyor bu çocuk" gibi söylemlerle konuyu çarpıtmaya çalışanlar var ki, milletin aklı ve feraseti ile alay ediyorlar. Saldırganın sosyal medya paylaşımlarının büyük bölümü İngilizce. Belli ki Batıya hayranlık duyuyor, kendisini onlara daha yakın hissediyor. Hilafet denilen kurum ise, Batı'daki Papalığın karşılığı. Türkiye'de Hilafet yok, ama Batı'da var. Madem saldırganlığına ket vuramıyor, gitsin eylemini orada gerçekleştirsin.

Kısacası...

Ne yaparlarsa, ne kadar çırpınırlarsa çırpınsınlar olmuyor. Söylenenlerin tamamı zırva! Ortada bir hukuksuzluk ve saldırganlık var. Yapılan eylemin savunulacak bir yanı da yok.

***

Buna rağmen, koca koca adamlar bu rezilliği ve saldırganlığı haklı gösterebilmek için paralıyorlar kendilerini...

Lafa geldi mi de, "medeniyet", "hak", "hukuk", "adalet" nutukları atıyorlar. Hani nerede hukuk?

Çadır devletinde bile olmaz böyle bir anlayış! Ama peşlerine takılacak taraftarlar buluyorlar işte.

İstenen de bu zaten. Bir perde kapanıyor, diğeri açılıyor. Ama sahnelenen oyun hep aynı. Dün, "sağ-sol", "Alevi-Sünni", "laik-anti laik", "Türk-Kürt" kavgasını körükleyenler, bugün de "Atatürkçüler-Atatürk karşıtları" üzerinden sonuç almaya ve ekmek yemeye çalışıyorlar bu ülkede. Ellerinde de ıslık çaldıklarında koşacak mebzul miktarda aparat var.

Adı profesör, gazeteci, sanatçı, siyasetçi olmuş ne değişir? Köksüz, değersiz, ortalıkta yaprak gibi uçuşan, üstelik sorgulamayan, kesin inançlı kitleler kullanılıyor sürekli olarak.

Bir de oyunun senaryosuna "Ülke uçuruma doğru gidiyor, kurtaracağız" replikleri eklenince, bol miktarda figüran bulunabiliyor.

Madem konu Hilafet ve Atatürk, 3 Mart 1924 tarihli Hilafetin İlgası İle İlgili Kanun'a bakmalarını tavsiye ederim. Madde aynen şöyle:

"Halife halledilmiştir. Hilafet, Hükümet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan Hilafet makamı mülgadır."

Neymiş, Hilafet Hükümet ve Cumhuriyet'e devredilmiş! Sonra Anayasa değişti ve bu hüküm düştü tabii.

Hüküm düştü, ama bu alan da boş bırakılmadı. Mustafa Kemal Paşa, yerine Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kurdu.

Bunları bilmez tabii cahiller, sadece itişip kakışırlar...

<p>Manisa'nın Saruhanlı ilçesinde, refüjdeki aydınlatma direklerine çarparak devrilen kamyondaki sür

Manisa'da kamyon devrildi: 1 ölü 1 yaralı

İkinci el araba alacaklar dikkat: Bu otomobiller 50 bin TL ile 250 bin TL arası!

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi