• $8,3149
  • €10,1006
  • 489.915
  • 1440.59
12 Mayıs 2016 Perşembe

Baydemir komşu olursa…

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Yıllardır yaza yaza kalemde mürekkep kalmadı; söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. Biz gerçeği ortaya koyduk, onlar kıvırdı. Bu adamlar gerçek amaçlarını, ulaşmak istedikleri hedefleri sürekli olarak sakladı ve çarpıttı.

Oysa daha ilk günden yapmak istedikleri de ulaşmaya çalıştıkları hedefleri de belliydi. Hep ayrılık tohumları ektiler, sürekli olarak fitne ve kin ürettiler. İçten içe bir düşmanlık sergilediler.
Apaçık ortadaydı. Görünüyor ve anlaşılıyordu. “Birlik ve beraberlik” nutukları atarken yalan söylediler.
“Hedefimiz Türkiye partisi olmak” derken, göz boyamaya çalıştılar.
“Kardeşlikten” bahsederken, bu milleti birbirine düşman etmek için ellerinden geleni yaptılar.
Biraz bitleri kanlandı, kendilerine göre azıcık ümit ışığı gördüler, güvenlikleri çevreler “yürüyün haydi” sinyali verdi, gerçek kimliklerine büründüler. Artık dün söylediklerinin tam tersini dillendiriyorlar.
Selahattin Demirtaş, “ayrı parlamento” diyor. Osman Baydemir, “Tek çatı altında yaşayamadığımıza göre komşu olalım” türünden laflar sarf ediyor…
Tiyatro bitti. Artık gerçek yüzlerini gösteriyorlar.
* * *
Kim bunlar?.. Biraz geçmişe uzanıp bakalım...
Bir süre “silahlı halk ihtilalini” savunan Marksist-Leninist sol grupların içinde arz-ı endam ettiler. Sıkışınca da Türkiye’den kaçıp baba Esad’ın apış arasına sığındılar. Doğal olarak Suriye’de “emir eri” işlevi gördüler. Oradan ve Hafız Esad’ı yönlendiren daha etkili çevrelerden aldıkları talimatları yerine getirdiler.
İlk zamanlar, asker ve polisin karşısına pek çıkamadılar. Sık sık köy bastılar. Yaşlıları ve kadınları kurşuna dizdiler. Sergiledikleri eylemler sonucu “bebek katili” olarak anılmaya başladılar.
En çok da Kürt kanı döktüler.
Hatırlayanlar vardır. Geçmişte KAVA, RIZGARİ ve KUK gibi silahlı ve ayrılıkçı Kürt gruplar bile bunlara “Kürt düşmanı” damgasını vurdu.
Sonra unutuldu bunlar, sözde Kürtler adına hareket eder oldular. Buna karşılık en büyük acıyı da o insanlara çektirdiler.
Yıllar boyunca bu topraklarda kan ve gözyaşı ürettiler.
* * *
Merkez belli, Kandil’de. Selahattin Demirtaş ve Osman Baydemir türü sözde “siyasetçiler” hiçbir zaman bu silahlı yapıdan bağımsız davranmadılar. Kandil, PKK ve KCK ne derse, onu yaptılar.
PKK kan döktü, bunlar zevkten dört köşe el ovuşturdu. Terör, asker ve polise hain pusular kurdu, bunlar zil takıp oynadı.
Türkiye’ye kim düşmanlık sergilerse, bunlar onun yanına koştu. Hep kucağımızda oturup, sakalımızı yoldular.
Hiçbir zaman meşru siyaset yapmadılar. Hep kitleleri ve fikirleri silahla bastırıp, yönlendirmeye ve sonuç almaya çalıştılar. Akıttıkları oluk-oluk kana rağmen, yine de Kürt vatandaşlarımız üzerinde hedefledikleri hâkimiyeti sağlayamadılar.
Şimdi de kalkmış, “Biz istedik ama olmadı” türünden açıklamalar yapıp, ayrılıkçı söylemlerine meşruiyet kazandırmaya çalışıyorlar.
Oysa hiçbir meşru dayanakları yok.
* * *
DAEŞ denilen terör örgütü neyse, bunlar da o! Hiçbir farkları yok birbirlerinden. Kandil’dekiler de aynı, Ankara’dakiler de!..
Evin içini yangın yerine çevirdiler. Yaktılar, yıktılar, çaldılar, çırptılar. Kardeşlerini arkadan hançerleyip, bedeli mukabilinde dışarıya sattılar. Bütün kutsalları ayaklar altına alıp, çiğnediler.
Şimdi de utanmadan ve sıkılmadan “Olmadı, bari komşuluk yapalım” diyorlar.
Tabii ki olmaz, Türkiye bölünmez bütünlüğünden taviz vermez. Demirtaş ve Baydemir gibilere pabuç bırakmaz. Hayal bunlar. Buna rağmen, diyelim ki oldu, geldiler, çadır kurup yanımıza oturdular.
Evin içindeyken yaptıklarının aynısını, hatta bin beterini yaparlar. Devlete de millete de hayatı zindan ederler. Çekilmez bunların ihanetleri.
Demek ki…
Türkiye’nin önünde tek çare ve tek yol var: Sırtlarını dayadıkları terör örgütünü etkisiz hale getirirken, bunlara da anladıkları dilden cevap vermek. Artık dokunulmazlıklar konusunun bekletilmeye ve savsaklanmaya tahammülü kalmadı.

<p>İşgalci İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik müdahalesi devam ederken,

Kudüs'te tepki çeken görüntü! Mescid-i Aksa'dan alevler yükselirken Yahudiler Kudüs Günü'nü kutladı

''Mucize bitki''nin hasadına başlandı

Define arar gibi aradılar! Yüksek fiyatlara alıcı buluyor

Sinovac'dan aşı açıklaması: Türkiye'ye üretim lisansı verdik