• $32,5227
  • €34,9745
  • 2433.59
  • 10471.3
27 Eylül 2022 Salı

Ateşe atlayanlar

CHP'den seçilip Meclis'e girdi, İstanbul Milletvekiliydi. İslam'a ve Müslümanlara şaşı bakan tavırlarıyla öne çıkıyordu. Kendi ifadesi ile onları "yobaz" olarak görüyordu. Kimse O'na dokunmadı, "Sen yanlış yoldasın" diyen olmadı. Tersine, 3 dönem boyunca CHP'nin en yüksek karar organı olan PM üyeliğine seçildi.

Ama Sera Kadıgil kendini daha rahat hissetmek istedi. Çünkü CHP artık alerji duyduğu kesimlere şirin görünmek için taktikler geliştiriyordu. Oya ihtiyacı vardı ve eskisi gibi açıktan mücadele etmiyordu. O da "İnandığım değerleri açıkça ve yüksek sesle savunmak için Türkiye İşçi Partisi'ne geçiyorum" dedi ve CHP'den ayrıldı.

O günden bu yana da daha rahat hareket ediyor...

Geçtiğimiz gün bir televizyon programına çıktı. "Diyanet kapatılsın" dedi. Diyanet'in İslam'a ve Müslümanlara yaptığı hizmetleri "kara propaganda" olarak değerlendirdi. Kuran Kursları açanlara hapis cezası verilmesini savundu. Hızını alamadı, İmam Hatip Liselerinin de Diyanet gibi kapatılmasını istedi.

Ne bu?

Konuşurken yaptığı el kol hareketleri ve kullandığı üslup da gösteriyor zaten. İslam'a karşı açıktan yürütülen tam bir savaş!

Üstelik Sera Kadıgil yalnız değil. CHP içinde kendisi gibi düşünen çok insan var. Onlar da zaman zaman gösteriyorlar dişlerini. Aksi takdirde Kadıgil, CHP'nin en yüksek yönetim organı olan Parti Meclisi'ne üç dönem boyunca seçilemezdi.

***

Kadıgil örneği ortada durur ve bu tür çıkışlar yaparken, CHP de "helalleşmekten" bahsediyor. Kılıçdaroğlu mütedeyyin insanların ağzına bir parmak bal sürmek için elinden geleni yapıyor. Herkese mavi boncuk dağıtıyor...

Çünkü oya ihtiyacı var! Daha düne kadar aşağıladığı, hayatı zindan ettiği, yerden yere vurduğu kesimlerden oy devşiremezse, sonuç alabilmesi mümkün değil.

Peki, samimiyet testi için elimizde var mı bir imkân? Tabii ki yok. Buna karşılık, tam tersi birtakım gelişmelerin olabileceğine dair pek çok veriye sahibiz. Kılıçdaroğlu, yerel seçim öncesi kazandıkları belediyelerden tek bir işçinin çıkarılmayacağına dair söz üstüne söz vermişti.

Ne oldu? O söz tutuldu mu? Tam tersi gerçekleşti, bir değil, binlerce insan kapının önüne konuldu.

***

CHP'nin "helalleşme" operasyonu neye benziyor biliyor musunuz?

Uçurumun kenarında veya ateşin etrafında toplanan insanlara "atla" denilmesine! "Haydi atla" diyor ve ekliyorlar:

-Söz bir şey olmayacak.

Bu işin reklam ve propagandasını yapanlara bakıyoruz, onlar da daha düne kadar "Bakın bunlar toplu halde namaz kılıyor" diye insanların en temel haklarını ellerinden almak amacıyla cami cemaatini sağa sola gammazlamaya çalışan yazar ve çizerler.

Ellerinde bir de beklediklerini bulamayan, şu veya bu sebepten geçmişte birlikte yol yürüdükleri çevrelere kin ve nefret besleyen bir güruh var. Onları en öne yerleştirmişler, geniş kitlelere "gel, gel" yapıyorlar.

Manzara budur vesselam...

Şimdilik illüzyonlarla götürüyorlar işi. Sonuç alırlarsa, bu iş İstanbul'da kazanılan belediye seçimlerine döneceğe benziyor. Gözünü karartıp atlayanlar, "Dün dündür, bugün de bugün" cevabı ile karşılaşırlarsa, hiç mi hiç şaşırmam.

<p>Yer Hakkari'nin Yükseova ilçesine bağlı Kısıklı köyü.</p><p>260 haneli yaklaşık 1500 nüfuslu Kısı

Türkiye'de tek: İmece usulü kurban!

Etiyopya'da müzedeki dev kaplumbağa görenleri şaşırtıyor!

Dünya bizimkileri konuşuyor! ''Türkler mücevherine güvendi''

Milliler inanmış bir kere!