• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
15 Eylül 2016 Perşembe

30 yıllık mesele

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Zaman zaman Türk Silahlı Kuvvetleri adına açıklamalar yapılıyor. PKK Terör Örgütü’ne yönelik operasyonlar hakkında bilgiler veriliyor…

“Örgütün cephaneliği vuruldu” deniliyor:

-Art arda çok sayıda patlama gerçekleşti.

“Nerede olmuş” diye bakıyorsunuz. Kuzey Irak’ta ya da Suriye’de falan değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırları içinde. Bizim topraklarımızda.

Bir başka açıklamada “örgüt kamplarından” bahsediliyor. Onlara yönelik hava harekatına ilişkin bilgiler paylaşılıyor. Onlar da Irak ya da Suriye’de değil. Mesela Çukurca’da veya Türkiye’nin başka bir bölgesinde.

İç acıtıcı, ama gerçek. Terör örgütleri, NATO’nun ikinci ve dünyanın önemli askeri gücü olan Türk Ordusu’nun yanından geçip, burnunun dibinde yuvalanmışlar.

Tam bir “ört ki ölem” durumu!

***

Bugünün, dünün meselesi değil bu. Tam 30 yıllık acı bir hikaye…

15 Ağustos 1984’te birkaç yüz kişiyle Siirt’in Eruh ve Hakkari’nin Şemdinli ilçeleri basıldı. 21:30 sıralarında bu iki ilçeye giren silahlı kişiler bir askerimizi öldürüp, 12 kişiyi yaraladı. Jandarma’ya ait ağır silahlarla birlikte bol miktarda mühimmat gasp etti. Ziraat Bankalarına soyma girişimleri düzenlendi, personelin evlerine baskınlar yapıldı.

Abdullah Öcalan’ın emriyle gerçekleştirilen PKK’nın ilk silahlı başkaldırı hareketiydi bu. Sonra başkaları geldi.

Hemen bir Hükümet açıklaması yapıldı:

-Üç-beş çapulcu…

Daha sonra olaylara genellikle böyle yaklaşıldı. O “çapulcular” büyüdü, palazlandı ve bugünkü noktaya geldi.

***

Geçmişte çok vahim gelişmeler yaşanırken, bunların tamamı vatandaşın gözünden uzak tutuldu. “Dikkat tehlike büyüyor” diyenlerin de sürekli olarak sesleri kesilmeye çalışıldı.

Kimler mi yaptı bunu?

Bürokratlar, siyasetçiler ve devlet yöneticileri. Hep yangını gizlemeye çalıştılar. Lafı hiç evirip çevirmeye gerek yok. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından TSK’da yapılan düzenlemeleri eleştirip ahkâm kesen eski yöneticiler de onların arasında.

1993 YılıydıTBMM’de bir Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu kuruldu. Araştırdı, inceledi, 1995’te de raporunu yazdı.

O raporun en önemli bölümü, yaşanan ihaneti sıralanmasıydı…

Özetle, PKK denilen terör örgütünün palazlanmasına yol açan hatalar, ihmaller ve ihanetler ortaya konuluyordu. Buna yol açan idareci ve siyasetçiler hakkında soruşturma açılması isteniyordu.

Tabii hemen harekete geçildi…

İktidar Partisi DYP’nin içindeki isimlerini de bildiğimiz belli güçler, raporu karalama yarışına girdiler. Komisyonun 6 DYP’li üyesinden 5’ine “ret” oyu verdirdiler. En önemlisi de dönemin öne çıkan “milliyetçi” isimleri ile birlikte Başbakan Tansu Çiller de plan doğrultusunda yönlendirildi. Rapor reddedildi, kadük oldu. Operasyon da tamamlandı.

***

O günleri yaşayan, Komisyon Başkanı Kırıkkale Milletvekili Sadık Avundukluoğlu’nun pek çok bilgiyi paylaştığı ve gelişmeleri bilen biri olarak söylüyorum:

Geçmişte de devletin içinde FETÖ benzeri çeşitli oluşumlar, çeteler, menfaat ve güç odakları vardı. Onlar milletvekili seçtiriyor, onlar bakan isimleri belirliyordu. Zaman zaman “bakan” dediğimiz “kukla” isimler göreve getiriliyordu.

Bakın, dış etkileri ve yönlendirmeleri hiç saymıyorum.

Demem o ki, sürpriz ya da yeni değil bu gelişmeler…

Türkiye, yılların birikimi sonucu bu noktalara geldi. Şimdi temizlenmeye çalışılıyor. Belli merkezlerin sinir uçlarına dokunuluyor. Doğal olarak beraberinde dirençler geliyor, gürültüler yükseliyor.

Soruyorum şimdi:

-1995’te o raporun üzerinde durulsaydı, biraz çalışılsa ve gereği yapılsaydı, bugün bu sıkıntılar yaşanır mıydı?

***

Geçmişe bakmadan ve o gün yaşananları bilmeden, bugün olup-biteni değerlendirmek çok zor. Kim ne derse desin, bugün Türkiye ciddi bir fırsat yakaladı…

O fırsat iyi değerlendirilirse eğer, bu ülkenin kangren haline gelen pek çok meselesi çözülebilir. Bu yolda önemli adımlar atılıyor, gerekli operasyonlar düzenleniyor. Geçmişte yapılamayanlar yapılıyor.

Bugün Türkiye’de yaşanan gelişmelere, atılan adımlara ve atılan bu adımların ortaya çıkardığı gürültülere bence böyle bakmak lazım!

<p>Libya açıklarında batmak üzere olan şişme bottaki 97 düzensiz göçmen, bölgedeki Deniz Kuvvetleri

MSB duyurdu: Mehmetçiğin dikkati faciayı önledi

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi