• $12,4385
  • €14,0451
  • 712.835
  • 1776.41
26 Nisan 2014 Cumartesi

Can ve Petek, geride kalan acıyı unutamadı!

Gazeteci ve yapımcı Can Tanrıyar’la birlikte çalıştık, neredeyse iki yıl magazin programını sundum; iyi kötü tanıdık birbirimizi. Dostluğumuzu bilen soruyor, “Gerçekten Petek Dinçöz ile neden ayrıldılar, Petek’e yaptıkları doğru mu, neden böyle düşman oldular?”… “Kendimizi çözdük mü sanki başkası hakkında yorum yapacağız” diyorum…

Aşkın belirgin bir tanımını yapamamış nice büyük ozan, şair ve yazar var. Aşkı eline yüzüne bulaştıran nice maşuk, aşktan yanan insan var… “Sevdadan önce, beynin hastalıklı halidir” diyorum ben; aşk sağ salim atlatılırsa yerini sağlam bir sevgiye bırakıyor çünkü… Atlatılamazsa, işte o zaman aşktan vazgeçmek lazım. Kadını da erkeği yücelten bir ruh hali ama yüceldiği yerden tepetaklak çakılabiliyorsunuz da… Büyük bir aşk yaşadı Can Tanrıyar ve Petek Dinçöz; memleketin gözü önünde, türlü badireyi, travmayı, sıkıntıyı atlatarak. Can Bey’in eşi hayattayken çok beddua etmiş, öyle diyorlar; bu durum bile başlı başına insanı kahretmeye yeter! Can da kahroldu, Petek de biliyorum; Şafak hanımın vefatından sonra. Yüreklerinin bir tarafında bir yumru gibi kaldı, kendimi her ikisinin de yerine koyuyor ve öyle düşünüyorum. Büyük bir acı üzerine hayat kurmak zor, ikisi de unutamadı yasak bir aşk yaşadıklarını ve bir günahsız kadını öte dünyaya gözyaşları içinde gönderdiklerini. Evlendiler, kavuştular ama mutlu olamadılar. Can çapkındı, Petek’e göre, Petek çok dırdır yapıyordu Can’a göre. Birbirlerini yediler, bitirdiler; ekranda evlenip ekranda boşandılar; ekranda birbirlerini sildiler…

Aşkın hastalıklı halinden kurtulamadıklarını düşünüyorum, soranlara da “Herkes kendine baksın, her aşkın kendi tanımı var; her âşık kendi ilişkisinde tektir, ne yaşıyorsa o gerçektir. Öyle olsaydı, böyle olsaydı denmez, seven bir insan neyi yaşadı ve ne yaptıysa, kendi gerçeğidir” diyorum… Akıl vermek, ahkâm kesmek mümkün ama ancak kendi bilir insan ne yaşadıysa. “Ah şimdiki aklım olsaydı” demediniz mi hiç, “Ben o hatayı nasıl yaptım?” demediniz mi? Dün başkaydık, bugün başkayız; “Petek de burada hatalı, Can da şurada yanlış yaptı” demek olmaz; “Ben bunu nasıl yaptım” dediğiniz olmadı mı? Kendini tanıyamıyor ki insan hayat yolculuğunda başkasını çözebilsin. Büyük konuşanlara bakmayın siz, onlar sadece boş konuşanlardır. İki
yanlıştan bir doğru çıkmaz hastalıklı aşklarda; iki kırık kalp
çıkar, iki tükenmiş insan çıkar…

BİR ÜNLÜYLE OLMAZ

Can, Anılcan ve Oğulcan Tanrıyar ile iki yıl önce Babalar Günü’nde röportaj yapmıştım. Can ve Petek
boşanmış ama birlikte yaşamaktaydı o günlerde…
Petek Dinçöz’lü sorulara verdikleri cevaplar,
merak edilenleri çözecektir kanatindeyim…

Bir assolistle, ünlüyle olsanız babanız ne der?
Anılcan T.: Tehlikeli bir soru bu (gülüyoruz).
Oğulcan T.: Onaylamaz, evlenmemi istemez.
Anılcan T.: Zaten evlenmemizi istemiyor.
Can T.: Ünlü bir kadınla asla! åşık da olamazlar. Tecrübe derken bunu anlatmıştım. Karmaşık biri değilim.
Petek Dinçöz ne der şimdi?
Can T.: Bakın, Petek muhteşem bir insandır, iyinin iyisidir. Bana önce zorluğunu anlatan olsa frene basardım. Aşka baştan izin vermeyeceksin. Taşıması ve ağrılığını size anlatamam. Kendime hep Selim Soydan ve Hülya Koçyiğit’i örnek aldım. O yüzden de 12 yıldır devam ediyor. Zor, çok zor ama.
Anılcan T.: Diyelim âşık oldum baba.
Can T.: Olmayacaksın, konuşmayacaksın bile.
Kişisel bir mevzuu değil bu. Çok iyi bir insan
olabilir. Petek keşke ünlü olmasaydı.

Sizin de katkınız oldu ama Dinçöz’ün ünlenmesinde...
Can T.: Yok, o zaten mankendi ve oyuncuydu. Tanınmış bir kadındı. Talihsiz bir mesleğimiz var bu konuda, hep güzel ve ünlü kadınlarla iş yapıyoruz. Ünlü biriyle yemek bile asla! Yanlış anlaşılmaya da müsait bir laf ediyorum aslında. Ünlüler kötüdür demiyorum. Sahneye çıkanlar çift kişilikli oluyor.
Oğulcan T.: Oyuncu olur mu baba (gülüyor)?
Can T.: Ünlü dedim zaten, hiçbiri olmaz. Neden yürümüyor evlilikler? Petek son derece mütevazı ve evde oturmayı seven bir kız. Sahneden sonra eve gelince, en az 10 dakika başkası gibi oluyor. Doğal bir şey yaşadığı, Allah’tan kısa sürüyor eve uyum sağlaması. Maksim’den gece yarısı gelip pilav pişirdiğini bilirim. Ona rağmen, hayır diyorum.
Petek Dinçöz’le babanızın ilişkisi sizi nasıl etkilemişti?
Oğulcan T.: Çok sevindik evlendiklerinde, beraber yemeklere çıkarız, Petek bizim ablamız.
Anılcan T.: O hep idare eder bizi.

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle seyirci tarafından tanınıp benimsenen Mekin Sezer, iki

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 3: Mekin Sezer

Fenerbahçe'ye İzmir'de coşku seli

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor