• $9,3007
  • €10,8461
  • 531.214
  • 1429.85
31 Ağustos 2018 Cuma

Konutta sırtımız yere gelmez

Konutta inanılmaz bir kampanya başladı.

Adeta ülkemiz üzerine oluşturulan kriz senaryolarını silip atan bir kampanya.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’un açıkladığı kampanyanın detaylarını okumuşsunuzdur.

Yüzde 0.98’lik çok düşük faiz oranlarıyla tam 100 bin konut sahibini bulacak.

Eğer bir konut edinmek isteyen varsa bu kampanyayı kaçırmamasını öneririm.

Üstelik sadece yüzde 10 peşinat vermek yeterli.

Belli ki Bakanımız, Emlak Konut’ta edindiği tecrübeleriyle yeni görevinde de çok önemli işlere imza atacak.

Bu kampanyayı çok önemsiyorum. Çünkü öncelikle görmeliyiz ki böylesi bir kampanya düzenleyebilen bir ülke güçlü bir ülkedir.

Her türlü saldırı altında olduğu bir dönemde bile vatandaşına uygun şartlar sağlayabilen bir ülkenin sırtı yere gelmez.

KİRALARDA DOLARA SON!

Sanki Amerika’yız.

Hadi diyelim ki bazı ürünler ithal.

Yani dolarla alınıyor.

Peki ya kiralara ne oluyor?

Türkiye’de bulunan, kiralayanı Türk vatandaşı, kiracısı Türk, müşterisi Türk olan yerlerde kiraları dolarla belirlemek hiç uygun değil.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak artık devletin bu duruma seyirci kalmayacağını açıkladı.

Çok da iyi oldu.

Alışveriş merkezlerinde, evlerde, dükkanlarda artık dövizle kiralama ve satış dönemine son verilecek.

Temennim bir an önce gerekli yasal düzenlemelerin yapılması.

Böylece Türkiye’ye yönelik saldırıların da bir nebze olsun önüne geçilmiş olur.

Çünkü ne çekiyorsak bu her şeyin fiyatını dolarla belirlemek yüzünden çekiyoruz.

Boşanmalarda asıl mağdur çocuk!

Yürek dağlayan bir görüntü… Bir kız çocuğu babasına sarılmış ağlıyor.

Babasından ayrılmak istemiyor. Ama icra memurları kararlı… Çünkü mahkeme kararı uyguluyorlar.

Boşanmalarda maalesef en büyük zararı çocuklar çekiyor.

Anne ve babalar kimi zaman ayrılmanın acısını çıkarmak için çocuğunu eski eşine göstermiyor. İşte küçük Yağmur’un yaşadığı da bu…

Anne ve baba ayrılmış, bitmek tükenmek bilmeyen dava ve itiraz süreçlerinde Yağmur bir oraya bir buraya savrulmuş.

Ve son olarak da babasının yanında iken annenin aldırdığı bir kararla yaşadığı yerden koparılmış.

Biliyorum, anneye de sorsam çocuğumu göremiyorum diyecek.

Yani bir anlamda her iki taraf da haklı...

Ama aslında her iki taraf da haksız, çünkü bu durumda haklı olan sadece ve sadece Yağmur…Bu çocuğun günahı ne ki adeta bir mal gibi icra vasıtasıyla el değiştiriyor.

Anneler, babalar kendinizi düşünmüyorsanız evlatlarınızı düşünün. Sizin yürütemediğiniz evlilikler yüzünden bu çocuklar perişan oluyor.

Bu kadar bencil olmayın.

Bu konuda devletimize de iş düşüyor.

Çevremizde bu tip olayları çok daha sık görür olduk.

Gazetelerde de sık sık yer alıyor. Bunun bir yasal çözümü almalı. Yoksa bir süre sonra toplumsal bir sorun olarak karşımıza çıkacaklar bilesiniz.

<p>Sosyal medyada toplumsal algıyı manipüle etmek için birçok yalan servis ediliyor. Bazı yayın orga

Hepsi teker teker deşifre edildi... İşte haftanın yalanları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu