• $8,2785
  • €10,0126
  • 482.954
  • 1427.73
22 Nisan 2021 Perşembe

Yunanistan'ın provakasyon stratejisi

Dr. Eray Güçlüer
Dr. Eray Güçlüer
Dinle
YAZARIN SAYFASI

Geçtiğimiz hafta Türk ve Yunan dışişleri bakanlarının basın açıklaması yaptıkları esnada Yunan dışişleri bakanı Nikos Dendias'ın ülkemize yönelik mesnetsiz ve tahrik edici iddialarına şahit olduk. Sayın Mevlüt Çavuşoğlu Yunanlı mevkidaşına gereken cevabı anında verdi. Aslında son derece yapıcı ve dostane bir ortamda geçen toplantıdan sonra Dendias'ın Densizliği herkesi şaşırttı, hatta biraz da üzdü.

Türk-Yunan ilişkilerinin iyiye doğru gitmesi arzu edilirken Yunan Dışişleri Bakanının bu kasıtlı provokasyonu konuya başka yönden de bakmamız gerektiğini bize gösterdi. Zira sonradan anlaşıldı ki bu provokasyonun talimatı Dendias'ın başbakanından gelmiş. Yani planlı bir kriz çıkarma hareketi.

Durumu analiz etmek gerekirse öncelikle biz duygusal bir milletiz. Dostluk kurmayı, arkadaş olmayı severiz. Misafirperverlik bizim en önemli özelliklerimizden biridir. Geçmişte ne olursa olsun yeni bir sayfa açmayı, iyi ilişkiler kurmayı arzu ederiz ve karşımızdakinden de ayın şeyleri bekleriz.

Hatta karşımızdakilerin de bizim gibi düşündüklerini bile zannedebiliriz. O yüzden böyle beklentiler içerisindeyken olumsuz, provokatör durumlarla karşılaştığımızda kırılırız. Hani içimizden hep geçirmişizdir, bu Yunanlılar neyi paylaşamıyorlar, dertleri nedir diye düşünmüşüzdür. Evet işin duygusal boyutu böyle. Ancak uluslararası ilişkilerde işler her zaman böyle yürümüyor. Elbette Türk milletinin kadirşinas duygularına insanca karşılık veren, dostluk ve kardeşliği önemseyen pek çok ülke de var. Ancak Yunanistan bunlardan biri değil. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da komşuyu çok iyi tahlil etmemiz gerekiyor.

Adalar dahil 131.957 km² yüz ölçümü, yaklaşık 11 milyon nüfusuyla oldukça küçük bir ülke. Ama daha da önemlisi milli politikası sadece Türkiye düşmanlığı üzerine kurulmuş, aslında sadece bunun için kurdurulmuş bir karakol ülke. Ne demek karakol ülke, yani denklemden Avrupa'yı çıkarırsanız geride Yunanistan'ı bulamazsınız. Geride hiçbir şey kalmaz.

Varlığının devamı Avrupa'ya bağlı, Avrupa'nın desteği olmadan geleceği olmayan bir küçük ülke. O yüzden Yunanistan var olduğu müddetçe politikasını Türk düşmanlığına dayandırmak zorunda. Zaten Avrupa'nın da Yunanistan'dan beklediği bu. Böylece Türkiye'nin büyümesini, gelişmesini durdurmakla görevli batımızdaki karakol. Bu arada söyleyeyim karakol durumunda olan iki devletçik daha var.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Ermenistan. Biri güneyimizden diğeri doğumuzdan sorumlu olan karakolcuklar. Tarihi perspektifte bu üç ülkenin yüklendiği gizli misyon karakol olmak. Bu açıdan bakıldığında aslında Türkiye ile Yunanistan arasında sorun veya sorunlar yok, Yunan sorunu var. Asıl sorun Yunanistan.

Yunanistan'ın Türkiye'ye yönelik iyi niyetli olmayan bu politikası kapsamında geliştirdiği iki yöntemi olduğunu söyleyebiliriz. Birincisi defakto bir durum yaratıp, bunun bizim tarafımızdan kabullenilmesini sağlamak.

Örneğin Meis adasının kıta sahanlığı olduğu iddiasıyla haritalar hazırlatıp yayınlayarak Ege ve Akdeniz'in hakimi olduğunu kabul ettirmeye çalışmak. Şayet sessiz kalırsanız kabullenmiş sayılacağınız için bu defakto oldu bitti durumun meşrulaşması gerçekleşebilir. İkincisi ise bir kriz yaratıp Avrupa ülkeleriyle Türkiye'yi karşı karşıya getirmek ve sorunu uluslararasılaştırmak.

Bu politikada son derece becerikliler. Yıllardır bizi diğer ülkelerle karşı karşıya getirmeye çalıştıkları pek çok provokasyona maruz kaldık. Bundan sonra da böyle olacak. O yüzden söyledim denklemden Avrupa'yı çıkarırsanız geride bir şey kalmaz.

Dendias'ın densizliği İtalya başbakanının yaptığı hadsiz ve terbiyesiz açıklamayla birlikte düşünüldüğünde önemli mesajlar içerdiği görülebilir. Dikkat edilirse Ege ve Akdeniz'deki Türk varlığına karşı yapılan taciz ve ihlaller şimdilerde söylemler üzerinde yürütülmeye çalışılıyor. Bu tam bir acizlik göstergesidir. Libya'da, Mısır'da kısaca Akdeniz ve Ege'de jeopolitik üstünlüğü Türkiye'ye kaptıranlar, sahada istedikleri gibi hareket edemeyen sömürgeciler, hakareti marifet bilip söylemleriyle bizi tahrik etmeye çalışıyorlar.

Tarihte çok önemli bir kural vardır. Şayet kan ve göz yaşından beslenen emperyalistseniz, korktuklarınızla bir gün mutlaka yüzleşmek zorunda kalırsınız. Ancak korkunun ecele faydası yok alışacaklar. Yeni Türkiye'ye alışacaklar.

Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin jeopolitik hinterlandında ülkemizin etkinliğinin artacağı çok önemli gelişmeler yaşanacak gibi görünüyor.

Özellikle Akdeniz'de enerji ekopolitiğindeki ibre her an Türkiye'nin lehine dönebilir. Kuzeydeki Rusya'nın hareketlenmesi düşünüldüğünde Avrupa'nın güneydeki enerjiye her zamankinden daha fazla ihtiyacı olacağı öngörülebilir. Güneyde de Türkiye'nin önemi var karakolların değil.

<p>AK Parti tarafından 'CHP yalan üretim merkezi' adıyla yayınlanarak '128 milyar dolar nerede?' tar

CHP'yi sarsan çizgi film: İlham kaynağı Muharrem İnce

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı