• $12,5945
  • €14,2207
  • 728.03
  • 1782.18
22 Kasım 2021 Pazartesi

Milli ekonomi milli güvenlik meselesidir

Ekonomi uzmanı değilim ama bir ülkede ekonomik istikrarı bozabilecek olayların neler olabileceğini bilecek kadar da ekonomiden anlarım. İç savaşlar, yaygın şiddet hareketleri, siyasal istikrarsızlıklar, yakın ve muhtemel savaş tehlikesi, büyük ve önü alınamayacak doğal afetler bir ülkede kısa veya orta vadeli ekonomik istikrarsızlık oluşturabilecek önemli faktörlerdir. Görüleceği üzere Türkiye'de bunların hiç biri yok. O zaman neden döviz sürekli artmaya devam ediyor? Yoksa dövizin fiyatı dışarıdan suni olarak arttırılmaya mı çalışılıyor? Türk ekonomisi "döviz kuru-faiz sarmalının" içine mi sürüklenmek isteniyor? Türkiye'nin kendi içi dinamiklerinden kaynaklanmıyorsa dövizin hızlıca ve aniden yükseltilmeye çalışılmasının sebebi nedir? Hiç lafı uzatmayacağım bütün bu döviz operasyonlarının sebebi 2023 seçimleridir. 2023 seçimlerine kadar bu tür dış kaynaklı operasyonlarla milli muktedir iktidarın oy kaybetmesi, zayıflatılması amaçlanmaktadır. Asıl mesele budur.

Terörle ülkemizi dizayn edemeyenler, Yunanistan'ı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimini hatta Ermenistan'ı üzerimize salmaya çalışanlar, bu karakol devletlerin arkasından bize sopa göstermek isteyen ABD ve Avrupa gibi küresel güçler, konvansiyonel askeri tehditlerle Türkiye'den beklediklerini elde edemeyince, şimdilerde ülkemizin ekonomik dinamikleriyle oynanmaya başladılar. Çözüm olarak da içimizdeki bazı Amerikalılar IMF'yi adres olarak gösteriyorlar. Hemen ve derhal IMF'den borç para alıp egemenliğimizi küresel güçlere satmayı öneriyorlar. Bunu bu millet artık yemez. Üzülerek söylemeliyim ki Türkiye üzerinde karanlık emelleri olanların ve özellikle Joe Biden ve dostlarının 2023 seçimlerine kadar ülkemizde istikrarsızlık yaratabilecek her türlü provokasyonu sıklıkla deneyebileceklerini tahmin ediyorum. Bundan sonraki süreçte Siyasi, Ekonomik ve Sosyal provokasyonlara devletimizin ve toplumumuzun özellikle dikkat etmesi gerekmektedir. Eğer dövizi yükselterek istedikleri sonuçları alamayacaklarını anlarlarsa küresel güçler muhtemelen göçmenler veya aşı karşıtlığı üzerinden toplumsal istikrarsızlığı tetikleyebilecek yeni provokasyonlara girişebilirler. Bunu da bir kenara not edelim.

Yaşadığımız gelişmelere bakacak olursak milli ekonominin milli güvenlik meselesi olduğu her zamankinden daha fazla anlaşılmıştır. Nasıl Anavatan, Mavi Vatan, Gök Vatan değerliyse, Ekonomik Vatan da o kadar kıymetlidir, o kadar kutsaldır. Zaman bir anda dövizi yükseltip milletimizi fakirleştirmek isteyenlere karşı top yekûn mücadele etme zamanıdır. Ve Türk devlet aklı bunları not etmeli, gerekirse asimetrik araçlarla bizlere karşı döviz operasyonu yapan devlet ve merkezlere karşı gereken mücadeleyi vermelidir. Elbette Dolar veya Euro bizim merkez bankamızda basılmıyor. Küresel ekonomik sistemin kontrolü de bizde değil. Ancak dövizi kendi ülkelerinde basıp diğer ülkelere karşı ekonomik savaş aracı olarak kullananların da başka hassasiyetleri olduğu bilinmektedir. Bu açıdan bakıldığında mesele aslında ekonomik değil siyasidir. O zaman ülke ekonomisini korumak adına siyasi oyun kuruculukta asimetrik araçların etkin kullanılması da son derece önemli ve gereklidir. Günümüzde askeri olmaktan çok teknolojik ve ekonomik savaş yürütülmektedir. Buna karşı devletimizi daha çok geliştirmeli ve daha fazla hazırlanmalıyız. Nasıl terörü bitirdiysek ülkemize karşı Doğu Akdeniz ve Ege'de yığılan yabancı askeri güçleri dengeleyebildiysek, kendi jeopolitik hinterlandımızda durum üstünlüğünü sağlayabildiysek, bize karşı kullanılmak istenen ekonomik terörü de bitirmek zorundayız. Ondan sonra helalleşmek gerekirse bazılarının bu milletle helalleşmesi gerekebilir. Birlik beraberlik içinde bize karşı kurulmak istenen ekonomik, siyasi ve sosyal tuzakların farkında olarak daha büyük Türkiye idealinden ayrılmadan yolumuza devam etmeliyiz. Nihayetinde bize karşı kullanılabilecek iç ve dış provokasyon araçlarının sonsuz olmadığını da unutmayalım. Ama en son ve en etkili olabilecek araç maalesef dışarıdan yönetilen ve kontrolü bizde olmayan döviz gibi ekonomik araçlardır. Bu tür hamlelere karşı kullanılabilecek yöntemler, stratejiler ve araçlar Türkiye'nin elinde mevcuttur. Ve dahası milli güç unsurlarımızın bize karşı yürütülmekte olan ekonomik savaşı kazanmak için etkili ve uyumlu şekilde kullanıldığını görüyoruz. Mutlaka sonuç alacağız. Biraz sabır ve çok daha fazla kararlılıkla.

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle seyirci tarafından tanınıp benimsenen Mekin Sezer, iki

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 3: Mekin Sezer

Kedi ile köpeğin şaşırtan dostluğu

Omicron varyantının semptomları açıklandı

Zor şartlarda mangal kömürü üretip ailelerinin geçimlerini sağlıyorlar