• $28,9019
  • €31,723
  • 1899.65
  • 8018.34
1 Eylül 2023 Cuma

ABD'nin yeni Suriye planı

Son dönemlerde Suriye'de enteresan gelişmeler yaşanıyor. Başta Ürdün sınırına yakın güney bölgeleri olmak üzere rejimin kontrolündeki pek çok yerde rejime muhalif gösteriler düzenleniyor. Şimdilik küçük çatışmaların da yaşandığı bu gösteriler, her geçen gün daha da yayılma eğiliminde. Bu durumu ne rejim güçleri ne Suriye'deki Rus ve İran güçleri önleyebiliyor.

Ne oldu da son dönemde Suriye'de rejime karşı bu tür eylemler yapılmaya başlandı. Bunun en önemli sebebi ABD'nin Suriye'de uygulamak istediği yeni planı. Türkiye Suriye'de kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için öncelikle demokratik bir anayasa temelinde bütün bileşenlerin eşit şekilde yer aldığı demokratik bir Suriye devletinin inşası için çalışmakta. Ancak bölgedeki emperyalist varlıklar ve bunların kullandığı terör aparatları veya silahlı milis güçleri geçen 12 yıl boyunca demokratik bir Suriye devletinin oluşmasına izin vermedi. Bu nedenle Türkiye, içerisinde Rusya ve İran'ın da yer alacağı yeni bir stratejiyi hayata geçirmek istiyor. Buna göre öncelikle rejim ile diğer Suriye paydaşlarının uzlaştırılması, müteakiben ortak bir Suriye gücünün oluşturulması, bu meşru gücün Fırat'ın doğusuna geçerek emperyalist güçleri ve onlarla iş tutan aparatları temizlemesi ön görülmekte. Böylece doğal olarak Fırat'ın doğusunda bulunan ABD, PKK/ PYD, DEAŞ ve diğer Terör aparatlarının ortadan kaldırılması söz konusu olabilmektedir. Türkiye, Rusya ve İran garantörlüğünde yürütülmesi düşünülen bu stratejinin başarılı olması halinde demokratik yeni bir Suriye Devleti'nin inşası da mümkün hale gelebilir. Ancak henüz Türkiye ve Rusya bu konuda tam olarak karar vermiş değil. Önümüzdeki günlerde yapılması planlanan Soçi zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin'in bu konuda karar vermesi bekleniyor. Bu durumu fark eden ABD'nin bölgedeki varlığını korumak ve mevcut istikrarsızlığı kalıcı hale getirebilmek için yeni bir strateji üzerinde çalıştığı bilinmekte. Hatta bunun için ABD genelkurmay başkanı ve CENTKOM komutanları Suriye'yi yol etmiş durumdalar. Buna göre kitlesel halk hareketleri ile Esed'in devrilmesi, yerine ABD yanlısı birisinin getirilerek rejimin ve rejime bağlı güçlerin ABD kontrolüne geçmesi amaçlanmakta. Yani ilk adım olarak rejimin el değiştirmesi planlanmakta. Rusya'nın Wagner baş kaldırısından sonra Libya ve Suriye'deki Wagner güçlerini tasfiye etmesi, Rusya'nın Ukrayna savaşında zayıflaması ve buna bağlı olarak Suriye'deki güçlerinin büyük bölümünü Ukrayna'ya kaydırması, ABD'nin faaliyetleri için alan açılmasını kolaylaştırmaktadır. Zaten İsrail ile meşgul olan İran'ın bu konuda gidişatı engelleyebilecek yeterli gücünün olmadığı da görülmekte. Dolayısıyla süreç yeni bir Suriye baharına doğru hızla evrilmekte. Şayet Rusya ve İran'a rağmen Suriye rejiminin ABD tarafına el değiştirmesi önlenemez ise bir sonraki adım Rusya ve İran'ın Suriye'den tamamen tasfiye olması şeklinde gelişebilir. Konunun bizi ilgilendiren yönü ise İran ve Rusya'nın tasfiyesinden sonra ABD'nin üçüncü adımı rejim güçleriyle Türkiye'yi Ukrayna'daki gibi bir çatışmanın içine sokma girişimi olabilir. Ve hatta Türkiye ile İran'ı Suriye sahasında karşı karşıya getirmek için birtakım provokatif eylemlerin denenmesi ABD için hiç de zor olmayacaktır. Dolayısıyla durumun daha da kritikleştiği Suriye'de, Rusya ve İran'ın Türkiye'nin tezleri doğrultusunda bir an önce harekete geçmeleri son derece önemlidir. Kaybedilen her dakika sadece Suriye'nin geleceğini değil, bölgedeki aktörlerin durumlarını da yakinen ilgilendirmektedir.

Rejimin ABD lehine el değiştirmesi söz konusu olsa bile ABD'nin her türlü desteğine rağmen Türkiye'nin mevcut pozisyonundan ve terörle mücadelesinden geri adım atması söz konusu olamaz. ABD'nin Yunanistan'a desteğine rağmen Türkiye'nin Ege ve Akdeniz'de durum üstünlüğünü sağlaması, Suriye'de de benzer şekilde rejimin Türkiye'ye karşı kullanılması ihtimali üzerinde baskı oluşturmaktadır. Her kim ABD ve Batı desteğiyle Türkiye'ye karşı yanlış hesaplar içerisine girerse onlara bir Türk atasözünün hatırlatmak isterim. Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmayın.

<p>İçişleri Bakanı Yerlikaya'dan yapılan açıklamada 'Akaryakıt Kaçakçılığına yönelik 46 ilde eş zama

Akaryakıt kaçakçılığına yönelik 46 ilde eş zamanlı operasyon

Böyle balık tutma yöntemi görmediniz! İzleyenler gözlerine inanamadı

Edin Dzeko'dan itiraf! ''Fenerbahçe'ye gelmemin en büyük nedeni...''

İstanbul Arnavutköy'de İETT durağında dehşet! Oğlunun ölüm yıl dönümünde eski dünürüne kurşun yağdırdı