• $13,4584
  • €15,3333
  • 770.654
  • 1857.4
17 Şubat 2017 Cuma

Karakterin yolculuğu

Bu seneki Oscar adayı filmlerden birkaçının adını son günlerde daha fazla duymaya başladık. Özellikle birden fazla dalda aday olan ‘La La Land’, ‘Manchester by the Sea’ ve ‘Moonlight’ filmlerinin başı çektiği Oscar Ödülleri rekabetinde hangi yapımlar ipi göğüsleyecek göreceğiz; ancak bu gün itibariyle ülkemizde de vizyona giren ve Oscar’ın en güçlü adaylarından olan ‘Moonlight’ filminin Türkiye gişesi nasıl sonuçlanacak merak ediyorum.

Filme gelince, Barry Jenkins’in yönetmenliğini yaptığı ‘Moonlight’ (Ay Işığı), siyahi bir adamın çocukluğundan başlayıp yetişkinlik dönemine kadar hayattaki yerini bulma ve kendini keşfedişi üzerine dokunaklı bir hikw âye. Tarell Alvin McCraney’in Miami’de geçen çocukluk ve gençlik döneminde yaşadıklarını kaleme aldığı yarı otobiyografik tiyatro oyunundan sinemaya uyarlanan yapım, maruz kalınanlarla şekillenen bir yaşam mücadelesini konu alıyor.

Çocukluk, gençlik, yetişkinlik

Ana karakterin büyüme hikâyesini ve içsel yolculuğunu çocukluk, gençlik ve yetişkinlik olarak üç başlık altında anlatan film, okulda ve mahallesinde ‘Little’ (küçük) olarak çağırılan Chiron ile tanıştığımız ilk bölümle başlıyor. Sessiz ve pasif oluşundan dolayı okulda arkadaşları tarafından sözlü ve fiziksel şiddete uğrayan bu küçük çocuk, dayak yememek için kaçıp sığındığı terkedilmiş bir evde mahallenin uyuşturucu satıcısı Juan ile tanışıyor.

Chiron’un sessiz çığlıkları

Tabii hayat bazen öyle ironik ki... Bir dolu insanın bağımlı hale gelmesinin sorumlusu olan adam, yaptığı işin aksine şefkati ve insaniyetiyle Chiron’un hayatında hiç var olmamış baba figürü, sığınabileceği güvenli bir liman haline geliyor. Ne var ki uyuşturucu bağımlısı annesinin ilgisizliği yüzünden erkenden büyümek zorunda kalan Chiron için hayat yine de o kadar kolay olmuyor; hatta rüzgâr daha da sert esmeye başlıyor. İkinci bölümde, geçen yıllara rağmen maruz kalınan şiddetin azalmadığı aksine daha acımasızca arttığı okul dönemini izliyoruz. Film, bir gencin yaşadığı ruhsal sıkıntıyı, kendi ifade edemeyişini, bir yuvaya sahip olmayışın ve ait olamamanın yürek burkan hikâyesini şiirsel bir dille Chiron’un sessiz çığlıklarında anlatıyor.

Etkileyici anlatım

Yazar McCraney gibi Miami’de doğup büyüyen ve benzer bir geçmişten gelen yönetmen Barry Jenkins, doğduğu dünyaya ve başına gelenlere rağmen naifliğini kaybetmeyen genç bir adamın hikâyesini paylaşıyor bizimle… Zayıf, güçsüz ve korku dolu Chiron, artık son bölümde kendine izole bir yaşam kurmuş, maskulen uyuşturucu satıcısı Black’e dönüşüyor. Hikâye anlatımında, karakterlerdeki değişimin iyi bir hikâyenin belkemiğini oluşturduğu söylenir hep. Çünkü hayatta hiçbir şey aynı kalmaz; başımıza gelenler, karşılaştıklarımız yaşama bakış açımızı değiştirir ve artık hikâyenin en başındaki kişi değilizdir. Yaşanılanların karakterin içsel yolculuğunu nasıl şekillendirdiğini ilk bölümdeki Little’dan Chiron’a ve ardından Black’e dönüşümde izlerken etkilenmemek mümkün değil. Bu anlamda ‘Moonlight’ (Ay Işığı), günümüzde yaşanılan ötekileştirme kavramyla birlikte bireyin kendini keşfetme yolculuğunu müthiş bir zarafetle, daha önce görmediğimiz kadar sıcak bir hissiyatla resmediyor. Bu arada birçok film ve TV dizisinde karakter oyuncusu olarak izlediğimiz Mahershala Ali’nin yanı sıra Chiron’u çocukluğundan yetişkinliğine kadar canlandıran oyuncular Alex Hibbert, Ashton Sanders ve Trevante Rhodes dikkate değer performanslarıyla bu etkileyici filmi daha da unutulmaz hale getiriyor.

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı