• $13,7176
  • €15,5651
  • 787.518
  • 1910.41
6 Ekim 2017 Cuma

İzlemek mi yoksa anlamak mı zor?

Darren Aronofsky’nin bu sene Venedik Film Festivali’nde prömiyeri yapılan son filmi ‘Anne!’ (Mother!) ilk gösterildiği andan itibaren izleyenleri tamamen iki ayrı kutba böldü; sevenler ve nefret edenler… Arada grilerin pek olmadığı, siyah ve beyaz kadar net ayrılmış bu keskin değerlendirme ve yorumların sonunda ‘acaba gerçekten nasıl’ diyerek sinema salonunun yolunu tuttuk.

Yönetmenin önceki işlerine baktığımızda Natalie Portman’ın ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü aldığı ‘Siyah Kuğu’ (Black Swan) filminin yanı sıra Mickey Rourke’a yeniden hayat veren ‘Şampiyon’ (Wrestler) ve artık kült mertebesine erişen ‘Bir Rüya İçin Ağıt’ (Requiem for a Dream) bir tarafta dururken son film ‘Anne!’ sürrealizmin gerçekle kol kola gittiği bambaşka bir yola sapıyor.

Karanlık bir hiciv

Bu kadar tartışılan bir yapımı fazla tüyo vermeden kısaca anlatmak gerekirse, filmde isimlerini bilmediğimiz bir şair (Javier Bardem) ve eşinin (Jennifer Lawrence) izole hayatına ansızın giren iki davetsiz misafirle başlayıp dalga dalga artarak büyük bir kaosu tetikleyen akılalmaz dönüşüm sürecini izliyoruz. Şahane performanslarıyla adeta filmin gerilim düzeyini elinde tutan Ed Harris ve Michelle Pfeiffer’i izlemek nasıl heyecan yaratıyorsa kabul edelim ki Jennifer Lawrence’ın endişeli ruh halini yansıtmadaki samimi oyuncul uğu da bir o kadar dikkate değer… Özellikle filmdeki gerilimin 2 saat süresince ağırlıklı olarak Lawrence’ın yakın plan yüz çekimleriyle izleyiciye anlatılması ve Lawrence’ın sırf bu anlamdaki performansı bile filmi özel kılıyor. Bu arada türünden ziyade konusu itibariyla da filmi farklı açılardan okumak mümkün. Bir sanatçının narsistliğe varan sevgi ve beğeni hastalığının boyutunu, sahte mesihlerin toplumda yarattığı ruhsal çöküntü ve değer kaybından yola çıkarak anlatan en belirgin yorum dışında, dini alegorilerle Hıristiyanlık inancının temel konularına da değinen filmin izleyenlerin de aklını ve hissiyatını darmadağın ettiğini söyleyebiliriz. Korku yerine karanlık bir hiciv ifadesinin daha doğru bir anlam bulacağı filmle ilgili söylenebilecek net bir şey varsa o da kesinlikle herkes için olmadığı… Ne var ki filmlerinde yarattığı dünyayı ve akıllardan çıkmayan bol alt metinli simgesel ifadelerini çok sevdiğimiz Darren Aronofsky, bu kez sevenlerini her anlamda daha meşakkatli bir yolculuğa çıkarıyor.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Güvenlik güçleri teröristlere göz açtırmıyor!

Keykubadiye Sarayı'ndaki kazılarda ortaya çıktı! 1220'li yıllarda yapıldı

2021'in en etkili kadınları seçildi! İşte listede yer alan isimler