• $ 5,5848
  • € 6,2105
  • 270.76
  • 95734.2
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

İnsan insanın kurdu mu?

Farklılıklara tahammül edemeyen toplumun en küçük parçasının bile bireyi adeta çıldırma noktasına getirebileceğini anlatan ‘Sibel’, güçlü anlatımı ve Damla Sönmez’in benzersiz oyunculuğuyla bu hafta vizyondaki en iyi filmlerden biri.

Film, Karadeniz’in ıslık diliyle konuşulan küçük bir köyünde, babası ve kız kardeşiyle yaşayan Sibel’in (Damla Sönmez) kendi küçük evreninde geçiyor.

Çocuklukta geçirdiği bir hastalık nedeniyle konuşamadığından ıslık diliyle anlaşan genç kız, köyün kadınları tarafından dışlanıp uğursuz kabul edilir.

Ailede dahi biraz umursanmadığından biraz da artık evlenmesinden ümit kesildiği için kendi haline bırakılmış olan Sibel, varlığını kabul etmeyen köy halkına rüştünü ispatlaması gerektiğini düşünür.

Bunu da onları en büyük dertlerinden, ormanda gezindiği söylenen kurdu avlayarak yapacaktır.

BİR GENÇ KIZIN HAYAL KIRIKLIĞI

Bitmek bilmeyen bir hırsla her gün ormanın derinliklerinde ava çıkar. Kurdun izini sürerken karşılaştığı Ali (Erkan Kolçak Köstendil) ile aralarında beklenmedik bir yakınlık doğması ise Sibel’in dünyasını tümüyle değiştirir.

Aslında herkesi ve hatta öz kız kardeşini bile rahatsız eden Sibel’in yaşıtı diğer genç kızlar gibi olmamasıdır. Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti’nin yönetmenliğini yaptığı filmde, Damla Sönmez hiç konuşmadan sadece vücut dili ve ıslık kullanarak, küçük bir köyde küçücük dünyaları olan insanlar arasında sıkışıp kalmış genç bir kızın hayal kırıklıklarını, öfkesini ve var olma çabasını ete kemiğe büründürüyor.

Anlayamadığı, farklılığını kabul edemediği her şeyi etiketleyen topluma karşı bireyin gücünü ifade eden ‘Sibel’, filmde izi sürülen ancak bulunamayan kurt metaforuyla aslında karakterin gözünün önünde, tam yanı başında duran kurtlara (köy halkına) dikkat çekerek insan insanın kurdu mudur sorusunu akla getiriyor.

BİTMEYEN DOĞUM GÜNÜ

Christopher Landon’un yönetmenliğini yaptığı ‘Happy Death Day’ın devam filmi olan ‘Ölüm Günün Kutlu Olsun 2’ (Happy Death Day 2U) ilk filmdeki aynı günü yeniden yaşama sarmalına takılan Tree Gelbman’ın yine aynı paralel evrene sıkışıp öldürüldüğü gün olan doğum günününü tekrar tekrar yaşamasını konu alıyor.

Harold Ramis’in yönettiği 93 yapımı ‘The Groundhog Day’ (Bugün Aslında Dündü) filmindeki aynı günün bitmeyen bir kısır döngü içinde yaşanması konusunu korku unsurları ile harmanlayıp yeniden önümüze sunan serinin ikinci filmi, ilk filmi beğenenlere ne yazık ki yeni hiçbir şey vaat etmiyor.

‘Geleceğe Dönüş’ ve ‘Kelebek Etkisi’ filmlerinden esinlenilen ayrıntılarla bir nevi toplama bilgisayar gibi birkaç filmin konularının bir gençlik filminde yeniden (belki de genç nesil için) birleştirildiği filmi, daha çok başrol oyuncusu Jessica Rothe’un yerinde duramayan, eğlenceli oyunculuğu izlenilir kılıyor.

İlk filmdeki aynı oyuncu kadrosu ve anlatım dışında aralara serpiştirilmiş mizah daha güçlü olsaydı devam filminin bir etkisi olabilirdi.

Yine de ‘Ölüm Günün Kutlu Olsun 2’ kafayı yormadan, hızlıca geçecek çıtır çerez film arayanlara önerilir.

Derya Canan Süter Diğer Yazıları

Bir onur meselesi

01.02.2019

Süper Loto Ya Çıkarsa? #KırımızıMikrofon

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Türkiye'nin en uzun cam terası adrenalin tutkunlarını cezbediyor

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları