• $13,6368
  • €15,4363
  • 781.22
  • 1927.39
24 Şubat 2017 Cuma

Gizli Şairlerden Gizli Sayılara

Bu sene Gerilimden aksiyona, animasyondan komedi ve drama kadar farklı film türlerinden örneklerle çeşitliliği yüksek, ancak ‘hangisini izleyelim?’ sorusu karşılığında çok fazla alternatifin olmadığı yeni bir vizyon haftasında, bugün vizyona giren özellikle iki filmden bahsedeceğim.

Amerikalı yönetmen Jim Jarmusch’un son filmi ‘Paterson’, New Jersey eyaletinin Paterson şehrinde yaşayan aynı isimli otobüs şoförünün (evet, yanlış okumadınız kendi ismi de Paterson) yaşamının pazartesiden pazara bir haftalık zaman dilimine bizi davet ediyor. Her gün aynı saatte uyanan, aynı yoldan işine giden ve günlük rutin işlerinin yanı sıra öğle arasında iki üç satır da olsa en büyük tutkusu olan şiire vakit ayırabilen bir adamı izliyoruz.

Şiirle hayatın akışını anlatıyor

Herhangi bir günde karşılaşılabilecek olağan sürprizlerle, bize çok da enteresan bir şey göstermemesine rağmen kendinden, yaşamından ve zamanın hızla akıp gitmesinden rahatsız olmayan bir adamın hikâyesi bu. Kendimizi sürekli bir şeylere yetişmeye çabalarken bulduğumuz, hobilerimizin tutkularımızın bir yere gidip gitmeyeceği derdiyle yaşamımızı kendi kendimize strese sokarken yine de eksik hissedebildiğimiz bu zamanlarda bence ilaç niyetine bir film ‘Paterson’. Yönetmen, yarı zamanlı şair tam zamanlı otobüs şöförü olan Paterson’ın sabah dokuz akşam beş memuriyetinin yanında gerçekten ötesini berisini düşünmeden tadını çıkarabildiği tutkusu olan şiirle hayatın akışını anlatıyor.

‘Paterson’a şans vermelisiniz

Paterson’ın aynı rutinde akıp giden günlerinin içinden, bazen evdeki bir kibrit markasından bazen de sevgilisinin bir rüyasından esinlenerek yazdığı şiirlerin cümleleri bir video klip gibi ekranda belirirken, Jarmusch’un nasıl olup da bu kadar durağan ama bir o kadar da izlenilir bir film çektiğini merak ediyorum. Şair olmakla ilgili büyük hırsları olmayan, hatta yazdığı şiirlerden bir kopya almayacak kadar rahat hisseden Paterson’a karşılık, sevgilisi Laura’nın hayallerini gerçekleştirmeye olan azmi, başarma ve ünlü olma iştahı aslında hem ironik hem de kendi içinde her ikisinin de birbirini nasıl dengelediğini gösteriyor. Adam Driver’ın sakin ve kendinden emin oyunculuğuyla Paterson karakterine hayat verdiği filmi yavaş bulanlarınız da olacaktır ama içinde hayata, ilham alınacak şeylere, şükran duyulacak basit keyiflere ve tutkularımızı gerçekten yaşamaya dair verdiği mesajla farkındalık yaratacak bir film izlemek isterseniz o zaman ‘Paterson’a şans vermelisiniz.

Üç siyahi kadının yaşadıkları

Bence bu haftanın diğer önemli yapımı, aynı zamanda ‘En İyi Film’, ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ ve ‘En İyi Uyarlama Senaryo’ dallarında Oscar adayı olan ‘Gizli Sayılar’ (Hidden Figures). Theodore Melfi’nin yönetmenliğini yaptığı film, konusunu gerçek bir hikâyeden alıyor. Siyahlara yapılan ayrımcılığın en ateşli olduğu 60’lı yılların Amerika’sında NASA’da çalışmakta olan üç siyahi kadının yaşadıklarını ve tarihin tozlu sayfalarında kalmış başarılarını konu alan filmin bir ırkın çektiği sıkıntıların artık gün ışığına çıkması bakımından duygusal anlamı büyük. Film, özellikle kadın haklarının ve Amerika’nın göçmenlere karşı sergilediği ayrılıkçı tavrın gündemde olduğu şu günlerde, toplumsal haklarının peşini bırakmayan ve önlerine çıkan zorluklara rağmen ülkelerine önemli katkılarda bulunan kişilerin hikâyelerinin sinemasıyla daha geniş kitlelere ulaşması açısından da dikkate değer… Başrollerinde Kevin Costner, Kirsten Dunst, Octavia Spencer, Janelle Monáe ve Taraji Henson’ın yer aldığı ‘Gizli Sayılar’ Oscar’ın en güçlü adaylarından olmasa da iyi hisler uyandıran bir film.

<p class='MsoNormal'>Peki, bu karar neden önemliydi? Akşam Gazetesi Yazarı  Oğuzhan Bilgin tüm merak

Artık her yerde 'Türkiye'

İsrail hapishanesinden kaçan Filistinli tutuklular mahkemede darbedildi

Bir çiftçi tarafından bulundu! İçinden servet çıktı

Kedilerin en çılgın halleri