• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
01 Temmuz 2011 Cuma

Yunanistan çökerken

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Yunanistan büyük bir ekonomik ve sosyal çöküşün arifesinde. Atina sokakları kaynıyor. Hoşlarına gitmeyen bir durum olduğunda sokaklara dökülme alışkanlığına sahip olan Yunan halkı kemer sıkma politikalarına karşı itirazlarını yüksek sesle dillendirmeye başladı. Sertliğin giderek yükselmesi sürpriz olmaz. Zira ekonomik refah birçok sosyal ve siyasal sorunun örtünmesi sağlayan bir araçtı. Bugün durum tersine dönmüş durumda ve ekonomik kayıplar tüm eski sorunları da gün yüzüne çıkartma noktasında. Kısa bir analiz yapalım.

1- Yunanistan'ın içine düştüğü bu ekonomik durum çok da yeni değil. Birçok analist ekonominin kötüye gittiğini ve Yunanistan'ın bu gidişle yalnızca kendisini değil, tüm Euro Bölgesi'ni çökertebileceğini yazmaktaydı. Yunanistan'ın yıllar önce iflas ettiğini yazanlar bütçe açığının GSMH'nın %12.7'si olduğunu, toplam borcun ise GSMH'nın % 113.4'ünü oluşturduğuna vurgu yapıyordu. Nitekim bir ülkenin dış borcu (300 milyar euro) kendi ekonomisinden büyük hale gelince ortaya çıkan durumun bu olacağı belliydi. Kısaca işler bir tek günde gelişmedi, alarm zilleri zaten çalmaktaydı.

2- Yunan ekonomisi esas olarak hizmet sektörüne (GSMH'nın %70'i) dayanıyor ve temelde turizmden besleniyor. Ülkede son 10 yılda yakalanan en yüksek büyüme oranı %2.81 ile 2003 yılı. Bu süre zarfında ortalama büyüme ise %1'in altında. Bu durum, Yunanistan'ın kendi yönetim zafiyetinden kaynaklandığı gibi, Euro Bölgesi'nin bütününü ciddi ölçüde sarsan ekonomik krizden de besleniyor. Avrupa'da özellikle turizm endüstrisine dayalı olarak gelişen ülkelerde krizin etkileri çok daha belirgin biçimde hissediliyor. Yunanistan ise tartışmasız tüm Akdeniz-Avrupa havzası içerisindeki en problemli ülke.

3- AB entegrasyonunun ulaştığı derinlik seviyesi ve ulusal pazarların bütünleşmiş olması dolayısıyla Yunanistan'daki krizin geniş çaplı etkileri olması kaçınılmaz. Bu doğal olarak AB'nin siyasal karar alıcıları açısından tam bir kabus ortamı. Diğer halklar Yunanistan'ın kendi beceriksizliği nedeniyle ürettiği bu çöküşün yükünü kendi ceplerinden ödemek istemiyorlar. Küresel kriz herkesi vurmuş durumda. Avrupa halkları çeşitli kemer sıkma politikaları uygularken, Yunanistan'da halkın buna yanaşmayıp hükümeti protesto etmesini anlayamıyorlar. Buna mukabil Yunanistan'ın kendi haline bırakılması halinde ise mali krizin daha da büyümesi, bankaların batması ve zararın geometrik olarak artması söz konusu. Üstelik Yunanistan'ın her an moratoryum ilan edebileceğinden de söz ediliyor. Bu da doğal olarak borç verenler açısından büyük sorun demek. AB karar alıcılarının hala can havliyle Yunanistan'ı kurtarmaya çalışmaları, aslında kendilerini kurtarma arzusundan kaynaklanıyor.

4- AB-IMF ikilisi ile anlaşan ve 19 Temmuz'da 1.8 milyar euroluk borç faizi ödemesi gereken Yunanistan'ın halkı sokaklara döken kemer sıkma politikaları ise yeni vergiler ve kısıtlamalardan oluşuyor. 110 milyar euroluk kredinin 5. taksitini vermeden önce Yunan hükümetiyle anlaşan IMF'nin talep paketi, 'yıl sonuna kadar 15 milyar euroluk bir özelleştirmenin yapılması, yeni tüketim vergilerinin getirilmesi, maaşlarda %15'lik kesintinin yapılması, 150.000 kamu personelinin işine son verilmesi' gibi son derece sert önlemlerden oluşuyor. Parlamentodan çıkacak bu paketin kıyameti koparacağı söylenebilir. Zira Yunanlılar 12 ay çalışıp 14 ay maaş almaya, erken emekli olmaya ve yüksek emekli maaşı almaya, az çalışmaya alışmış durumdalar. AB'den son 30 yılda gelen 90 milyar euroluk hibenin keyfini sürerken, ortaya çıkan bu durum, psikolojik bir çöküş anlamını da taşıyor.

5- Dün açıklanan TÜIK verilerine göre Türkiye ilk çeyrekte %11 büyüme oranı yakalamış durumda. Bu noktadan komşuya bakıp ne tür dersler çıkartması gerektiğini düşünmek faydalı bir pratik olabilir. Zira 5 dakikada değişiyor bütün işler...

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (23 Ocak 2021)

İstanbul boğazında görüntülendi! Sakarmekeler martılarla beraber simitle besleniyorlar