• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Trump ve dış ticaret “yasağı”!

ABD’de seçim var. Seçim oldu mu, dünyanın her yerinde “ipini kopartan” aklına geleni söylemekten çekinmez.

ABD’de ortanın sağı kanattan Cumhuriyetçi aday Trump, işbaşına gelirse Çin ve Meksika’ya yüksek gümrük vergileri bindirerek, ithalatı düşüreceğini, hatta Meksika ile ABD arasında kaçak ithalatı engellemek için duvar bile öreceğini söylüyor.
Demokrat adaylardan, oldukça yüksek oranda oy alan, ortanın solundan Bernie Sanders de Trump ile dış ticaret konusunda ayni fikirde. Sanders’in rakibi Bayan Clinton da “ofsayta düşmemek” için, daha önceleri desteklediği dış ticaret anlaşmalarını desteklemekten son günlerde vaz geçtiğini beyan edip duruyor.
ABD yıllarca dış ticaretten dev boyutta faydalanıp yaşam standardını hızla yükseltmiş bir ülke. Tabii ki ABD’de dış ticaret nedeniyle kayıp yaşayan insanlar da var. Ama dış ticaretten faydalananların kazancı çok daha fazla.
Güncel bir örnek vermek gerekirse, 1991 yılında global imalat sanayi ihracat payı yüzde 2 olan Çin, dış ticaret sayesinde 2013 yılında global imalat sanayi ürünü ihracat payını, yüzde 19 kadar bir düzeye yükseltmiş.
ABD ve Trump tabii Çin’in bu dış ticaret hamlesi karşısında şaşırmış veya korkmuş bile olabilir. Ama biraz daha dikkatli düşünmek ve analiz yapmak gerek. Yapılabilecek en kötü yaklaşım ise Trump gibi korumacılığa sığınmaktır.
Çin’den gelen ucuz mallar ithalatı, örneğin giyim eşyaları, ayakkabılar, oyuncaklar, mobilyalar ve elektronik eşya gibi şeyler aslında ABD’nin fakir ve düşük gelirli vatandaşlarının daha da fazla harcama gücü sahibi olmalarına yol açıyor.
University of California ve de Columbia University iktisatçıları ortak bir çalışma yapmışlar. Eğer örneğin Çin ile dış ticaret yasaklanırsa, medyan gelir sahibi, yani orta karar gelirli ABD vatandaşları, satın alma güçlerinin yüzde 29 kadarını kaybederlermiş.
Ama ABD’de fakir veya düşük gelirli olanlar ise, eğer dış ticaret yasaklanırsa, satın alma güçlerinin yüzde 62 kadarını kaybediyorlar, çünkü onlar gelirlerinin daha yüksek bir oranını Çin’den gelen yukarıda örnek verdiğimiz türden ucuz ürünlere harcıyorlar. Bu duruma, bir de ABD’nin dış ticaret yasağı nedeniyle Çin’in yüksek gelirli vatandaşlarına ihraç ederek satabileceği ürünlerin kaybı eklenirse, dış ticaretin faydaları ortaya çıkar.
Bir de Almanya’ya bakalım. Almanya Avrupa’nın imalat sanayi ürünü şampiyonu olan bir ülke. Üstelik Çin’den gelen ithalat ve de doğusundaki ülkelerin AB içine girmiş olmaları nedeni ile ortaya çıkan çifte rekabet ile nasıl baş edebiliyor?
Almanya sürekli, üretimde çalışan insanlarının eğitimini ve dolayısıyla prodüktivitesini yükseltmek için çaba harcıyor. Almanlar, gençlere ABD’de olduğu gibi dört yıl üniversite eğitimi vermek yerine, meslek öğretecek okullara gönderiyorlar. Tabii ki üniversite eğitiminden faydalanacak çok sayıda insan var. Ama eğer üniversite meslek öğretmezse ve sadece diploma verirse, okulda meslek öğretecek bir eğitim almak prodüktiviteyi artırıyor.
Dış ticarette yasakları getirmek isteyen Trump gibileri, saati tersine döndürmek arzusunda olan bilgisiz kişiler.

'Terör örgütü üzerinden 'sömürge entelektüelliği' yapmak iki yüzlülüktür'

'Terör örgütü üzerinden 'sömürge entelektüelliği' yapmak iki yüzlülüktür'

Karbonatın faydaları saymakla bitmiyor

Karbonatın faydaları saymakla bitmiyor

İzmir'de baraj suları altında kalan köyün kalıntıla

İzmir'de baraj suları altında kalan köyün kalıntıları ortaya çıktı

AVM'lerde HES Kod'lu yeni dönem başladı

AVM'lerde HES Kod'lu yeni dönem başladı