• $9,5221
  • €11,044
  • 548.954
  • 1519.25
13 Mart 2012 Salı

Tasarruf oranı yerlerde!

Tasarruf oranlarındaki gerileme Türkiye ekonomisi için S.O.S veriyor. Önümüzdeki süreçte yapmamız gereken şu an yüzde 12.7'ye inen tasarruf/GSYH oranını gelişmekte olan ekonomilerin ortalamasına çıkarmak olmalı...

İki yıldır aşırı hızlı büyüyen Türkiye 2012 yılına girilirken birçok açıdan risk dolu bir dünyaya bakıyordu. Yunanistan mali krizi Avrupa'nın liderlerinin beceriksizliği ile daha da büyüme potansiyeli taşımakta ve tüm Avrupa'yı tehdit etmekteydi. Diğer taraftan İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilim de ciddi bir kriz ve savaş potansiyeli yaratırken, risk algılaması bir de komşumuz Suriye'nin sorunları  nedeni ile  artmaktaydı. Bugün Yunanistan sorunu durgunlaşmış bulunuyor. Çözüldü demiyoruz, durgunlaştı diyoruz. Diğer taraftan da Obama'nın attığı nutuklardan İsrail'e 'Bu konuyu bana bırak, ABD seçimi bitene kadar da kaos çıkartma!' mesajını verdiğini artık sağır sultan bile duydu. Bu da çözüm değil, tehir gibi duruyor. Yani önümüzdeki günlerde dünyada risk algılaması açısından biraz sakinleşme olacağı varsayılabilirse, kendi ekonomimize geri dönmek ve sorunlarımıza yakından bakmak açısından biraz vakit kazanmış bulunuyoruz. Biz geçmişte, ülkemizde oluşan kredi balonu ve  ülkemize giren aşırı doz sıcak para, ve bu iki faktörün sonucu olarak aşırı hızlı büyüme,aşırı ithalat  ve büyük cari açık sorunları ile boğuşmuştuk. Kredi balonu, aşırı büyüme, aşırı  tüketim ve yüksek cari açık sorunları küçülmeye başladı ama yavaş tempoda küçülüyorlar. Türkiye hala büyümeyi makul ortalamasına döndürmek, kredi balonu ve cari denge açığına fren getirmek zorunda.

TÜKETMEYE PROGRAMLIYIZ
AMA bu faktörlerin arkasında grafiklerde açık seçik görülen bir gerçek var. Türkiye'nin tasarruf/GSYİH oranı hızla düşüyor. 1990'lı yıllarda ortalama yüzde 23.5 olan Türkiye ekonomisindeki Tasarruf /GSYİH oranı, 2000-2008 yılları arasında arasında ortalama yüzde 17 düzeyine düştükten sonra 2012 yılında yüzde 12.7 gibi çok düşük bir düzeye geriledi. 2011 milli gelir verileri yakında ilan edilecek ve tasarruf zafiyetimizin ve aşırı tüketim eğiliminin devam ettiğini göreceğiz.

Ekonomiyi boğmamak gerekiyor
Türkiye, yatırım temposunu düşürmemek ve riskli bir dünyada, düşük iç tasarruf oranı ile dış alemin tasarruflarına mahkum olmaktan kurtulmak istiyorsa, bazı politika önlemleri almak zorunda. Önümüzdeki dönem tartışmalarında en önemli konulardan biri bu olacak. Ve tasarruf oranını arttırmayı da ekonomiyi boğmadan yapmak zorunda olduğumuz ortada.

Değişim şart ama nasıl?
ÖNÜMÜZDEKİ günlerde ülkemizin tasarruf oranının nasıl arttırılabileceği konusunu tartışmak zorundayız. Yapılabilecek bazı şeyler tabii ki var! Ama bankalar, şirketler ve vatandaşlar bu sorunu anlayıp çözümün bir parçası olmazlarsa hayat zorlaşır. Yandaki veriler ve grafikler ülkemizdeki tasarruf oranının oldukça düşük olduğunu ve tasarruf oranımızın da uzun zamandır düşmekte olduğu gösteriyor. Değişmesi gereken bu! Ama nasıl?

<p>Navigasyonda araç yerine yaya yolunu açtı. Otomobili merdivende asılı kaldı.</p><p>İlginç olay, s

Navigasyon kazası!

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor

Kayseri'de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaikli yapı bulundu