• $12,614
  • €14,2478
  • 729.095
  • 1781.4
14 Ocak 2013 Pazartesi

Para politikamız sıra dışı mı?

ABD'de Merkez Bankası kısa zaman önce bir karar aldı. Faizi işsizlik oranı yüzde 6.5 düzeyine inene kadar düşük tutacaklardı, eğer enflasyon yüzde 2.5 oranını geçmez ise! Bu yaklaşımı öneren bir sonraki Merkez Bankası Başkanı adayı ve Chicago FED Başkanı Bay Charles L. Evans idi. Ancak ABD Merkez Bankası oldum olası zaten iki hedef sahibi idi: İşsizlik ve enflasyon! Yeni olan stratejinin sayısal olarak açıklanmasıydı. Ama diğer taraftan da biliniyor ki, 13 çeyrektir pozitif büyüme yaşayan ABD, mali sektördeki ve kamu finansmanında hala süren sorunlar nedeniyle daha çok uzun zaman ortalamasının altında büyüme yaşayacak.
2008'İ ÖNGÖREMEDİLER
ABD Para Politikası temelde modellere dayanır. 1995 yılında kullanılmaya başlayan FRB/US adlı model yüzlerce denklem içerir. Zaman içinde daha küçük EDO ve SIGMA adı verilen modeller de yapıldı. ABD Merkez Bankası'nın faiz kararlarının arkasında kısmen bu modellerin ürettiği tahminler var. Modeller çok gelişmiş olmasına rağmen model tahminleri faiz kararına etki eden faktörlerden sadece biri. Çünkü modeller finans kesimindeki değişiklikleri ve bu değişikliklerin sonuçlarını 2008 krizinde de pek öngörememişti. Geçen yıl da Merkez Bankası'nın davetlisi olarak ülkemizde bir konferansa katılan BIS Araştırma Direktörü Claudio Borio bu konuda çalışma ve katkı yapmış biri. 10 yıl evvel kredi genişlemesi ve konut sektörü fiyat artışlarının sert inişler ile sonuçlandığı konusunda bir araştırma üretmiş ama söyledikleri ve ikazları büyük çapta dikkate alınmamıştı.
MODERN Mİ KLASİK Mİ?
Özetle modern ekonomistler finans kesiminin gidişatının ve beklentilerin ekonomiye nasıl etki ettiğini henüz pek iyi anlamıyorlar ve modelleyemiyorlar. Ancak klasik ekonomistler finans sektörünün daralıp genişlemesinin, kredilerin artması ve daralmasının yarattığı döngüleri iyi bilirlerdi. Modern ekonomistler toplam talepteki değişiklikleri nedenleri pek açıklanmayan 'dış şok' veya şirketlerin mal stoklarının artması veya azalması, sermaye yatırımlarında trend değişikliği veya Merkez Bankası'nın yaklaşımları ile açıklamaya çalışırlar.
Diğer taraftan da ülkelerde uluslararası sermaye hareketlerinin de artmasıyla kredi balonları da iyice büyük hale gelmiş bulunuyor. Borio kredi büyümesi ve konut fiyatlarının artışının finansal kırılganlığın en önemli sinyallerini oluşturduğunu düşünüyor. Global krizin de bu iki nedene dayandığının altını çiziyor. Modern ortamda ise bir kredi balonundan kaynaklanan finansal döngünün ortalama 16 yıl etki edeceğini öngörüyor.
KUR DALGALANMADI
Merkez Bankası da 2013 para ve kur politikasını açıklarken kredi gelişmelerini ve reel döviz kuru gidişatını ve dalgalanmasını en önemli ve yakından izlenmesi gereken değişkenler olarak gündeme getirmişti. 2012 yılında kur dalgalanması minimal boyutta yaşandı ve 2013 yılına geçilirken de, ne aralık ayında ne de bugün, ocak ayında, kur dalgalanması gerçekleşti. Diğer taraftan ülkemizde iki yıldır frenlenen kredi artışı da, şimdi yeniden yükselmeye başlıyor ve büyümeye yeniden katkı yapacak! Aslında sıra dışı denen yeni para politikası yaklaşımımızın temelleri 'klasik'!
<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle seyirci tarafından tanınıp benimsenen Mekin Sezer, iki

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 3: Mekin Sezer

Kedi ile köpeğin şaşırtan dostluğu

Omicron varyantının semptomları açıklandı

Zor şartlarda mangal kömürü üretip ailelerinin geçimlerini sağlıyorlar