• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
3 Aralık 2015 Perşembe

Kriz gelişen ülkelere atlıyor mu?

Çin’in durgunlaşması ve yapısını değiştirme çabası, yani ihracattan iç hizmet sektörü gelişmesi ve iç tüketime dönmesi ile, global çapta emtia fiyatlarının düşmesi bir arada gerçekleşince, bu sefer de global krizin bir başka etkisi, yani gelişen ülkelerin durgunluk yaşaması gündeme geldi. Kötümserlik yapmayı sevmem ama veriler emtia satan gelişen ülkeler için oldukça moral bozucu.

Ocak 2015 – Kasım 2015 arasında ortalama bakır fiyatı yüzde 26.3 düştü. Çinko fiyatı ise gene aynı zaman diliminde yüzde 29.2 azaldı. Nikel fiyatı ise yüzde 40.5 daralma yaşamış. Global imalat sanayi durgunlukta.
Doğalgaz fiyatları gene ayni zaman aralığında yüzde 25.8 azalırken, WTI petrol fiyatı yüzde 20.1 ve Brent petrolü de yüzde 19.7 düşmüş. Şu anda petrol fiyatlarının üstünde, 40 dolara doğru düşüş yönünde baskı olduğu hissediliyor.
Emtia konusunda verilen bu sayılar 2015 yılının emtia satıcısı gelişen ülkeler açısından son derece kötü geçtiğini işaret ediyor. Gelişen ülkelerde düzelme ise ancak 2016 sonunda gerçekleşebilir.
Tabii Çin de aslında bir gelişen ülke. Ekonomisi gene de yüzde 6.5 hızla büyüyor gibi ama kişi başına düşen geliri oldukça düşük.
Gelişen emtia satıcısı ülkeler arasında iç veya dış siyasi problemlerini çözemeyenler en çok sorunlu olanlar. Felaket yaşayanlar arasında bir numaralı kurban Brezilya.
IMF araştırmaları gelişen ülkelerin bütününün ortalamalara bakıldığında 2015 yılında yüzde 3.9 büyümeden 2016 yılı sonunda yüzde 4.5 büyüme düzeyine gidebileceğini söylüyor.
Ama Latin Amerika’nın reel büyümesi (unutmayalım yerlerde sürünen Venezüella ve iyice zorlanan ve hükümetin değiştiği Arjantin de, perişan Brezilya gibi Latin Amerika ülkesi) 2015 yılındaki eksi 0.8 düzeyinden 2016 yılında sadece yüzde 0.2 düzeyine gelecek. Doğu Avrupa gelişenleri ise 2015 yılında sadece yüzde eksi 0.2 reel büyüme düzeyinden yüzde 1.7 reel büyüme düzeyine çıkabilecek.
Brezilya’nın üçüncü çeyrek reel büyümesi bir yıl evveline göre yüzde 4.5 düştü. Araştırmacılara göre Latin Amerika’nın reel büyümesi bu yıl iyice düşecek ve Brezilya 1930 yılından bu yana en yüksek resesyon sorunuyla yaşayacak. İşsizlik de bir evvelki yıl aynı zamanda yaşadığı yüzde 4.7 oranından yüzde 7.9 düzeyine yükseliyor. Enflasyon da 2002 yılından bu yana ilk defa yüzde 10 düzeyinde. Bütçe açığı/GSYİH oranı ise uzn zamandır ilk defa yüzde 9.5 oranına yükseldi.
2015 yılı üçüncü çeyreğindeki bu çok kötü performans, Petrobras adlı petrol şirketinden kaynaklanan rüşvet skandallarıyla birleştiği için de Başkan Rousseff yalnız kaldı, kontrol elinden kaçmaya ve o da suçlanmaya başlandı.
Tabii unutmamak da gerek; Rusya da 2015 yılında, 2009 yılından bu yana düşük petrol fiyatları nedeni ile ilk resesyonunu yaşıyor. Türkiye’yi sıkıştırma çabasının önemli bir nedeni de bu durum olabilir!
Gelişen ülkelerin özel sektöründe ise, hane halkı ve şirketlerin toplam borçluluk oranı GSYİH oranının yüzde yüzünü aşmış bulunuyor.
Çin’in özel sektör ve şirketlerinin toplam borcu 16.1 trilyon dolara veya GSYİH oranı olarak yüzde 160 civarına veya ABD için ayni sayının iki misline ulaştı.

<p>Mete Gazoz, Tokyo 2020'de altın madalyayı kazanarak tarih yazdı. Genç sporcumuzun henüz 17 yaşınd

Mete Gazoz sözünü tuttu! Henüz 18 yaşındayken bakın ne demişti

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı