• $8,7098
  • €10,3775
  • 501.848
  • 1403.82
30 Kasım 2013 Cumartesi

İskoçya’nın sevdası zor!

İskoçya geçtiğimiz günlerde Büyük Britanya şemsiyesi altında (Galler, Kuzey İrlanda, İskoçya ve İngiltere’den oluşur ) olmaktan bıkmış ve bağımsız olmak istediğini 670 sayfalık bir raporla dünyaya ilan etmiş. Ama İngiliz Kraliçesi’ne bağlı olmaya devam edeceğini, İngiliz parası poundu kullanmaya da devam etmek istediğini belirtmişti. Böylece 5 milyon nüfuslu İskoçya toplam 63 milyon nüfuslu Birleşik Krallık’tan ayrılıyordu. Ama önce 18 Eylül 2014 tarihinde bir referandum yapacak ve çoğunluk ayrılmayı isterse de ayrılma sürecini başlatacaktı.
İskoçya’nın Başkanı Alex Solmond poundda kalacağız dediği anda ciddi sorular sorulmaya başlandı. Neden poundda kalmak? Euro kullanmak ve euro bölgesi üyesi olmak uzun mücadelelerden geçmek demekti. Halbuki poundda kalındığı ve euro bölgesine girilmediği takdirde bürokrasi çok azalıyordu. Ama İngiltere de kuzu gibi teslim olmayacak diye düşünmek de gerekli idi. Finansçılar derhal poundda kalmanın avantajı var mı sorusunu didiklediler. Financial Times Gazetesi’nde çıkan fikirler özetlenirse aslında poundda kalmak pek akıllıca olmayabilirdi. Birinci Dünya Savaşı öncesinde bir pound 5 dolar değerinde idi. Ama İkinci Dünya Savaşı sonrasında bir pound 1.62 dolara düşmüştü. İmparatorluğun yıkılması ve İkinci Dünya Savaşı poundu yerlere sermişti. Aslında 1603 yılında İskoç parası ile pound değerleri fikslenmişti, bu arada da sterlin İskoç parasına karşı 12 kat değerlenmişti. Sterlin son dönemde iyi gitmekle beraber de 1968 yılından bu yana ticaret ortaklarına göre yüzde 25 kadar da değer kaybetmişti. Ama İngiliz parasına bağlı kalan İskoçya da paranın değer kaybetmesi sonucu bir ihracat avantajı pek bulamazdı. Çünkü enflasyonu göreli olarak oldukça yüksekti. İskoçya, poundu kendi parası olarak kabul ve devam ettirmekle sadece euro bürokrasisinden kurtulmuş oluyordu yani.

Nordik modeli yaklaşımına geçelim

Peki Başkan Alex neden bu bağımsızlık sevdasına nasıl düşmüştü?
Tarihi iyi bilenler Alex’in ilk 2006 yılında bu bağımsızlık sevdasına düştüğünü söylüyorlar. O zamanlar “İrlanda, İzlanda, İskoçya birleşsin bir Kuzey Birliği yapsın!” diyormuş. Tez olarak da “Edinburg Kopenhag ile aynı enlemde, bir Kuzey Birliği bize daha çok yakışır!” demekte imiş. 2008 yılında ise ilk defa İskoçya sahillerinde bulunan petrol ve doğalgazı gündeme getirerek “Nordik Modeli yaklaşımına geçelim!” demiş.
Ona göre Kuzey Avrupa’da sol görüşlüler Danimarka, İsveç, Finlandiya ve İzlanda işbirliğine dayanan yüksek vergi ama geniş sosyal refah desteği verme taraftarı imişler. Hayata sağ gözlükle bakanlar ise örneğin İsveç’te kamu hizmetlerinin özel sektöre yaptırılması türü reformlar ile global açıklık ve sosyal korumayı savunurlarmış.

Asıl sorun petrolün paylaşımı

Ama Norveç büyük petrol kaynağı bulunca ve petrolün tüm gelirini vatandaşlara paylaştırınca, bu sayede 810 milyar dolarlık varlık Norveç’in eline geçince, bir de 10 milyar dolarlık petrol geliri kökenli bir Devlet Refah Fonu da kurulunca, Alex bağımsızlık projesini iyice geliştirmiş. Bu arada da Norveç’te kadınların çalışması ve böylece üretimin artması için çocuklara bakıma dönük kamusal destek kavramı ile evdeki kadınlar üretime geçirilmiş. İşte bu gelişmeler Alex’e İskoçya sahillerinde çıkan petrolü alıp, İngiltere’den kurtulup, kendi refahını Norveç gibi artırmak sevdasını getirmiş. Peki İngiltere bu işe nasıl razı olacak? İşte işin zor tarafı bu. Ya İngiltere, İskoçya sahillerindeki enerji kaynaklarını hudutlara göre değil, nüfusa göre paylaştıralım derse ne olacak? İskoçya o zaman enerji kaynaklarının yüzde on kadarını bile alamaz!
Sorun aslında petrolün paylaşımı olacak!

<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ve Abdullah Gül üç

Karamollaoğlu: Ayrılıkların, AK Parti tabanında çözülmeyi sağlayacağını düşünüyordum ama olamadı

Altyapı çalışmaları sırasında bulundu! Osmanlı dönemine ait

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Haziran 2021)

DSİ'nin yaptığı gölet hayvancılığı geliştirip köye dönüşü hızlandırdı