• $9,6276
  • €11,1755
  • 558.367
  • 1492.93
11 Ağustos 2015 Salı

İngiltere de faiz artışını tartışıyor!

Artık hepimiz ABD’nin faiz artışı sohbetinden sıkılmış bir hale geldik. Ama bütün gelişmiş ve gelişen ülkelerin hepsi de ayni durumda. Sadece tek bir konu, faiz artırımı konuşuluyor. 6 Ağustos 2015 günü İngiltere Merkez Bankası Para Ödemelerinin Politikası Komitesi faizleri sabit tutacağını açıklamıştı. Ama İngiltere‘de bile gene de sadece faiz artışı konuşuluyor. Nitekim The Economist dergisi koca iki sayfayı faiz artışının İngiliz ekonomisine olası etkilerini tartışmak için ayırmış.

İlginçtir ki, İngiliz Merkez Bankası Temmuz 2007'den bu yana hep faizi düşürmüş veya sabit tutmuş. Mart 2009 tarihinden bu yana da peş peşe 77 ay faizleri yüzde 0.5 olarak olduğu yerde tutmuş. Bu arada enflasyon da yüzde sıfır değerinde. Halbuki Merkez Bankası’nın hedefi de yüzde 2! Merkez Bankası’nın Para Politikası Komitesi’nin birçok üyesi faizler artmazsa, enflasyonun hızla yüzde 2'yi aşabileceğini düşünüyorlar.
Peki bu tür enflasyon artışı tezleri en çok kimleri etkileyecek? Britanya’da 2013 yılındaki veriye göre konut ipoteklerinin toplam değeri çok yüksek, yani GSYİH oranı olarak yüzde 81 civarında imiş. Yani İngiltere faizi sadece yüzde 2 artırdığı anda bile, 400 bin sterlin kıymetindeki ortalama bir Londra evindeki yüzde 75 ipoteğin, yıllık ödemelerinin faiz artışı nedeniyle kabaca 4000 sterlin artması gündeme gelir deniyor. Standard and Poor’s tarafından yapılan tahminlere söylenen boyutta faiz artışı ülke genelinde, ipotek ödemeleri brüt gelirlerinin yüzde 40 kadarını aşan, toplam yüzde 4 kadar haneyi çok zor duruma getirir deniyor.

Yaşlı kazanır, genç kaybeder

Global ekonominin kırılgan görüntüsü faizlerin çok hızlı ve çok fazla artmasını engelleyen bir faktör. Bu arada İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mark Carney faizlerin kabaca yüzde 2 civarında bir düzeyi pek aşmayacağını söylemiş bulunuyor. Bu nedenle de Standard and Poor’s, konut fiyatlarının 2016 yılında sadece yüzde 5 artacağını ve konut fiyat artışının 2017 yılında yüzde 2.5 düzeyine düşebileceğini söylüyor.
Hane halkının toplam borç stoku tasarrufundan daha fazla. Üstelik birikimi çok olanlar daha az marjinal tüketim eğilimine sahipler. Yani faizden gelecek ekstra geliri tüketme eğiliminde pek olmazlar. Bu da tüketimin, iç talebi aşağıya çekmesi anlamına gelecek. Çünkü Britanya demografik olarak en fazla eşitsizlik olan ülke. 55-64 yaş arasındaki grup 16-34 yaş arasındaki grubun 5 misli bir servete sahip. Yani faiz artışından yaşlılar kazanacak ama gençler kaybedecek.
Diğer taraftan da yükselen faiz, Britanya şirketlerine de prodüktivite artışını azaltarak, zarar verecek. Sıkı para politikası sonucu faiz yükselişi, yatırımı zorlaştırarak prodüktivite artışını engelliyor. Faiz sıfıra yollanınca yatırım maliyetleri 2008'den bu yana yarının altına indiğinden şirketlerin yatırım miktarları yüzde 20 artmıştı. Bir de tabii şirketlerin borç faizlerinin karları içinde yüzde 25 seviyesinden yüzde 10 civarına inmesi olgusu var. Ama bir de İngiliz Merkez Bankası’nın faizleri daha hızlı artırması gerçekleşirse, değerlenen sterlin nedeniyle ihracat yapmak daha pahalı hale gelir deniyor.
Yani, ucuz paranın pahalı para haline dönmesinin toplam net ekonomik sonuçlarının neler olabileceği oldukça karmaşık, yaşayacak ve göreceğiz!

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Yer siyah gök beyaz! İşte Beşiktaş'ın Galatasaray galibiyetinden en özel kareler

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri